Doktorsitesi.com

DEPREMİN SOLUNUM SİSTEMİ ÜZERİNE ETKİLERİ

Dr. Öğr. Üyesi Serap Ket Alkan
Dr. Öğr. Üyesi Serap Ket Alkan
6 Mart 2023172 görüntülenme
Randevu Al
Coğrafik konumu nedeniyle deprem ülkemizin bir gerçeğidir. Halkımız ve yöneticilerimiz bu bilinçle depreme hazırlanmalı ve organize olmalıdır. Depremin yaşandığı mevsim , hava koşulları, depremzedenin bakımı ile barınma koşullarının yeterliliği deprem sonrası akciğer sağlığını etkileyen faktörler arasındadır. Depremde gelişen akciğer sorunları; enkaz altında kalmaya bağlı gelişen direkt göğüs travmaları , binaların yıkılması sonrası oluşan toz ve partiküllerin solunması ile gelişen bronş ve akciğer hasarı , yangın ve doğalgaz sızıntısı sonucu duman ve zehirli gaz solunumuna bağlı gelişen hava yolu hasarıdır. Akciğer doku hasarı ile alveol keseciklerinde kapanma ile oksijenasyonda bozulma sonucu pnömoni(zatüre) riskinde artış olur
DEPREMİN SOLUNUM SİSTEMİ ÜZERİNE ETKİLERİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Depremin Solunum Sistemi Üzerine Etkileri ve Akciğer Sağlığı

Coğrafi konumu nedeniyle deprem kuşağında yer alan ülkemizde, deprem gerçeğiyle yaşamak ve bu duruma hazırlıklı olmak hayati önem taşımaktadır. Depremin yaşandığı mevsim, mevcut hava koşulları, depremzedelerin bakım imkanları ve barınma koşullarının yeterliliği, akciğer sağlığını doğrudan etkileyen temel faktörler arasında yer alır. Bu süreçte gelişen solunum sorunları, hem akut travmalar hem de çevresel maruziyetler nedeniyle çeşitlilik göstermektedir.

Deprem Sonrası Gelişen Akciğer Hasarlarının Nedenleri

Deprem anında ve sonrasında akciğerlerde meydana gelen hasarlar genellikle üç ana başlık altında toplanmaktadır. Bu hasarların başında enkaz altında kalmaya bağlı gelişen direkt göğüs travmaları gelmektedir. Ayrıca binaların yıkılmasıyla ortaya çıkan yoğun toz ve partiküllerin solunması, bronş ve akciğer dokusunda ciddi hasarlara yol açabilmektedir.

Yangınlar ve doğalgaz sızıntıları sonucunda açığa çıkan duman ve zehirli gazların solunması da hava yolu hasarını tetikleyen kritik unsurlardır. Akciğer dokusundaki bu hasarlar, alveol keseciklerinin kapanmasına ve oksijenasyonun bozulmasına neden olur. Bu durum, klinik tabloda pnömoni (zatürre) riskini önemli ölçüde artırmaktadır.

Hareketsizlik ve Çevresel Faktörlere Bağlı Riskler

Enkaz altında kalma ve uzun süreli hareketsizlik, damar sağlığını da olumsuz etkileyerek solunum sistemini risk altına sokar. Özellikle derin ven trombozu ve buna bağlı gelişen pulmoner emboli (bacak ve akciğer damarlarında tıkanma) riski bu dönemde yükselmektedir. Deprem sonrası oluşabilecek tsunamilerde ise boğulma veya boğula yazma vakaları sonucunda "tsunami akciğeri" tablosu gelişebilir.

