Doktorsitesi.com

Bebek ve Çocukta Mezenter Kisti

Prof. Dr. Aydın Yağmurlu
Prof. Dr. Aydın Yağmurlu
18 Temmuz 20118643 görüntülenme
Randevu Al
Bebek ve Çocukta Mezenter Kisti
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Mezenter Kisti ve Omental Kist Nedir?

Mezenter kisti, çocuk cerrahisi uygulamaları içerisinde nadir görülen ancak klinik önemi yüksek olan bir durumdur. İstatistiksel verilere göre çocuk hastanelerinde her 20.000 ile 25.000 çocukta bir görüldüğü saptanmıştır. Bu kistler yetişkinlerde de ortaya çıkabilmekle birlikte, tüm olguların yaklaşık üçte biri 15 yaş altındaki çocuklarda tespit edilmektedir. Literatürde bu durumun kız çocuklarında daha sık görüldüğü belirtilmektedir.

Mezenterik, Omental ve Lenfanjiom Ayrımı

Bağırsakların kan ve lenf damarlarını barındıran yağlı dokuya mezenter adı verilir; bu doku içinde gelişen kistik yapılara ise mezenter kisti denir. Karın içi organların üzerini örten yağ dokusunda (omentum) gelişen kistik oluşumlara omental kist adı verilirken, lenf damarlarının kistik genişlemesiyle oluşan yapılara lenfanjiom denir. Bu üç klinik tablo zaman zaman birbirine karıştırılabildiği için ayırıcı tanıda her zaman bu üç ihtimal akılda tutulmalıdır.

Kistlerin Yerleşimi ve Nedenleri

Bu kistlerin kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, gelişim süreçlerine dair çeşitli embriyolojik teoriler mevcuttur. Mezenterik kistler, sindirim sisteminin başlangıcı olan onikiparmak bağırsağından, anüse en yakın kısım olan rektuma kadar her bölgede gözlenebilirler.

Belirtiler ve Klinik Tablo

Mezenter kistleri genellikle başka bir nedenle yapılan incelemeler sırasında rastlantısal olarak saptanır. Ancak bazı vakalarda kistin aşırı büyümesi söz konusu olabilir. Bu büyüme dışarıdan fark edilebilecek kadar belirginleşebilir. Kistin büyümesine bağlı olarak gelişebilecek komplikasyonlar şunlardır:

  • Bağırsak tıkanıklıkları
  • Volvulus (Bağırsakların kendi damarları etrafında dönmesi ile oluşan acil tablo)
  • Ani başlayan şiddetli karın ağrısı
  • Safralı kusma
  • Kanlı dışkılama

Riskler ve Komplikasyonlar

Mezenterik kistler genellikle kendiliğinden gerileme göstermezler ve zamanla büyüme eğilimindedirler. Bu kistlerin en önemli risklerinden biri, embriyolojik kökenli olmalarına rağmen %3 oranında kötü huylu tümörlere dönüşme ihtimalidir. Ayrıca tedavi edilmediklerinde yukarıda belirtilen bağırsak tıkanıklığı gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilirler.

Tedavi Yöntemleri: Cerrahi Müdahale

Tanı konulduktan sonra temel tedavi yaklaşımı kistin cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Ameliyatın temel hedefi kistin tamamen vücuttan uzaklaştırılmasıdır. Bazı durumlarda kist bağırsaklara çok yapışık olabilir; bu gibi hallerde bağırsağın bir kısmının da kistle beraber çıkarılması gerekebilir.

Laparoskopik Cerrahinin Avantajları

Günümüzde bu operasyonlar çocuk cerrahisi alanında laparoskopik cerrahi (kapalı yöntem) ile başarıyla gerçekleştirilebilmektedir. Laparoskopik yöntemin hastaya sağladığı başlıca avantajlar şunlardır:

AvantajAçıklama
Kozmetik ÜstünlükAmeliyat izinin minimum düzeyde olması
Ağrı KontrolüAmeliyat sonrası ağrının daha az hissedilmesi
Hızlı İyileşmeAmeliyat sonrası iyileşme süresinin çok daha kısa olması

Ameliyat Sonrası Tekrarlama Riski

Cerrahi işlem sırasında kistin yetersiz çıkarılması durumunda hastalığın tekrarlama riski bulunmaktadır. Literatürdeki farklı serilerde değişik oranlar bildirilse de, ortalama %5 civarında bir nüks (tekrarlama) riski mevcuttur. Bu nedenle operasyonun uzman bir cerrah tarafından titizlikle yürütülmesi kritik önem taşır.

Etiketler

Çocukta mezenter kistiÇocuktaBebekte mezenter kistiOmental kistMezenter kisti tanıMezenter kisti tedaviMezenter kisti cerrahiBebeklerde kist tedavisiGebelerde mezenterik kisti

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Aydın Yağmurlu

Prof. Dr. Aydın Yağmurlu

Prof. Dr. Aydın Yağmurlu, 13.04.1969 yılında Ankara’da dünyaya gelmiştir. Ortaokul ve lise öğrenimini 1984 yılında Atatürk Anadolu Lisesi ile1987 yılında da İstanbul Fen Lisesi’nde tamamlamış ve ardından 1987 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimi almaya başlayarak 1993 yılında mezun olmuştur. Mezuniyeti sonrasında da araştırma görevlisi olarak aynı fakültenin Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı’nda çalışmaya başlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.