Doktorsitesi.com

Bebek ve çocuklarda işitme kayıpları

Op. Dr. Sinan Yücel
Op. Dr. Sinan Yücel
21 Kasım 2014625 görüntülenme
Randevu Al
Bebek ve çocuklarda işitme kayıpları
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bebeklerde İşitme Kaybı ve Erken Tanının Kritik Rolü

Bebeklerde yaşamın ilk aylarında işitme kaybının ev ortamında ebeveynler tarafından belirlenmesi oldukça güçtür. İstatistiksel verilere göre, gelişmiş ülkelerde bebeklik dönemi işitme kayıpları %5 oranında geç fark edilirken, ülkemizde bu oran maalesef %50 seviyelerindedir. Bu durumu düzeltmek ve doğuştan gelen işitme kayıplarını erkenden tespit edebilmek amacıyla, son yıllarda yeni doğan bebeklerde Oto Akustik Emisyon tarama testi yapılması zorunlu hale getirilmiştir.

İşitme Kaybında Erken Teşhis Neden Önemlidir?

İşitme kaybının geç teşhis edilmesi, çocuğun konuşma ve lisan gelişimini doğrudan olumsuz etkiler. İşitme taramalarının temel amacı, kaybın ilk aylarda tanısını koyarak çocuğun kritik konuşma gelişim dönemini kaçırmadan işitsel rehabilitasyon sürecini başlatmaktır. Detaylı testler sayesinde 4-6 aylık bebeklerde oldukça güvenilir sonuçlar elde edilebilmektedir.

Erken teşhis, uygun tedavi, erken işitme cihazı uygulaması ve özel eğitim programları, çocuğun mevcut işitme kapasitesini en yüksek seviyeye çıkarmaya yardımcı olur. Özellikle 3 aylıktan itibaren işitme cihazı kullanımına başlanması, ileride oluşabilecek konuşma yetersizliklerinin önüne geçebilir. Hafif seviyedeki veya tek kulaktaki işitme kayıpları bile dil gelişimini etkileyebileceği için okul çağı öncesi tüm çocukların işitme sağlığı dikkatle takip edilmelidir.

Geçici İşitme Kayıpları ve Tedavi Yöntemleri

Bazen ailelerin fark edemediği hafif işitme kayıpları, profesyonel işitme testleri ile ortaya çıkarılabilir. Bu tür kayıplar genellikle kulak kiri veya kulakta sıvı birikmesi gibi nedenlerden kaynaklanmaktadır. Bu tip geçici işitme kayıpları, uzman hekim kontrolünde uygulanan ilaç tedavisi veya küçük cerrahi girişimler ile tamamen düzeltilebilmektedir.

İşitme Kaybı İçin Risk Faktörleri

Çocuklarda işitme sağlığını olumsuz etkileyebilecek risk faktörleri, hamilelik döneminden itibaren farklı kategorilerde değerlendirilmelidir. Aşağıdaki tabloda bu risk grupları özetlenmiştir:

DönemRisk Faktörleri
Hamilelik DönemiKızamıkçık gibi viral hastalıklar, doktor kontrolü dışında ilaç kullanımı, sigara ve alkol tüketimi.
Yeni Doğan (İlk 1 Ay)1600 gram altı doğum ağırlığı, yüz/kulak yapısındaki anomaliler, kan değişimi gerektiren sarılık, 5 günden fazla yoğun bakımda kalma, ağır antibiyotik kullanımı (menenjit vb.), ailede kalıcı işitme kaybı öyküsü.
1 Ay - 2 Yaş ArasıCiddi enfeksiyonlar, nörolojik bozukluklar, kafatası kırığına yol açan yaralanmalar, 3 aydan uzun süren kulak sıvıları ve tekrarlayan enfeksiyonlar.

Bebeklerde Sese Tepki ve Gelişim Göstergeleri

Aileler, bebeklerinin takvim yaşına göre sergilemesi gereken işitme ve konuşma becerilerini yakından gözlemlemelidir. Şüphe durumunda vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır.

İlk 6 Ay İçindeki Belirtiler:

  • Beklenmedik yüksek seslerde irkilmeme, ağlamama veya tepki vermeme.
  • Gürültülü ortamlarda uyanmama.
  • Sesleri kendiliğinden taklit etmeye çalışmama.
  • Sadece ebeveyn sesiyle sakinleşememe.
  • Başını sesin geldiği yöne doğru çevirmeme.

6 - 12 Ay Arasındaki Belirtiler:

  • Sorulduğunda tanıdık kişileri veya eşyaları gösterememe.
  • Konuşma benzeri sesler çıkarmayı bırakma veya hiç başlamama.
  • 12 aylık olmasına rağmen "el salla", "el çırp" gibi basit komutları sadece dinleyerek anlamama.
  • Hafif seslenişlerde doğru yöne dönmeme ve çevresel seslere duyarsız kalma.
  • Televizyon veya müzik sesine normal seviyelerde ilgi göstermeme.
  • Benzer yaştaki çocukların çıkardığı sesleri taklit edememe.

Etiketler

Çocuklarda işitme kaybıÇocuklarda işitme kaybı nedenleriBebeklerde işitme kaybı belirtileriBebeklerde sese tepkiİşitme kaybı için göstergelerBebeklerde ilk aylarda işitme kaybıBebeklerde kulak problemleri

Yazar Hakkında

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.