Yaklaşık 10 aydır Coronavirüs pandemisi ile zorlu bir mücadele vermekteyiz. Bu dönemde çocuklarımızın sağlığı ve hastalığı extra bir önem gerektiriyor. Pandemi döneminde okulların,anaokulların ve gündüz bakım evlerinin kapalı olması ve sokağa çıkma yasaklarının olması nedeni ile çocuklarımızın bilişsel,duygusal ve nörolojik gelişim açısından daha dikkatli olmamız gerekiyor. Hastalık açısından baktığımız zaman Hacettepe Üniversitesi’nde yapılan çalışmada Coronavirüsü çocukluk çağında %25 oranında asemptomatik(belirtisiz) geçiyor. Hastalğı hafif geçiren çocuk yüzdesi %45,orta dercede geçirenler %27 ve kritik ve ağır geçirenler %2,7 olarak saptanmış. Ölüm oranı ise %0,9. Erişkinlerde ise bu oran %3-5 civarında. En sık görülen semptom ise boğaz ağrısı ve yorgunluk-kas ağrısı olarak saptanmış. Öksürük,ateş,başağrısı,nefes darlığı,koku ve tat duyusu eksikliği diğer görülen semptomlar. Pandemi sürecinde çocuklarımızın sağlığı açısında baktığımız zaman 10 aydır sık sık yaptığımız el yıkama,sosyal mesafe ve maske üçlüsü ön planda gelmekte. Sokağa çıkma yasaklarında çocuklarımızla ev içi iletişim,bilişsel ve duygusal açıdan dikkkatli ve kontrollü bir şekilde yapılması gerekiyor. Sonuçta pandeminin sebebi onlar değil ve sokağa çıkamamak onları daha fazla üzüyor. Ev ortamında sürekli olarak kendilerini oyalabileceği,eğlenebileceği aktiviteler yok. Bir de online derslere konsantre olmaları daha fazla yük bindirmekte. Pandemi sürecinde konuşma çağında olan çocuklarımızın ebeveynlerinden bana gelen en fazla kaygı konusu konuşma gecikmesi. Gündelik hayatın ev içine sıkışması sonucunda çocuklarımızda aşırı televizyon ve telefon bağımlılığı ve bu da konuşma gecikmesi,dikkat eksikliği,hiperaktivite durumu yaratmakta. İlk 2 yaşa kadar telefon ve televizyon izletimmemesi,2 yaş sonasında da 1 saat ile sınırlandırılmalı. Özellikle ilk 6-7 yaş dönemine kadar beyin miyelinezasyonu(elektronik aksam,işlemci ) ciddi oranda gelişmektedir. Bu dönem beyin gelişimini televizyon ve telefonla kaçırmak çocuklarımızın geleceği için tehlike arzetmektedir. Neler yapabilriz:

Ekip çalışması-görev paylaşımı(tüm ev işleri için tüm aile)

Gündelik aktivasyonu planlama ve örgütleme.

Günlük belirli saatlerde sınırlı zamanda anne-çocuk,baba-çocuk gönüllü olarak oyun oynama.

Hafıza oyunları,kızma birader,bilye oyunu vs..(eğlence amaçlı olarak,yarışma değil)

Çocuklarınızın duygularıyla da ilgilenin; “kendini nasıl hissediyorsun?-günün nasıl geçiyor?-biraz üzgün görüyorum seni-mutlu olmana sevindim” ve kilit cümle her ne oluyorsa olsun”SENİ ANLIYORUM “

Evde ailecek sessiz film,tiyatro gibi aktivasyonlar yapılabilir.

Çatışma ve kriz döneminde sorun kime aitse onun çözüm bulması gerekli,anne-baba olarak çocuklarımızın sorun çözme yeteneğinin gelişmesini istiyorsaksorrun çocumuzun sorunu ise çözüm yöntemleri bulmasını geliştirmemiz gerekir.

Kardeş çatışmalarında hakem olmayın,sorunu kardeşler kendi çözsün.

Kitap okuma saati.(tüm aile)

Anne-babanın da kendine zaman ayırması gerekli olduğu için bunu çocuğumuza saygı çerçevesinde anlatmak gerekli.


Çanakkale Çocuk Doktorları uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!