Doktorsitesi.com

ÇOCUKLARDA BESİN ALERJİSİ VE KORUNMA YOLLARI

Uzm. Dr. Şadi İdem
Uzm. Dr. Şadi İdem
20 Aralık 2019139 görüntülenme
Randevu Al
ÇOCUKLARDA BESİN ALERJİSİ VE KORUNMA YOLLARI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bebeklerde ve Çocuklarda Besin Alerjisi: Kapsamlı Bir Bakış

Bebekler, doğum anından itibaren çeşitli alerjenlerle temas etmeye başlarlar. Besin alerjilerinin gelişiminde hem genetik yatkınlık hem de çevresel faktörler kritik bir rol oynamaktadır. Bilimsel kaynaklar, alerjik duyarlanmanın henüz anne rahmindeyken başlayabileceğini öngörmektedir. Ayrıca, sezaryen doğum ile dünyaya gelen bebeklerin bağırsak mikrobiyotalarının normal doğanlara göre farklılık göstermesi, bu bebeklerde besin alerjisi riskini artıran bir unsur olarak değerlendirilmektedir.

Besin alerjisi teşhisi konulan bireylerde temel amaç, semptomları minimize edecek bir beslenme planı oluşturmaktır. Bu süreçte en kritik nokta, alerji nedeniyle diyetten çıkarılan besinlerin yerine uygun alternatiflerin konulmasıdır. Bu sayede, çocuklarda oluşabilecek yetersiz ve dengesiz beslenme sorunlarının önüne geçilmesi hedeflenir.

Besin Alerjisinde Genetik Faktörler ve Risk Grupları

Alerjik hastalıkların ortaya çıkışında genetik mirasın etkisi büyüktür. Birinci derece akrabalarında alerjik hastalık öyküsü bulunan çocuklarda risk artış göstermektedir. Her iki ebeveynde veya bir ebeveyn ile çocuklardan birinde alerji saptanması durumu, bu aileleri “yüksek riskli aileler” kategorisine sokar.

Genetik eğilim, çocuğun hangi spesifik besine alerji geliştireceğini kesin olarak belirlemese de bazı durumlarda kalıtım belirleyicidir. Özellikle laktoz intoleransı ve çölyak hastalığı gibi tablolarda genetik geçiş büyük önem taşır. Bununla birlikte, genetik yatkınlığa rağmen doğru ve dikkatli bir beslenme stratejisi ile risklerin minimize edilmesi mümkündür.

Çocuklarda En Sık Görülen Alerjen Besinler

Dünya genelinde alerjik reaksiyonlara yol açtığı bilinen yaklaşık 150 besin bulunmaktadır. Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), en yaygın 8 alerjeni şu şekilde sıralamaktadır:

En Sık Görülen 8 Alerjen Besin
Süt ve Süt Ürünleri
Yumurta
Yer Fıstığı
Fındık ve Yağlı Tohumlar
Buğday
Soya
Balık
Kabuklu Deniz Ürünleri

İnek Sütü Alerjisi

İnek sütü, çocuklarda en sık rastlanan besin alerjisidir ve genellikle 2-4 aylıkken belirti vermeye başlar. 1-4 yaş aralığında görülme sıklığının yüksek olması, süt bazlı diyet ve formül mama tüketimiyle ilişkilidir. İnek sütü alerjisi olan çocukların %80'inde bu durum 8 yaşına kadar düzelmektedir. Alerjinin temel nedeni sütteki kazein ve whey proteinleridir.

İnek sütü alerjisi çocuklarda şu belirtilerle kendini gösterebilir:

  • Atopik dermatit (çocukluk çağı egzeması)
  • İnfantil kolik (şiddetli gaz sancısı)
  • Sürekli huzursuzluk ve tekrarlayan kusma
  • Gastroözofajiyal reflü
  • İshal, kabızlık veya dışkıda kan (proktokolit)

Önemli bir not olarak; inek sütüne duyarlı çocukların %80-90'ında keçi sütüne karşı da alerji görülebilmektedir. Bu nedenle koyun ve keçi sütü tüketiminde de dikkatli olunmalıdır.

