Doktorsitesi.com

Çocuklarda Covid 19 Klinik Seyri ve Covid 19 Geçirildikten Sonra Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Uzm. Dr. Ayşe Sibel Tuğral
Uzm. Dr. Ayşe Sibel Tuğral
22 Temmuz 2022170 görüntülenme
Randevu Al
Çocuklarda Covid 19 Klinik Seyri ve Covid 19 Geçirildikten Sonra Nelere Dikkat Etmeliyiz?
Çocuklarda Covid 19 Klinik Seyri ve Covid 19 Geçirildikten Sonra Nelere Dikkat Etmeliyiz?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Covid-19 Seyri ve Klinik Tablo

Çocuklarda Covid-19 enfeksiyonu genel olarak hafif ya da asemptomatik (belirtisiz) bir seyir izlese de, nadir durumlarda hastaneye yatış ve hatta yoğun bakım desteği gerektiren tablolarla karşılaşılabilmektedir. Hastalığın klinik seyri, semptomların süresine ve şiddetine göre dört ana grupta incelenmektedir. Bu gruplandırma, özellikle kalp ve damar sağlığı risklerini öngörmek açısından kritik bir öneme sahiptir.

Çocuklarda Covid-19 Hastalık Şiddeti Sınıflandırması

Çocuklarda görülen vakalar, klinik bulguların yoğunluğuna göre aşağıdaki tabloda özetlendiği şekilde kategorize edilir:

Hastalık ŞiddetiKlinik Belirtiler ve Süre
Asemptomatik GrupHiçbir şikayet görülmez; hastalık testler sonucu rastlantısal olarak saptanır.
Ilımlı Şiddette Hastalık4 günden kısa süren ateş; 1 haftadan kısa süren halsizlik, uyku hali ve kas ağrısı.
Orta Şiddette Hastalık4 günden uzun süren 38°C ve üzeri ateş; 1 haftadan uzun süren kas ağrısı (miyalji), halsizlik ve uyku hali.
Şiddetli HastalıkOrta şiddetteki belirtilere ek olarak yoğun bakıma yatış gereksinimi.

Kalp Sağlığı ve Kritik Uyarılar

Veriler, orta ve şiddetli hastalık grubunda yer alan çocukların kalp ve damar sistemi hastalıkları açısından daha yüksek risk altında olduğunu göstermektedir. Covid-19, çocuklarda miyokardit olarak bilinen kalp kası iltihabına yol açabilmektedir. Bu noktada, 4 günden uzun süren ateş en önemli uyarıcı işaretlerden biri olarak kabul edilmelidir.

Eğer çocuğunuz Covid-19 tanısı aldıysa ve 38°C ve üzeri ateşi 4 günden uzun sürdüyse, mutlaka takip eden çocuk hekimine bilgi verilmelidir. Ayrıca orta ve şiddetli gruptaki çocukların, günlük aktivitelere veya spor faaliyetlerine dönmeden önce (özellikle ilk 6 ay içinde) bir çocuk kardiyoloğu tarafından değerlendirilmesi önerilmektedir.

Covid-19 Sonrası Devam Eden Semptomlar

Akut enfeksiyon dönemi geçse bile bazı semptomlar uzun süre varlığını koruyabilmektedir. Bu süreçte farklı organ sistemleri şu şekilde etkilenebilir:

Solunum Sistemi ve Akciğer Sağlığı

Çocuklarda solunum sistemi tutulumu yetişkinlere oranla daha nadir görülse de, özellikle orta ve şiddetli vakalarda göğüs ağrısı, öksürük ve egzersizle artan nefes darlığı yaşanabilmektedir. Bu şikayetlerin iyileşme sonrası 3 aya kadar uzayabildiği gözlemlenmiştir.

Kalp Tutulumu ve Belirtileri

Kalp tutulumu, çocuklarda en fazla kaygı uyandıran durumdur. Bu tablo bazen hastalık sırasında, bazen de iyileşmeden sonraki 2 ila 6 hafta içinde ortaya çıkan MIS-C sendromunun bir parçası olarak gelişebilir. Göğüs ağrısı, nefes almada zorluk, ritim bozukluğu veya aşırı yorgunluk durumunda vakit kaybetmeden bir çocuk hekimine başvurulmalıdır.

Koku ve Tat Duyusu Bozuklukları

Özellikle ergenlerde her 4 hastadan birinde görülen bu durum, yaşam kalitesini düşürmesinin yanı sıra iştah kaybı ve beslenme yetersizliğine neden olabilir. Bu durum, çocuklarda büyüme ve gelişme süreçlerini olumsuz etkileyebilecek bir risk faktörüdür.

MIS-C Sendromu Nedir?

MIS-C sendromu, Covid-19 enfeksiyonu geçirildikten sonraki ilk 2-6 hafta aralığında ortaya çıkan ciddi bir tablodur. Kendisini ateşin yeniden yükselmesi ve çoklu organ yetmezliği ile belli eden bu durum, yakın takip gerektiren acil bir tıbbi süreçtir.

Etiketler

covid-19covid19çocuklarda covid 19

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Ayşe Sibel Tuğral

Uzm. Dr. Ayşe Sibel Tuğral

Bursa’nın Yenişehir ilçesinde doğdum. 2,5 yaşında iken devlet memuru olan babamın görevi ve tercihi nedeni ile Aydın’ın Kuşadası ilçesine taşınmışız.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.