Risk FaktörüOlası Sağlık Sorunu
Enkaz Altında KalmaDirekt Göğüs Travması ve Pulmoner Emboli
Toz ve Partikül SolumaBronş ve Akciğer Dokusu Hasarı
Zehirli Gaz SolunumuHava Yolu Hasarı ve Zehirlenme
Tsunami / Su BaskınıTsunami Akciğeri ve Çoklu Mikroplu Zatürre

Solunum Sistemi Sorunlarının Belirtileri

Deprem sonrası gelişen akciğer sorunları, bireylerde çeşitli klinik semptomlarla kendini göstermektedir. Bu belirtilerin takibi, erken müdahale açısından kritik bir öneme sahiptir:

  • Şiddetli öksürük ve hırıltılı solunum
  • Belirgin solunum güçlüğü (nefes darlığı)
  • Keskin göğüs ağrısı
  • Bilinç bulanıklığı veya şuur kaybı

Kronik Hastalıklar: Astım ve KOAH Atakları

Deprem süreci, astım ve KOAH hastaları için atak sıklığının arttığı tehlikeli bir dönemdir. Özellikle ilk bir ay içinde; aşırı stres, yoğun toz maruziyeti, soğuk hava ve düzenli ilaç kullanımına erişimin kısıtlanması nedeniyle astım atakları tetiklenebilir.

KOAH hastalarında ise ciddi psikolojik travma gelişme riski oldukça yüksektir. Bu nedenle, KOAH hastalarına sadece tıbbi tedavi değil, aynı zamanda iyi bir yaşam düzeni ve psikoterapi desteği de sağlanmalıdır. Bakımevlerinde takip edilen hastalarda influenza gibi viral epidemi riskine karşı aşılama ve hijyen önlemleri aksatılmamalıdır.

Enkazlardaki Gizli Tehlike: Asbest Riski

Enkaz kaldırma çalışmalarında asbest tehlikesi göz ardı edilmemesi gereken uzun vadeli bir risktir. Asbest lifleri, maruziyetten 15-20 yıl sonra akciğer zarı hastalıklarına ve akciğer kanserine neden olabilmektedir. Ülkemizde 2010 yılından sonra yapılan binalarda asbest kullanımı yasaklanmış olsa da, eski binaların asbest içerebileceği unutulmamalıdır.

Asbest Maruziyetini Önlemek İçin Alınacak Tedbirler

  1. Asbest tespit uzmanları enkazlardan numune alarak asbest türünü belirlemelidir.
  2. Asbestli atıklar "tehlikeli atık" sınıfında değerlendirilmeli, uygun koşullarda taşınmalı ve bertaraf edilmelidir.
  3. Kurtarma ve enkaz kaldırma ekipleri mutlaka maske, gözlük ve özel kıyafet kullanmalıdır.
  4. Barınma alanları, toz ve asbest maruziyetini önlemek amacıyla enkaz bölgelerinden uzak yerlere kurulmalıdır.

Enfeksiyon Kontrolü ve Koruyucu Önlemler

Deprem sonrası enfeksiyon hastalıklarının yayılmasını önlemek için sağlık hizmetlerinin ulaşılabilir olması şarttır. Su ve el dezenfektanlarına kolay erişim sağlanmalı, barınma alanlarında aşırı kalabalığın önüne geçilerek yeterli havalandırma oluşturulmalıdır. Özellikle riskli bireylerden başlayarak aşılama çalışmaları hızla tamamlanmalı ve semptom gösteren kişilerin izolasyonu sağlanmalıdır.

Sağlıklı günler dileriz.

Uzm. Dr. Serap Ket Alkan
Göğüs Hastalıkları Uzmanı

Etiketler

Solunum bozukluğuSolunum sorunudeprem ve solunum

Yazar Hakkında

Dr. Öğr. Üyesi Serap Ket Alkan

Dr. Öğr. Üyesi Serap Ket Alkan

Dr. Öğr. Üyesi Serap Ket Alkan lise öğreniminin ardından Cerrahpaşa Tıp Fakültesi 'nde lisans eğitimini tamamlamıştır . Uzmanlık eğitimini  Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi 'nde tamamlayan  Dr. Öğr. Üyesi Serap Ket Alkan şuan çalışmalarına MedicalPark Bursa Hastanesi'nde devam etmektedir. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.