Yumurta Alerjisi

Yaşamın ilk yılında diyete eklenmesiyle en sık görülen alerjenlerden biridir. Genellikle 1-3 yaş arası çocukların %2,5'inde görülür. Yumurta beyazı, sarısına oranla daha yüksek alerjenik özellik taşır. Bu nedenle yumurta beyazının bir yaşından önce verilmemesi ve sonrasında kademeli olarak başlanması önerilir.

Yer Fıstığı ve Yağlı Tohumlar

Yer fıstığı alerjisi, genellikle erken dönemde başlar ve ömür boyu sürme eğilimindedir. Hayatı tehdit eden anafilaksi riskinin en büyük nedenlerinden biridir. Çok küçük miktarlar bile ciddi reaksiyonlara yol açabilir. Benzer şekilde fındık, ceviz, badem ve Antep fıstığı gibi yağlı tohumlar da ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Fındık alerjisi olanlarda polen ve taze meyvelere karşı çapraz reaksiyon görülebilmektedir.

Deniz Ürünleri ve Diğer Besinler

  • Balık ve Kabuklu Deniz Ürünleri: Genellikle çocukluk ve adölesan dönemde başlar, yaşam boyu sürer. Balık alerjisi olanlar saflaştırılmış balık yağını tolere edebilir ancak bu durum mutlaka doktor kontrolünde değerlendirilmelidir.
  • Et Türleri: Süt alerjisi olanlar sığır etine, yumurta alerjisi olanlar ise tavuk etine karşı duyarlılık gösterebilir. Kuzu eti daha az alerjenik bir alternatiftir.
  • Sebze ve Meyveler: Domates, oral alerji sendromuna ve egzemaya neden olabilir. Avokado ve kivi ise sistemik anafilaksi gibi ciddi riskler taşıyabilir.

Besin Alerjilerinden Korunma Yolları ve Öneriler

Besin alerjilerinden korunmak ve riskleri yönetmek için aşağıdaki stratejilerin izlenmesi büyük önem taşır:

  1. Anne Sütü: Bebeklerin ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmesi, alerjik hastalık riskini azaltır.
  2. Ek Besin Zamanlaması: Erken ek besine geçişten kaçınılmalıdır. 1 yaşına kadar yumurta beyazı, inek sütü ve bal verilmemelidir.
  3. Anne Diyeti: Riskli bebeklerin anneleri; fındık, fıstık gibi alerjenlerden kaçınmalı, gerekirse doktor kontrolünde süt ve yumurtayı diyetinden çıkarmalıdır.
  4. İşlenmiş Gıdalar: Paket ürünlerden ve işlenmiş gıdalardan uzak durulmalı, mevsimsel beslenme tercih edilmelidir.
  5. Besin Takviyesi: İnek sütü alerjisi nedeniyle diyet yapan anne ve bebeklerde kalsiyum ve D vitamini takviyesi hayati önem taşıyabilir.

Dikkat: Çocuğunuzda egzema, dirençli gaz sancısı, kusma veya dışkıda kan gibi belirtiler varsa mutlaka bir çocuk doktoruna başvurunuz. Doktor onayı olmadan yapılan kısıtlayıcı diyetler, çocuklarda ciddi beslenme yetersizliğine yol açabilir.

Etiketler

Çocuklarda besin alerjisiAllerjiBesin alerjisi

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Şadi İdem

Uzm. Dr. Şadi İdem

Uzm.Dr Şadi İrem,1971 yılında Adana’da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Çukurova Üniversitesi'nde başladığı tıp eğitimini 1994 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır.İhtisasını ise, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nde tamamlayarak 2001 yılında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.