Doktorsitesi.com

Cilt (deri) kanserleri; lezyonları

Prof. Dr. Ömer Refik Özerdem
Prof. Dr. Ömer Refik Özerdem
12 Kasım 2010513 görüntülenme
Randevu Al
Cilt (deri) kanserleri; lezyonları
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Deri Kanserleri ve Küresel Yaygınlığı

Deri kanserleri, günümüzde en sık rastlanan kanser türleri arasında yer almaktadır. Amerika Birleşik Devletleri'nde her yıl yaklaşık 800 bin beyaz Amerikalıyı etkileyen bu hastalık grubu, dünya genelinde ise sadece melanom dışı deri kanserleri özelinde yılda 2.75 milyon kişide görülmektedir. Erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksek olan bu hastalıkta, bilinçli farkındalık hayati önem taşır.

Deri Kanseri Türleri ve Klinik Özellikleri

Deri kanserleri temel olarak üç ana tipte sınıflandırılır. Bu türlerin klinik seyri ve tanı süreçleri farklılık gösterse de, erken evre müdahalelerle prognoz (hastalığın seyri) genellikle çok iyidir. Başlıca deri kanseri tipleri şunlardır:

  • Bazal Hücreli Karsinom: En sık görülen ve erken safhada cerrahi eksizyon ile başarıyla tedavi edilebilen türdür.
  • Skuamöz Hücreli Karsinom: Klinik tanısı nispeten kolay olan ve cerrahi müdahaleye hızlı yanıt veren bir kanser tipidir.
  • Melanoma: Diğerlerine göre daha agresif seyredebilen ancak erken teşhisle kontrol altına alınabilen bir türdür.

Ultraviyole (UV) Işınlarının Karsinogenezis Üzerindeki Etkisi

Güneşin ciltte yarattığı hasar, kanseröz ve prekanseröz oluşumların ilerlemesindeki temel mekanizmadır. Özellikle 280-320 nm dalga boyları arasındaki Ultraviyole B bandı (UV-B), karsinogenezis açısından en riskli aralıktır. Güneş yanıklarından sorumlu olan UV-B ışınları, cilt yapısında kalıcı hasarlar bırakabilmektedir.

DNA Hasarı ve Genetik Mutasyonlar

Ultraviyole ışınları, hücrelerin DNA yapısında karakteristik değişikliklere yol açar. Bu süreçte yaşanan aksaklıklar şu şekilde ilerler:

  1. DNA tamir mekanizmasında bozulmalar meydana gelir.
  2. Bu bozukluklar hücre çoğalması yoluyla yeni hücrelere aktarılır.
  3. P53 tümör supresör geni mutasyona uğrar.
  4. P53 proteini varlığı, bazal hücreli karsinomalarda invazif tümör göstergesi olarak kabul edilir.

Ayrıca UV ışınları, epidermisteki Langerhans hücrelerini azaltarak ve supresör T-hücrelerinin üretimini artırarak bağışıklık sistemini baskılayıcı bir etki oluşturur.

Deri Kanseri İçin Risk Grupları

Deri kanseri gelişimi üzerinde çevresel faktörlerin yanı sıra bireysel özellikler de belirleyicidir. Aşağıdaki tabloda temel risk faktörleri özetlenmiştir:

Risk Faktörü KategorisiYüksek Risk Grubu Tanımı
Fiziksel ÖzelliklerAçık tenli kişiler, kolayca çillenen cilt yapısı
Nevüs (Ben) YapısıÇok sayıda, düzensiz şekil ve boyutta bene sahip olanlar
Genetik GeçmişAilesinde deri kanseri öyküsü bulunan bireyler
Çevresel MaruziyetKimyasal karsinojenlere kronik maruziyet, açık havada korunmasız çalışma
Tıbbi GeçmişUzun yıllar iyileşmeyen açık yaraları olanlar

Tedavi Yöntemleri ve Cerrahinin Avantajları

Malign deri tümörlerinde temel hedef, hastalığı tamamen ortadan kaldırmak ve en iyi fonksiyonel ve kozmetik sonucu elde etmektir. Cerrahi tedavi, diğer seçeneklere göre belirgin avantajlara sahiptir. Bazal hücreli karsinomada %98'e varan başarı oranı sunan cerrahi yöntemin faydaları şunlardır:

  • Genellikle tek bir seans cerrahi müdahalenin yeterli olması.
  • Çıkarılan dokunun (eksizyon) histolojik araştırmaya olanak tanıyarak kesin tanı sağlaması.
  • Bölgesel lenf nodlarının çıkarılmasına imkan vermesi.

Erken Tanının Önemi ve Küçük Cerrahi Girişimler

Özellikle güneşli günlerin yaklaştığı dönemlerde; vücudun açık bölgelerinde renk değiştiren, sınırları düzensiz, içinden kıl çıkan veya tıraş gibi aktiviteler sırasında sürekli kanayan nevoid kitlelerin (benlerin) kontrol edilmesi hayati önem taşır. Bu kitlelerin lokal anestezi altında alınması, hayat kurtaran küçük cerrahi girişimlerdir.

Unutulmamalıdır ki, cerrahi eksizyonlar kanseröz lezyonları yaymazlar; aksine erken tanı ve tedavi kesinlikle hastanın sağlığı için en güvenli yoldur.

Etiketler

MalignNevüsUltraviyoleGüneş ışınları

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Ömer Refik Özerdem

Prof. Dr. Ömer Refik Özerdem

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.