Doktorsitesi.com

Çocukluklarda Yeme Sorunları ve Bozuklukları

Uzm. Dr. E.Bengü Kayatürk
Uzm. Dr. E.Bengü Kayatürk
8 Şubat 2018183 görüntülenme
Randevu Al
Çocukluklarda Yeme Sorunları ve Bozuklukları
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Beslenme ve Anne-Bebek Bağı

Beslenme süreci, çocukta anne sütü alımıyla başlayan ve yalnızca fiziksel gelişimi değil, aynı zamanda anne ile kurulan bağın niteliğini de belirleyen kritik bir süreçtir. Emme döneminde sağlanan sıcak temas ve tensel etkileşim, çocuğun psikolojik gelişimi üzerinde derin etkiler bırakır. Bu süreçte annenin bebekten gelen sinyalleri doğru okuması, beslenme sırasında aceleci davranmaması ve çocuk doyduğunda ısrarcı olmaması büyük önem taşır.

Memeden Kesme Döneminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Aileler genellikle çocukların memeden kesilme aşamasında veya sonrasında gelişen yeme sorunları nedeniyle uzman desteğine başvurmaktadır. Memeden kesme kararı; anne sütünün yetersiz kalması, annenin işe başlaması veya çocuğun gelişimsel olarak bu döneme gelmesi gibi nedenlerle alınabilir. Uzmanlar, şartlar uygunsa anne sütünün 24 aya kadar devam edebileceğini, 12 aydan sonra ise ek gıdalarla desteklenmesi gerektiğini belirtmektedir.

Memeden Kademeli Kesme Yöntemleri

Çocuğu memeden aniden ayırmak psikolojik açıdan olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bu süreçte "meme uf oldu" gibi yanıltıcı söylemlerden veya memeye acı/kötü tatlar sürmekten kaçınılmalıdır. En sağlıklı yöntem, kademeli kesme stratejisidir. Bu süreçte uygulanabilecek yöntemler şunlardır:

  • Emme sıklığı ve süresi aşamalı olarak azaltılmalıdır.
  • Gece emzirmeleri en son aşamada kesilmelidir.
  • Çocuk her istediğinde meme verilmemeli, dikkati başka yöne çekilmelidir.
  • Beslenme sürecinde babaya aktif görevler verilmelidir.
  • Emzirme eylemi belirli bir mekanda sabitlenmeli, her yerde emzirme alışkanlığından vazgeçilmelidir.

Ek Gıdaya Geçiş ve Davranışsal Tepkiler

Ek gıdaya geçişle birlikte çocuklarda yeme reddi görülebilir. Eğer yutma bölgesi, mide veya bağırsak sisteminde fizyolojik bir sorun yoksa, bu durum genellikle tutumsal kaynaklıdır. Çocuk, beslenmeyi bir bireyselleşme çabası olarak kullanabilir veya isteklerini yaptırmak için bir araç haline getirebilir. Bu noktada çocukla inatlaşmak veya direnç göstermek çözüm sağlamayacaktır.

Çocukların gelişim sürecinde tat tercihleri değişebilir ve büyüme oranına bağlı olarak iştahlarında dalgalanmalar yaşanabilir. Ebeveynlerin, çocuğun bireyselleşmesine izin vermesi ve ev içindeki tüm yetişkinlerin beslenme konusunda ortak bir tutum sergilemesi gerekmektedir.

Sağlıklı Beslenme Alışkanlığı İçin Dikkat Edilecek Noktalar

Çocuğun yemekle sağlıklı bir ilişki kurabilmesi için ebeveynlerin belirli kurallar çerçevesinde hareket etmesi önerilir. Aşağıdaki tabloda beslenme sürecinde uygulanması gereken temel prensipler yer almaktadır:

Uygulama Alanıİzlenmesi Gereken Strateji
Yemek SaatleriBelirli ve düzenli bir yemek saati oluşturulmalıdır.
Porsiyon KontrolüTabağa yiyebileceği kadar yemek konulmalı, çocuk kendi alabiliyorsa izin verilmelidir.
Sofra KurallarıTelevizyon kapalı olmalı, masada herkesle birlikte oturulmalı ve ağızda lokma varken konuşulmamalıdır.
Ara Öğünlerİştah kapatan abur cuburlardan ve özellikle aşırı süt tüketiminden kaçınılmalıdır.
Model OlmaEbeveynler beslenme konusunda uygun davranışlarla çocuğa örnek teşkil etmelidir.
SorumlulukYemek alışverişinde ve hazırlığında çocuğa söz hakkı ve sorumluluk verilmelidir.

Beslenme sürecinde rüşvet ve ödül anlaşmalarından uzak durulmalı, çocuğun kendi çatal ve kaşığını kullanması (dökerek de olsa) desteklenmelidir. Elinde kaşıkla çocuğun peşinden koşmak, doğru bir beslenme yöntemi değildir.

