Atopik dermatit immünopatogenez
- Atopik dermatit, genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerle tetiklenen, çocukların büyük kısmında ilk beş yaş içinde ortaya çıkan kronik bir inflamatuvar deri hastalığıdır.
- Hastalığın temelinde deri bariyer fonksiyonunun bozulması ve buna bağlı olarak gelişen aşırı T hücre yanıtı ile IgE yüksekliği yer almaktadır.
- Akut evrede Th2 tipi sitokinler baskınken, kronik evrede IL-12 ve IFN gamma artışıyla Th1 yanıtı devreye girerek doku hasarını ve inflamasyonu kalıcı hale getirir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Atopik Dermatit (AD): Tanımı ve Genel Özellikleri
Atopik Dermatit (AD); kendisinde veya ailesinde atopik hastalık öyküsü bulunan çocuklarda görülen, şiddetli kaşıntılı döküntülerle karakterize, kronik seyirli ve tekrarlayan bir inflamatuvar deri hastalığıdır. Dünya genelinde çocuk nüfusunun %1 ile %20’sini etkileyen bu rahatsızlık, genetik yatkınlığı olan bireylerde "alerjik yürüyüş" olarak adlandırılan sürecin ilk klinik basamağı olarak kabul edilir.
AD vakalarının başlangıç yaşlarına göre dağılımı şu şekildedir:
- Vakaların %60’ı yaşamın ilk yılı içinde başlar.
- Vakaların %85’i ilk beş yaş içerisinde klinik belirti verir.
Atopik Dermatit Patogenezi ve İlişkili Hastalıklar
Hastalığın gelişiminde genetik yatkınlığın yanı sıra çevresel etkenler ve immünolojik faktörler kritik rol oynamaktadır. Atopik Dermatit tanısı alan olguların büyük bir kısmında serum IgE düzeyinde yükselme ve periferik kanda eozinofili (eozinofil sayısında artış) tespit edilir. Ayrıca, AD teşhisi konulan hastaların yaklaşık %80’inde ilerleyen süreçte bronşiyal astım veya alerjik rinit geliştiği gözlemlenmektedir.
İmmünopatogenez: Deri Bariyeri ve T Hücre Yanıtı
Atopik Dermatit tablosunda deri bariyer fonksiyonunun bozukluğu temel sorundur. Bu bozukluk, çevresel alerjenlere ve mikroorganizmalara karşı aşırı bir T hücre cevabının oluşmasına ve dolayısıyla kronik deri inflamasyonuna yol açar. Hastalık, immünolojik mekanizmalarına göre iki ana formda incelenir:
| Özellik | Atopik Dermatit (IgE Aracılı) | Non-Atopik Dermatit |
|---|---|---|
| Görülme Sıklığı | Hastaların %70 – %80'i | Hastaların %20 – %30'u |
| IgE Mekanizması | IgE aracılığı mevcuttur | IgE aracılığı yoktur |
| Eozinofili | Mevcuttur | Mevcuttur |
| Sitokin Düzeyi | IL-4 ve IL-13 seviyesi yüksektir | IL-4 ve IL-13 sekresyonu daha düşüktür |
Sitokinlerin Rolü ve Hücresel Mekanizmalar
AD hastalarında hafıza T hücreleri, deri homing reseptörü olan kutanöz lenfosit-assosiye antijen (CLA) eksprese ederler. Bu hücreler Th2 tipi sitokinler olan IL-4, IL-5 ve IL-13 sentezleyerek inflamasyonu yönetirler.
- IL-4 ve IL-13: Plazma hücrelerinden IgE sentezini uyarır ve vasküler endotel hücrelerden adhezyon moleküllerinin ekspresyonunu artırarak eozinofil infiltrasyonunu kolaylaştırır.
- IL-5: Eozinofil üretimi, aktivasyonu ve hücre ömrünün uzatılmasında etkilidir.
- IFN Gamma: Th1 tipi bir sitokin olup Th2 yanıtını baskılar; ancak AD hastalarında CLA+ T hücreleri tarafından oldukça düşük miktarda üretilir.
Akut ve Kronik Deri Lezyonları Arasındaki Farklar
Atopik Dermatit'in klinik seyri, lezyonların evresine göre farklı histopatolojik özellikler gösterir. Akut lezyonlar epidermiste belirgin intraselüler ödem (spongiosis) ve perivenüler T hücre infiltrasyonu ile karakterizedir. Bu evrede IFN gamma ve IL-12 ekspresyonu düşüktür.
Kronik likenifiye lezyonlarda ise durum farklılaşır:
- Hiperkeratoz belirginleşirken spongiosis minimal düzeye iner.
- IL-5, GM-CSF, IL-12 ve IFN gamma ekspresyonu artış gösterir.
- Artan IL-12, kronik evrede Th1 cevabını başlatarak inflamasyonu potansiyalize eder.
- Mast hücre ve eozinofil sayısı artar; eozinofiller toksik proteinler salgılayarak doku hasarına neden olur.
Bu süreçte yükselen IL-5 ve GM-CSF düzeyleri; eozinofillerin, monositlerin, makrofajların ve Langerhans hücrelerinin yaşam sürelerini uzatarak derideki inflamasyonun kalıcı hale gelmesine yol açar.
Not: Bu içerik Prof. Dr. Nihat Sapan'ın tıbbi değerlendirmeleri ışığında hazırlanmıştır.

