Doktorsitesi.com

Çocuklarda sarılık

Doç. Dr. Enver Mahir Gülcan
Doç. Dr. Enver Mahir Gülcan
22 Mayıs 2015684 görüntülenme
Randevu Al
Çocuklarda sarılık
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sarılık (İkter) Nedir?

Sarılık, tıp literatüründeki adıyla ikter, kandaki bilirubin düzeyinin yükselmesi sonucunda deri, göz akları ve mukozaların belirgin bir sarı renk alması durumudur. Bu durum tek başına bir hastalık değil, vücuttaki farklı sağlık sorunlarının bir yansıması ve önemli bir klinik belirtidir.

Sarılığın Nedenleri ve Oluşum Mekanizması

İnsan vücudunda sarılık oluşumuna zemin hazırlayan iki temel mekanizma bulunmaktadır. Bunlardan birincisi vücutta fazla bilirubin üretilmesi, ikincisi ise safra yollarında meydana gelen tıkanıklık nedeniyle bilirubinin atılamamasıdır. Bu mekanizmalara bağlı olarak sarılık dört ana grupta incelenir:

1. Hemolitik Sarılık

Kandaki alyuvarların (kırmızı kan hücreleri) normalden daha hızlı tahrip olması sonucunda açığa çıkan safra kana karışır. Bu türün en belirgin özelliği, hastanın idrar renginin normal kalması, ancak büyük tuvaletinin (dışkı) koyu renkli olmasıdır.

2. Hepatik Sarılık

Genellikle bir virüsün neden olduğu karaciğer iltihabı (hepatit) sonucu gelişir. Bu durumda karaciğer hücreleri şişerek safra yollarının tıkanmasına yol açar. En yaygın görülen sarılık türü olup, başlıca Hepatit B ve Hepatit C varyantları ile karakterizedir. Belirtileri yavaş gelişir ve şu semptomlarla seyreder:

  • Yüksek ateş
  • İştahsızlık
  • İshal ve kusma

3. Obstrüktif Sarılık

Bu sarılık türü, doğrudan safra kanallarının tıkanmış olmasından kaynaklanır. Safra akışının engellenmesi, bilirubinin dokularda birikmesine yol açar.

4. Yenidoğan Sarılığı (Bebeklerde Sarılık)

Yeni doğmuş bebeklerin kanındaki bilirubin miktarının artmasıyla görülen bir durumdur. Doğumdan sonraki ilk haftada hemen her bebeğin kanında bilirubin miktarında az veya çok artış gözlenir. Hayata yeni başlayan bebeklerde en sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biridir. Normal doğan bebeklerin yarısından fazlasında görülebilirken, erken doğan (prematüre) bebeklerde görülme sıklığı çok daha yüksektir.

Sarılığın Ortak Belirtileri Nelerdir?

Sarılığın türü ne olursa olsun, hastalığın seyri sırasında ortaya çıkan bazı ortak klinik bulgular mevcuttur. Bu belirtiler şu şekilde sıralanabilir:

  • Renk Değişimi: Sarı renk önce göz aklarında fark edilir; ardından yüz, boyun, gövde, kol ve bacaklara yayılır.
  • İdrar Rengi: İdrarın rengi sarıdan koyu kahverengiye kadar değişen tonlar alabilir.
  • Cilt Sorunları: Cilt yüzeyinde yoğun kaşıntı hissedilebilir.
  • Dışkı Görünümü: Büyük abdest kil renginde, açık tonlu ve fena kokuludur.

Sarılık Tanı ve Tedavi Süreçleri

Sarılık tedavisi, bu duruma neden olan temel hastalığın teşhis edilmesine göre planlanır. Tedavi sürecinde izlenen adımlar şunlardır:

Aşamaİşlem Detayı
Uzman MuayenesiBir çocuk gastroenteroloğu tarafından detaylı klinik değerlendirme yapılır.
Tanısal TestlerSarılığın kökenini belirlemek amacıyla spesifik laboratuvar testleri uygulanır.
İleri TetkikGereken durumlarda kesin tanı için karaciğer biyopsisi yöntemine başvurulur.
TedaviTanı hızla koyulmalı ve nedene yönelik tedavi protokolü derhal başlatılmalıdır.

Etiketler

Hemolitik sarılıkOrtak sarılık belirtileriSarılık tanı ve tedavisiBebeklerde sarılık (yenidoğan sarılığı)Obstrüktif sarılıkSarılık nedir?Hepatik sarılık

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Enver Mahir Gülcan

Doç. Dr. Enver Mahir Gülcan

Doç. Dr. Enver Mahir GÜLCAN, 23 Haziran 1967 tarihinde doğmuştur. 1990 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde lisans eğitimini tamamlamış ve tıp doktoru unvanı almıştır.1992 -1996 yılları arasında Bakırköy Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi'nde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ihtisas eğitimini ve 1997 - 1999 yılları arasında ise İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Anabilim Dalı Yan dal ihtisas eğitimini tamamlamıştır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.