Doktorsitesi.com

Böbrek kanseri ve Tedavisi (Laparoskopik cerrahi)

Doç. Dr. Necmettin Penbegül
Doç. Dr. Necmettin Penbegül
14 Ağustos 2018160 görüntülenme
Randevu Al
Böbrek kanseri ve Tedavisi (Laparoskopik cerrahi)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Böbrek Kanseri Nedir?

Böbrek kanseri, böbrek dokularında kötü huylu tümörlerin gelişmesiyle karakterize bir hastalıktır. Tıbbi literatürde renal hücreli karsinom olarak adlandırılan bu hastalık, tümörün yayılım durumuna göre üç ana evrede sınıflandırılır:

  • Lokalize Böbrek Kanseri: Tümörün böbrek ile sınırlı kaldığı ve henüz yayılmadığı aşamadır.
  • Lokal İleri Böbrek Kanseri: Tümörün böbrek dışına çıkarak çevre dokulara, damarlara, böbreküstü bezine veya lenf bezlerine uzandığı durumdur.
  • Metastatik Böbrek Kanseri: Kanserin uzak organlara veya uzak lenf bezlerine yayıldığı evredir.

Böbrek Kanseri Risk Faktörleri Nelerdir?

Bazı yaşam tarzı faktörleri ve genetik durumlar, böbrek kanseri gelişme riskini artırmaktadır. Riskli gruplar arasında şunlar yer alır:

  • Sigara kullanan bireyler,
  • Obezite (aşırı kilolu olma) sorunu yaşayanlar,
  • Uzun süreli hipertansiyon (yüksek tansiyon) hastaları,
  • Ailesinde böbrek kanseri öyküsü bulunanlar,
  • Von Hippel-Lindau veya Tuberous sclerozis hastalığı olanlar,
  • Uzun süreli belirli ağrı kesici ilaçları kullananlar.

Böbrek Kanseri Belirtileri ve Şikayetler

Böbrek kanseri hastalarının büyük bir çoğunluğu 60-70 yaş aralığındadır; ancak son yıllarda genç yaş grubunda da görülme sıklığı artmıştır. Bu hastalığın en kritik özelliği, vakaların çoğunda hiçbir belirti veya şikayet oluşturmamasıdır.

Genellikle başka nedenlerle yapılan tetkikler sırasında tesadüfen saptanan bu tümörlerde, hastaların sadece %10'unda sırt ağrısı ve idrarda kanama gibi belirgin şikayetler görülmektedir.

Tanı Süreci: Nasıl Teşhis Edilir?

Böbrek tümörlerinin tespitinde ilk aşama genellikle ultrasonografi tetkikidir. Ancak tümörün kötü huylu olup olmadığını, boyutunu ve komşu organlarla ilişkisini netleştirmek için kontrastlı (ilaçlı) bilgisayarlı tomografi (BT) gereklidir. İlaçlı BT çekilmesinin uygun olmadığı durumlarda ise MR görüntüleme yöntemi tercih edilmektedir.

Böbrek Kanseri Tedavi Yöntemleri

Tedavi planlaması; tümörün evresine, hastanın yaşına, genel sağlık durumuna ve anatomik yapısına göre kişiye özel olarak belirlenir. Günümüzde uygulanan temel cerrahi yöntemler şunlardır:

Ameliyat YöntemiAçıklama
Radikal NefrektomiBöbreğin etrafındaki yağ dokusuyla birlikte tamamen çıkarılmasıdır.
Parsiyel NefrektomiÖzellikle 4 cm'den küçük kitlelerde, sadece tümörlü alanın çıkarılarak böbreğin korunmasıdır.

Her iki yöntem de açık veya laparoskopik (kapalı) cerrahi ile uygulanabilir. Laparoskopik cerrahi, hastaya daha hızlı iyileşme imkanı tanıdığı için dünya genelinde ilk tercih edilen yöntemdir. Ancak bu yöntem teknik uzmanlık gerektirdiğinden, cerrahın tecrübesi büyük önem taşır.

Nadir Görülen Böbrek Tümörleri ve Ürotelyal Karsinom

Böbreğin idrar depolayan (kalis-pelvis) veya idrar taşıyan kanallarında (üreter) gelişen tümörler; pelvis renalis tümörü veya ürotelyal karsinom olarak isimlendirilir. Bu hastalarda en sık görülen belirti idrarda kanama şikayetidir.

Bu tümör tipi mesane kanseri ile benzer özellikler gösterir ve idrar kesesinde de görülme ihtimali nedeniyle tedavisi daha kapsamlıdır. Radikal nefroüreterektomi adı verilen işlemle böbrek, üreter ve kanalın mesaneye girdiği kısım (mesane cuff eksizyonu) birlikte çıkarılır. Bu operasyonun da en avantajlı yöntemi, deneyimli merkezlerde uygulanan laparoskopik cerrahidir.

Örnek Ameliyat Videoları

Etiketler

Böbrek kanseriParsiyel nefrektomi nedirParsiyel nefrektomiLaparoskopik böbrek ameliyatıLaparoskopik böbrek ameliyatı avantajlarıBöbrek kanseri tedavisiBöbrek kanseri riskleri

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Necmettin Penbegül

Doç. Dr. Necmettin Penbegül

Doç. Dr. Necmettin PENBEGÜL, 1977 yılında Malatya'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1995 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2001 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 2001 - 2006 yılları arasında İstanbul Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tamamlayarak Üroloji Uzmanı olmuştur. İhtisas gerçekleştirdiği süre zarfında bir çok yurt içi ve yurt dışı çalışmalarında yer almış taş hastalıklarının Endoürolojik yaklaşımları konusunda eğitim almış Türk Üroloji Yeterlilik Kurulları (TÜYK) Üroloji Yeterlilik Sınavını da başarıyla tamamlamıştır.

Mecburi hizmetinin ardından 2009 yılında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Kliniği'nde ''Yardımcı Doçent'' olarak akademik çalışmalarına başlamış, Endoskopik Ürolojik ameliyatlara olan eğilimi nedeniyle 2010 yılında 1(bir) ay süre ile “Laparoskopik Ürolojik Cerrahi” konusunda İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Kliniğinde gözlemci olarak bulunmuş ve akabinde Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Kliniğinde Laparoskopik Ameliyatların başlamasını sağlamıştır. 2011 yılında Laparoskopik cerrahi konusundaki deneyimlerini arttırmak amacı ile Universitat Tübingen Klinik für Urologie / Stuttgart-Germany kliniğinde 3 ay süreyle gözlemci olarak bulunmuş olan Doç. Dr. Necmettin PENBEGÜL, Ülkesine döndükten sonra kliniğinde Laparoskopik Ürolojik ameliyatlara devam etmiş ve birçok kurslarda Laparoskopik Cerrahi eğitmeni olarak görev almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.