Ciddi Yeme Bozuklukları: Anoreksiya ve Bulimia

Eğer yeme sorunları fiziksel gelişimi engelleyecek düzeye ulaşırsa tıbbi inceleme yapılmalıdır. Tıbbi bir engel yoksa, durum psikolojik açıdan değerlendirilmelidir. Özellikle 16-20 yaş arası kız çocuklarında sık görülen, ancak daha küçük yaşlarda da rastlanabilen Anoreksiya Nervoza ve Bulimia ciddi klinik tablolardır.

Anoreksiya Nervoza Belirtileri

  • Kişi aşırı zayıf olsa dahi kendini obez hisseder.
  • Kilo almaktan yoğun korku duyar.
  • Vücut ağırlığı, beklenen ağırlığın en az %15 altındadır.
  • Kilo kaybını açıklayacak başka bir tıbbi hastalık (diyabet, guatr vb.) bulunmaz.

Bulimia Belirtileri

  • Kişinin geçmişinde obezite öyküsü olabilir.
  • Gün boyu yemek yeme eylemiyle aşırı uğraş halindedir.
  • Tıkanırcasına yeme atakları görülür.
  • Yemek sonrası suçluluk duyarak kendini kusturma veya laksatif kullanımı izlenir.

Yeme Bozukluklarında Somatik ve Klinik Bulgular

Yeme bozuklukları vücutta ciddi hasarlara yol açabilir. Laboratuvar sonuçlarında kansızlık, kan hücrelerinde azalma ve elektrolit dengesizlikleri sık görülür. Ayrıca şu somatik belirtiler takip edilmelidir:

  • Menstrüasyon (adet) kesilmesi ve cilt altı yağlanmada azalma.
  • Metabolizma sorunları, kabızlık ve sindirim sistemi kanamaları.
  • El ve ayaklarda solukluk, soğukluk ve cilt rengi değişimleri.
  • Kusmaya bağlı olarak yemek borusunda tahriş ve diş yapısında bozulmalar.

Yeme bozuklukları genellikle sinsi başlar; genç, yaptığı eylemin doğruluğuna inandığı için yardım arayışına girmez. Tedavi sürecinde tıbbi değerlendirme, yaşamsal düzenlemeler, aile-ergen iş birliği ve terapi yöntemleri esastır. Gerekli görülen vakalarda ilaç tedavisi de sürece dahil edilmektedir.

Etiketler

Çocuklarda beslenmeÇocuklarda beslenme sorunlarıYeme sorunlarıÇocuklarda yeme sorunlarıYeme bozukluklarıÇocuklarda yeme sorunuÇocuklarda beslenme sorunuÇocuklarda yemek yeme sorunları tedavisiÇocuklarda yeme sorunları tedavisi

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. E.Bengü Kayatürk

Uzm. Dr. E.Bengü Kayatürk

08.05.1971 yılında Hatay'da öğretmen anne babanın 2.çocuğu olarak dünyaya geldim. O dönemin sosyokültürel dokusunda mutlu, sağlıklı bir çocukluk ve gençlik döneminin ardından 1988'de Antakya Lisesinden mezun oldum. Bu sosyokültürel yapıyı özellikle vurguluyorum çünkü günümüz çocukları ve gençleri günümüz sosyal yapısı içinde çok fazla olumsuz duruma maruz kalmaktadır. 1989'da Gülhane Askeri Tıp Akademisi Tıp Fakültesine başladım. Disiplinli,güvenilir, donanımlı bir eğitim süreci verdiği için tüm hocalarıma teşekkürü hep bir borç bilmişimdir. 1996 ekim ayında Tıp Fakültesinden mezun oldum.

Askeri Hekim olduğum için Uzmanlık Eğitimi başlamadan önce kıta görevi için Balıkesir 9.Ana Jet Üs'sünde görev yaptım. 1999 yılında Gülhane Tıp Akademisi Tıp Fakültesi Çocuk Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalında uzmanlığa başladım. Uzmanlık eğitimi döneminde çeşitli eğitimler aldım. 2004  Ocak ayında Çocuk Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olarak eğitimimi tamamladım. 2004-2009 yılları arasında Eskişehir Hava Hastanesinde görev yaptım. Aynı zamanda kendi özel muayenehanemi açtım. 2009 Haziran ayında Bursa Asker hastanesine tayin oldum. 27 Ekim 2008 yılında sevgili eşim Murat KAYATÜRK ile evlendim.

2016 yılında ülkemizdeki değişen şartlar nedeniyle Askeri Hastaneler kapatıldığı için, sağlık personeli olarak Sağlık Bakanlığına devir olarak 2016-2017 arasında Dörtçelik Çocuk Hastanesinde görev yaptım. Bu yıllar içinde yıllık kongrelere, çalışma gruplarına, toplantılara ve DEHB enstitülerine katılarak mesleki gelişimimi arttırmaya çalıştım.

2017 Ekim ayında devlet memurluğu görevinden emekli olarak ayrılmıştır. Özlüce Jimer Tıp Merkezi'nde görev yapmış olup mesleki çalışmalarına Özel Muayenehanesi'nde devam etmektedir. Saygılı, sevgi dolu, vicdanlı, değerleri olan nesiller yetiştirmenin bir parçası olmak için hep birlikte çalışmaya devam etmeliyiz.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.