Doktorsitesi.com

DENİZ ÜRÜNÜ ( MAHSÜLÜ ) ALERJİLERİ:

Doç. Dr. Fatih Ünal
Doç. Dr. Fatih Ünal
30 Ağustos 2022209 görüntülenme
Randevu Al
DENİZ ÜRÜNÜ ( MAHSÜLÜ ) ALERJİLERİ:
DENİZ ÜRÜNÜ ( MAHSÜLÜ ) ALERJİLERİ:
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Deniz Ürünü Alerjisi Nedir ve Türleri Nelerdir?

Deniz ürünü alerjisi, bağışıklık sisteminin deniz canlılarındaki belirli proteinlere karşı gösterdiği aşırı hassasiyettir. Deniz ürünleri temel olarak kemikli balıklar ve kıkırdaklı balıklar olarak ikiye ayrılmaktadır. Yapılan araştırmalar, kemikli balıkların kıkırdaklı balıklara oranla daha yüksek düzeyde alerjen özellik taşıdığını göstermektedir.

Kabuklu deniz ürünleri ise kendi içinde kabuklular ve yumuşakçalar olarak sınıflandırılır. Özellikle yengeç ve karides, hem çocuklarda hem de yetişkinlerde ciddi bir reaksiyon olan anafilaksiye (alerjik şok) neden olabilen başlıca türler arasında yer almaktadır.

Deniz Ürünü Alerjisinin Belirtileri Nelerdir?

Deniz ürünlerine karşı gelişen alerjik reaksiyonlar vücudun farklı sistemlerini etkileyebilir. En sık karşılaşılan klinik bulgular şunlardır:

  • Cilt ve Mukoza Belirtileri: Kaşıntı, dudak ve dilde ödem (şişlik).
  • Solunum Sistemi: Solunum yolları ile ilgili çeşitli semptomlar.
  • Sindirim Sistemi: Alerjen besin alımından birkaç saat sonra görülen ishal, karın ağrısı ve kusma.
  • Sistemik Reaksiyonlar: Tansiyon düşüklüğü ile seyreden ağır tablolar.

Mesleki olarak deniz ürünlerine maruz kalan bireylerde ise kontakt dermatit (temas dermatiti) gelişerek deri üzerinde belirgin semptomlar oluşturabilmektedir.

Alerjen Proteinlerin Özellikleri ve Risk Faktörleri

Deniz ürünlerindeki alerjen proteinler oldukça dirençli bir yapıya sahiptir. Bu proteinlerin özellikleri ve alerjiyi tetikleyen faktörler aşağıda tabloda özetlenmiştir:

ÖzellikAçıklama
Isı DayanıklılığıAlerjen proteinler ısıtma ve pişirme işlemlerine karşı dayanıklıdır.
Balık TürleriAlerjen proteinler kılçıklı balıklarda daha yoğundur.
Tür KarşılaştırmasıMezgit ve marina balığındaki alerjen miktarı, ton balığı ve orkinostan fazladır.
Mide Asidi EtkisiKabuklu deniz ürünü proteinleri pişirmeye dayanıklı olsa da mide asidinde etkilerini kaybeder.
Antiasit KullanımıAntiasit ilaçlar besin sindirimini azaltarak alerjenlere maruz kalma süresini artırır ve alerji oluşumunu kolaylaştırır.
Buhar EtkisiPişirme sırasında buharlaşan proteinlerin solunması veya cilde teması alerjik olayları tetikleyebilir.

Çapraz Reaksiyonlar ve Birlikte Görülme Sıklığı

Deniz ürünü alerjisi olan bireylerin yaklaşık %10'unda hem balık hem de kabuklu deniz ürünü alerjisi bir arada görülmektedir. Ayrıca vücut, benzer protein yapılarından dolayı çapraz reaksiyon gösterebilir:

  1. Kabuklu deniz hayvanı alerjisi olanlarda; böcekler ve akarlar ile çapraz reaksiyon görülebilir.
  2. Balık alerjisi olanlarda; tavuk, kurbağa ve timsah etine karşı alerjik reaksiyonlar gelişebilir.

Deniz Ürünü Alerjisi Takibinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Alerji yönetimi ve takibinde en temel kural, sorumlu alerjenle teması ve kazara maruz kalmayı önlemektir. Bu süreçte şu hususlara dikkat edilmelidir:

Restoran ve Mutfak Güvenliği

Restoran ve marketlerde ortak kullanılan ekipmanlar nedeniyle kontaminasyon (bulaşma) riski oldukça yüksektir. Aileler ve işletme çalışanları, ortak ekipman kullanımıyla gelişebilecek riskler konusunda mutlaka uyarılmalıdır. Hastalar için dondurulmuş ve paketlenmiş deniz ürünlerini tüketmek, kontaminasyon riskini azalttığı için daha güvenilirdir.

Gizli Alerjen Kaynakları

Alerjenler sadece gıdalarda değil, farklı ürünlerde de karşımıza çıkabilir. Balık jelatini içeren kozmetik ürünler ve ilaçlar yoluyla temas olabileceği unutulmamalıdır. Ayrıca, antiasit kullanımı protein sindirimini engellediği için reaksiyon riskini artırabilir.

Tedavi Yaklaşımları

Deniz ürünleri ile yapılacak olan immünoterapi uygulamalarının, hastada alerjik reaktör oluşturma olasılığının yüksek olduğu klinik bir gerçek olarak göz önünde bulundurulmalıdır.

Etiketler

Düzenli beslenmeHepatoloji genelGastroneteroloji

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Fatih Ünal

Doç. Dr. Fatih Ünal

29 Mayıs 1966 tarihinde Uşakta doğdu. İlkokulu Aybey  İlkokulunda, ortaokulu Halit Ziya Uşaklıgil Ortaokulunda bitirdi. Lise öğrenimini ise İzmir Ataturk Lisesinde bitirdi. Tıp eğitimini 1983-1989 yılları arasında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesinde bitirdi. Mecburi hizmetini Muğla E Tipi Cezaevinde yaptıktan sonra, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları eğitimimini/ ihtisasını  İstanbul  Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 1991-1995 yılları arasında tamamladı. 1996- 1998 yilları arasında Aydın  SSK Hastanesi Çocuk Hastalıkları bölümünde çalıştı. 1998-2001 yılları arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dalında yandal ihtisasını tamamladı. 2002 -2008 yılları arasında SSK Çekirge Çocuk Hastanesi, 2009-2011 yilları arasında  Bursa Dörtçelik Çocuk Hastanesi Çocuk Gastroenteroloji bölümlerinde çalıştı. 2010 yılında Bursa Çölyakla Yaşam Derneği kurucu üyeleri arasında yer aldı, derneğin İlk dönem başkanlığını yaptı. 3 Ekim 2013 yılında Çocuk Gastroenteroloji Doçenti oldu. 2011 yılından beri kendi muayenehanesinde çalışmakta.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.