Doktorsitesi.com

Böbrek Reflüsü (Vezikoüreteral reflü- VUR)

Prof. Dr. Semih Ayan
Prof. Dr. Semih Ayan
24 Nisan 2017160 görüntülenme
Randevu Al
Böbrek Reflüsü (Vezikoüreteral reflü- VUR)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Vezikoüreteral Reflü (VUR) Nedir?

Vezikoüreteral Reflü (VUR), mesanede depolanan idrarın normalin aksine geriye doğru, yani idrar kanallarına (üreterler) ve böbreklere kaçması durumudur. Bu anatomik veya fonksiyonel bozukluk, bakterilerin böbreğe ulaşmasını kolaylaştırarak ciddi enfeksiyonlara zemin hazırlar. Tedavi edilmediği takdirde hidronefroz (böbrek büyümesi) ve kalıcı böbrek fonksiyon kaybı gibi riskli sonuçlar doğurabilir.

VUR Nedenleri ve Risk Faktörleri

Böbrek reflüsünün oluşum mekanizmasına göre iki ana türü bulunmaktadır:

  • Primer VUR: En yaygın nedendir. Üreterlerin mesaneye bağlandığı noktadaki gelişimsel bir kusurdan kaynaklanır. Genetik geçişli olduğu bilinmektedir; VUR teşhisi konulan bir çocuğun kardeşlerinde bu durumun görülme olasılığı %30 civarındadır.
  • İkincil VUR: İdrar kanalı-mesane bileşkesi normal olsa da, mesane içindeki aşırı basınç artışı (tıkanıklık veya nörolojik hastalıklar) nedeniyle idrarın geriye kaçmasıdır.

Belirtiler, Bulgular ve Teşhis Yöntemleri

VUR, henüz anne karnındaki bir fetüste ultrasonografi ile böbrek genişlemesi şeklinde fark edilebilir. Doğum sonrası süreçte ise özellikle bebeklik çağındaki ateşli idrar yolu enfeksiyonları en önemli uyarıcıdır. Okul öncesi kız çocuklarında sık tekrarlayan enfeksiyonlar, gece-gündüz idrar kaçırma ve kabızlık sıklıkla bu tabloya eşlik eder.

Teşhis sürecinde kullanılan temel yöntemler şunlardır:

  1. Ultrasonografi: Böbrekteki genişlemeyi gösterir ancak düşük dereceli reflüleri tespit etmekte yetersiz kalabilir.
  2. Voiding Sistoüretrografi (VSUG): Mesaneye sonda ile ilaç verilerek yapılan, reflünün derecesini ve ek anormallikleri belirleyen en güvenilir altın standart yöntemdir.
  3. DMSA Sintigrafisi: Böbrekte reflü kaynaklı bir hasar (renal skar) oluşup oluşmadığını değerlendirmek için kullanılan nükleer tıp yöntemidir.

VUR Tedavi Süreci

Tedavinin öncelikli hedefi, böbrek hasarını önlemek ve varsa mesane problemlerini (tıkanıklık veya kasılma bozuklukları) çözmektir.

Takip ve İlaç Tedavisi

Düşük dereceli (1, 2 ve 3. derece) primer reflülerde genellikle izlem yolu tercih edilir. Bu süreçte şu adımlar uygulanır:

  • Koruyucu Antibiyotik: Yeni enfeksiyonları önlemek için düşük dozda sürekli antibiyotik kullanımı.
  • Düzenli Kontrol: Yılda bir kez VSUG ve renal sintigrafi takibi.
  • Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Kabızlığın önlenmesi ve mesane basıncını azaltmak için ikili işeme (ayaklar yere değecek şekilde öne eğilerek üst üste iki kez idrar yapma) eğitimi.

Cerrahi Müdahale Gerektiren Durumlar

Aşağıdaki durumlarda cerrahi operasyon kaçınılmaz hale gelebilir:

  • Teşhis anında reflünün yüksek dereceli olması.
  • İki taraflı reflü veya ağır böbrek hasarı varlığı.
  • Antibiyotik tedavisine rağmen tekrarlayan enfeksiyon atakları.
YöntemUygulama ŞekliBaşarı Oranı
Açık CerrahiYeni bir kapakçık mekanizması oluşturulur.%95
Endoskopik Girişimİdrar kanalına madde enjeksiyonu yapılır.Daha düşük (Tekrar gerekebilir)

Önemli Uyarı: Tansiyon Takibi

Böbreğinde doku kaybı (skar) gelişen çocukların kan basıncı ölçümleri düzenli yapılmalıdır. Çocukluk dönemindeki yüksek tansiyonun en temel nedenlerinden biri, geçirilmiş böbrek reflüsü ve buna bağlı oluşan enfeksiyon hasarlarıdır.

Etiketler

Vezikoüreteral reflü tanısıBöbrek reflüsü

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Semih Ayan

Prof. Dr. Semih Ayan

Prof.Dr. Semih AYAN, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1991 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise yine Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapmış ve 1997 yılında Üroloji Uzmanı olmuştur. 2003 yılında Doçent ünvanı, 2009 yılında ise Profesör ünvanını almıştır. 1999-2000’de Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ürolojisi departmanında doktora sonrası araştırma fellowu olarak görev yaptı. 2014-2015 yılları arası Chicago Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji departmanında Minimal İnvazif Ürolojik Onkoloji programında klinik yan dal uzmanlığını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.