Doktorsitesi.com

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Hakkında Bilip Bilmediklerimiz

Uzm. Dr. Ahmet Şenses
Uzm. Dr. Ahmet Şenses
14 Şubat 2016178 görüntülenme
Randevu Al
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Hakkında Bilip Bilmediklerimiz
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Nedir?

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), sanılanın aksine oldukça sık rastlanan bir psikiyatrik bozukluktur. Yapılan araştırmalar, bu durumun okul çağındaki çocuklarda %5-6 oranında görüldüğünü ortaya koymaktadır. Bu istatistik, ortalama 25-30 kişilik bir sınıfta en az 1-2 çocuğun DEHB tanısı alabileceği anlamına gelmektedir.

Hiperaktivite Olmadan DEHB Tanısı Konulabilir mi?

"Hiperaktivite" terimi her ne kadar aşırı hareketliliği ifade etse de, bu bozukluk her zaman yüksek hareketlilikle seyretmez. Özellikle kız çocuklarında hiperaktivite belirtileri görülmeden de DEHB tanısı konulabilmektedir. Bu vakalarda en belirgin bulgular dikkat sorunlarıdır; hatta bazı durumlarda çocuklarda hipoaktivite (az hareketlilik) gözlemlenebilir.

Dikkat Eksikliği Belirtileri Nelerdir?

DEHB’li çocuklar, özellikle sıkıcı buldukları ödev veya görev odaklı faaliyetlerde ciddi zorluklar yaşarlar. Bu çocuklarda isteksizlik, dikkat verememe, çabuk sıkılma, sık hata yapma ve unutkanlık gibi belirtiler ön plandadır. Ancak bu durum, çocuğun hiçbir şeye odaklanamadığı anlamına gelmez.

Çocukların dikkat becerileri, ilgi duydukları alanlara göre değişkenlik gösterir:

  • İlgi Duyulan Alanlar: Bilgisayar, televizyon veya oyun gibi zevk alınan faaliyetlerde dikkatleri oldukça yüksektir.
  • Sorumluluk Alanları: Ödev, görev ve sorumluluk gerektiren, sevmedikleri alanlarda dikkat becerileri zayıftır.
  • Temel Sorun: Bu durum aslında bir dikkati yönetme sorunu olarak tanımlanmaktadır.

Dürtüsellik ve Diğer Önemli Belirtiler

Hiperaktivite ve dikkat sorunları kadar kritik bir diğer belirti ise dürtüselliktir. Dürtüsellik, kişinin içinden gelen istekleri bastıramaması ve sonucunu düşünmeden hareket etmesi durumudur. Bu gruptaki çocuklar hem kendileri hem de çevreleri için riskli davranışlar sergileyebilirler.

Dürtüsellik belirtileri şunları içerebilir:

  1. Sabırsızlık ve sırasını beklemede güçlük çekme.
  2. Yönergeleri takip edememe.
  3. Başkalarının sözünü kesme veya araya girme.

Toplumda bu davranışlar genellikle yanlış yorumlanmaktadır. Bu belirtiler sıklıkla şımarıklık, terbiyesizlik, tembellik, huysuzluk veya bazen de hatalı bir şekilde üstün zekâlı olma durumuyla karıştırılmaktadır.

DEHB’nin Nedenleri: Genetik ve Çevresel Etkenler

Ailelerin en büyük endişelerinden biri, kendi davranışlarının bu bozukluğa yol açıp açmadığıdır. Bilimsel çalışmalar, DEHB’nin ev ortamı veya yetiştirme biçiminden kaynaklanmadığını kanıtlamıştır. Bozukluğun temelinde genetik yatkınlık ve özellikle anne karnındayken maruz kalınan olumsuz çevresel etkenler yer almaktadır.

Bununla birlikte, aile tutumları hastalığın seyri açısından kritiktir. Olumsuz aile tutumları, mevcut şikâyetlerin şiddetlenmesine veya tabloya farklı psikiyatrik hastalıkların eklenmesine sebebiyet verebilir.

Tanı ve Teşhis Süreci Nasıl İşler?

DEHB tanısı, uzman bir hekimin çocuk ve aile ile gerçekleştirdiği kapsamlı görüşmeler neticesinde konulur. Tanı sürecinde izlenen yöntemler şunlardır:

YöntemAçıklama
Klinik GörüşmeÇocuk ve aile ile yapılan detaylı değerlendirme.
Gözlem FormlarıAile ve öğretmenden doldurması istenen değerlendirme formları.
Yardımcı TestlerTanıyı desteklemek amacıyla kullanılan ancak tek başına kesin sonuç vermeyen testler.

DEHB Yaşla Beraber Düzelir mi?

Çocukluktan yetişkinliğe geçiş sürecinde belirtilerin niteliği değişebilir. Yaş ilerledikçe aşırı hareketlilik belirtileri azalma eğilimi gösterirken, dikkat sorunları genellikle devam eder. Bazı bireyler bu sorunlarla baş etmeyi öğrense de, vakaların büyük bir kısmında sorunlar ileri yaşlara taşınmaktadır.

Tedavi Yöntemleri ve İlaç Kullanımı

DEHB tedavisinin temelini ilaç tedavileri oluşturur. Ancak başarılı bir sonuç için aile, okul ve hekim iş birliği şarttır. Tedavi süreci hakkında doğru bilgilendirme yapılması, ailelerin bilimsel olmayan duyumlar nedeniyle tedaviden uzaklaşmasını engellemek adına hayati önem taşır.

İlaçlar Bağımlılık Yapar mı?

İlaçların bağımlılık yaptığına dair bilimsel bir veri bulunmamaktadır. Aksine, tedavi gören çocukların ileride bağımlılık yapıcı madde kullanma riskinin, tedavi görmeyenlere oranla daha düşük olduğu saptanmıştır. Yani doğru tedavi, ileride oluşabilecek bağımlılık riskini azaltmaktadır.

Tedavi Edilmeyen DEHB’nin Riskleri

Eğer DEHB tedavi edilmezse, bireyin hayatında uzun vadeli olumsuz etkiler yaratabilir. Bu riskler arasında aile içi çatışmalar, arkadaşlık ilişkilerinde bozulmalar, akademik başarısızlık ve iş yaşamında sorunlar yer alır. Ailelerin psikiyatriye yönelik ön yargılarını kırarak, çocuklarının geleceği için bilimsel tedavi yöntemlerine başvurmaları ve bu konuda duyarlı olmaları gerekmektedir.

Etiketler

PsikologDikkati dağınıkDikkat sorunuPsikiyatrisDikkat eksikliği nedirAydın

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Ahmet Şenses

Uzm. Dr. Ahmet Şenses

Uzm. Dr. Ahmet ŞENSES, 1981 yılında Samsun'da doğmuştur. 1991 yılında 25 Mayıs Havza İlkokulu'nda, 1994 yılında 25 Mayıs Ortaokulu'nda ve 1997 yılında İzmir Çimentaş Lisesi'nde lisans öncesi eğitimini tamamlamıştır. 2007 yılında ise Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimini tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.