Doktorsitesi.com

Atopik dermatit immünopatogenez

Prof. Dr. Nihat Sapan
Prof. Dr. Nihat Sapan
19 Şubat 2015502 görüntülenme
Randevu Al
  • Atopik dermatit, genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerle tetiklenen, çocukların büyük kısmında ilk beş yaş içinde ortaya çıkan kronik bir inflamatuvar deri hastalığıdır.
  • Hastalığın temelinde deri bariyer fonksiyonunun bozulması ve buna bağlı olarak gelişen aşırı T hücre yanıtı ile IgE yüksekliği yer almaktadır.
  • Akut evrede Th2 tipi sitokinler baskınken, kronik evrede IL-12 ve IFN gamma artışıyla Th1 yanıtı devreye girerek doku hasarını ve inflamasyonu kalıcı hale getirir.
Atopik dermatit immünopatogenez
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Atopik Dermatit (AD): Tanımı ve Genel Özellikleri

Atopik Dermatit (AD); kendisinde veya ailesinde atopik hastalık öyküsü bulunan çocuklarda görülen, şiddetli kaşıntılı döküntülerle karakterize, kronik seyirli ve tekrarlayan bir inflamatuvar deri hastalığıdır. Dünya genelinde çocuk nüfusunun %1 ile %20’sini etkileyen bu rahatsızlık, genetik yatkınlığı olan bireylerde "alerjik yürüyüş" olarak adlandırılan sürecin ilk klinik basamağı olarak kabul edilir.

AD vakalarının başlangıç yaşlarına göre dağılımı şu şekildedir:

  • Vakaların %60’ı yaşamın ilk yılı içinde başlar.
  • Vakaların %85’i ilk beş yaş içerisinde klinik belirti verir.

Atopik Dermatit Patogenezi ve İlişkili Hastalıklar

Hastalığın gelişiminde genetik yatkınlığın yanı sıra çevresel etkenler ve immünolojik faktörler kritik rol oynamaktadır. Atopik Dermatit tanısı alan olguların büyük bir kısmında serum IgE düzeyinde yükselme ve periferik kanda eozinofili (eozinofil sayısında artış) tespit edilir. Ayrıca, AD teşhisi konulan hastaların yaklaşık %80’inde ilerleyen süreçte bronşiyal astım veya alerjik rinit geliştiği gözlemlenmektedir.

İmmünopatogenez: Deri Bariyeri ve T Hücre Yanıtı

Atopik Dermatit tablosunda deri bariyer fonksiyonunun bozukluğu temel sorundur. Bu bozukluk, çevresel alerjenlere ve mikroorganizmalara karşı aşırı bir T hücre cevabının oluşmasına ve dolayısıyla kronik deri inflamasyonuna yol açar. Hastalık, immünolojik mekanizmalarına göre iki ana formda incelenir:

ÖzellikAtopik Dermatit (IgE Aracılı)Non-Atopik Dermatit
Görülme SıklığıHastaların %70 – %80'iHastaların %20 – %30'u
IgE MekanizmasıIgE aracılığı mevcutturIgE aracılığı yoktur
EozinofiliMevcutturMevcuttur
Sitokin DüzeyiIL-4 ve IL-13 seviyesi yüksektirIL-4 ve IL-13 sekresyonu daha düşüktür

Sitokinlerin Rolü ve Hücresel Mekanizmalar

AD hastalarında hafıza T hücreleri, deri homing reseptörü olan kutanöz lenfosit-assosiye antijen (CLA) eksprese ederler. Bu hücreler Th2 tipi sitokinler olan IL-4, IL-5 ve IL-13 sentezleyerek inflamasyonu yönetirler.

  • IL-4 ve IL-13: Plazma hücrelerinden IgE sentezini uyarır ve vasküler endotel hücrelerden adhezyon moleküllerinin ekspresyonunu artırarak eozinofil infiltrasyonunu kolaylaştırır.
  • IL-5: Eozinofil üretimi, aktivasyonu ve hücre ömrünün uzatılmasında etkilidir.
  • IFN Gamma: Th1 tipi bir sitokin olup Th2 yanıtını baskılar; ancak AD hastalarında CLA+ T hücreleri tarafından oldukça düşük miktarda üretilir.

Akut ve Kronik Deri Lezyonları Arasındaki Farklar

Atopik Dermatit'in klinik seyri, lezyonların evresine göre farklı histopatolojik özellikler gösterir. Akut lezyonlar epidermiste belirgin intraselüler ödem (spongiosis) ve perivenüler T hücre infiltrasyonu ile karakterizedir. Bu evrede IFN gamma ve IL-12 ekspresyonu düşüktür.

Kronik likenifiye lezyonlarda ise durum farklılaşır:

  1. Hiperkeratoz belirginleşirken spongiosis minimal düzeye iner.
  2. IL-5, GM-CSF, IL-12 ve IFN gamma ekspresyonu artış gösterir.
  3. Artan IL-12, kronik evrede Th1 cevabını başlatarak inflamasyonu potansiyalize eder.
  4. Mast hücre ve eozinofil sayısı artar; eozinofiller toksik proteinler salgılayarak doku hasarına neden olur.

Bu süreçte yükselen IL-5 ve GM-CSF düzeyleri; eozinofillerin, monositlerin, makrofajların ve Langerhans hücrelerinin yaşam sürelerini uzatarak derideki inflamasyonun kalıcı hale gelmesine yol açar.

Not: Bu içerik Prof. Dr. Nihat Sapan'ın tıbbi değerlendirmeleri ışığında hazırlanmıştır.

Etiketler

Atopik dermatit (ad) nedirAtopik dermatit neden olurAtopik dermatit (ad) nasıl tedavi edilirAtopik dermatit (ad) hakkındaNon-atopik dermatitte ne demektirNon-atopik dermatitte nedirNon-atopik dermatitte belirtileri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Nihat Sapan

Prof. Dr. Nihat Sapan

Prof. Dr. Nihat SAPAN, 1979 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olmuş ve tıp doktoru unvanı almıştır. 1980-1984 yılları arasında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nda ihtisas eğitimini tamamlamış ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olmuştur. 1994-1996 yılları arasında ise İstanbul Tıp Fakültesi'nde Çocuk İmmünolojisi ve Alerjisi yan dal uzmanlık eğitimini tamamlamıştır. 1990 tarihinde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları alanında Doçent unvanı, 1995 yılında ise Profesör unvanı almıştır. 2012 yılında Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.