Doktorsitesi.com

Astım ve yaşlılık

Prof. Dr. Cengiz Kırmaz
Prof. Dr. Cengiz Kırmaz
4 Temmuz 2012612 görüntülenme
Randevu Al
Astım ve yaşlılık
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Yaşlılarda Astım: Modern Çağın Gözden Kaçan Sağlık Sorunu

Astım, uzun yıllar boyunca yalnızca çocukluk ve gençlik dönemi hastalığı olarak kabul edilmiştir. Ancak son 30 yılda vaka sayılarındaki ciddi artış, yaşlı nüfusta da bu hastalığın azımsanmayacak oranlarda görüldüğünü kanıtlamaktadır. Uzayan insan ömrüyle birlikte kliniklerde daha sık karşılaştığımız yaşlı hastalarımızın, sağlıklı ve huzurlu bir ömür sürmesi en temel önceliklerimizden biridir.

Araştırmalar, yaşlılarda astım tanısı koymanın hem zor olduğunu hem de diğer hastalıklarla karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu göstermektedir. Birçok hasta yanlış tanılar ve gereksiz ilaçlarla zaman kaybetmekte, bu durum sağlıklarının daha da bozulmasına yol açmaktadır. Oysa uzman hekimler tarafından yönetilen bir tanı ve tedavi süreci ile yaşlı astımlı hastaların son derece kaliteli bir yaşam sürmesi mümkündür.

Yaşlılık Tanımı ve Demografik Değişim

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Birleşmiş Milletler verilerine göre yaşlılık süreci kronolojik olarak belirli evrelere ayrılmıştır. Günümüzde bu sınırların 65 yaş üzerine çekilme eğiliminde olduğu görülmektedir.

Yaş GrubuTanımlama
45 - 59 YaşOrta Yaşlılar
60 - 74 YaşYaşlılar
75 Yaş ve Üstüİleri Yaşlılar

Türkiye'de 65 yaş üstü nüfusun genel nüfusa oranı 1990'da %4 iken, 2025 yılında bu oranın %9 dolaylarına ulaşması beklenmektedir. Bu artış, yaşlılık döneminde ortaya çıkan alerjik astım gibi kronik hastalıklara karşı daha hazırlıklı olmamızı gerektirmektedir.

Yaşlılarda Görülen 3 Farklı Astım Tipi

Yaşlı vakalarda klinik tablo genellikle üç ana grupta incelenmektedir:

  1. Tip-A: Hastalığın çocukluk veya gençlikten itibaren alevlenmelerle devam ettiği grup.
  2. Tip-B: Gençlikte görülüp uzun yıllar sessiz kaldıktan sonra yaşlılıkta tekrar ortaya çıkan grup.
  3. Tip-C: Belirtilerin ilk kez yaşlılık döneminde başladığı ve tanı aldığı grup.

Tanı Sürecinde Karşılaşılan Zorluklar ve Ayırıcı Tanı

Yaşlılarda astım tanısı koyarken hastanın hikayesi (anamnez) büyük bir sabırla dinlenmelidir. Eşlik eden ek hastalıklar ve kullanılan ilaçlar, astım benzeri belirtilere yol açabilmektedir. Özellikle aşağıdaki durumlar astım ile sıkça karıştırılmaktadır:

  • Kalp yetmezliği ve ritim bozuklukları
  • KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı), amfizem ve kronik bronşit
  • Gastro-özofajiyal reflü (GÖR)
  • Akciğer tümörleri

Ayrıca, hipertansiyon ve kalp hastalıkları için kullanılan beta blokerler, romatizma ilaçları ve anti-hipertansifler astım bulgularını kötüleştirebilir. Yaşlılardaki immün yanıt değişimleri nedeniyle IgE testlerinden zayıf cevap alınabileceği unutulmamalı; bu testler mutlaka alerji ve immünoloji uzmanları tarafından değerlendirilmelidir.

Tedavi ve Takipte Kritik Başarı Faktörleri

Yaşlılarda astım tedavisi, gençlere oranla daha karmaşık bir yapıya sahiptir. Tedavi sürecini zorlaştıran temel etkenler şunlardır:

  • İlaçların yan etkilerine karşı hassasiyetin artması.
  • Diğer hastalıklar için kullanılan ilaçlarla etkileşim riski.
  • İnhaler (fısfıs) cihaz kullanımında motor fonksiyon kısıtlılığı nedeniyle yaşanan güçlükler.
  • Yalnız yaşayan hastalarda tedaviye uyumun azalması.

Takip sürecinde kullanılan spirometri ve PEF metre uygulamalarında; kas güçsüzlüğü veya göğüs duvarı sertliği nedeniyle hatalı sonuçlar alınabilir. Bu nedenle hasta eğitimi, sürecin en kritik parçasını oluşturmaktadır.

Tedavide Temel Hedefler

Yaşlı astımlı hastaların yönetiminde şu amaçlar gözetilmelidir:

  • Günlük normal aktivitelerin ve egzersiz kapasitesinin korunması.
  • Kronik semptomların ve gece uyanmalarının önlenmesi.
  • Acil servis başvurularının ve hastaneye yatışların minimize edilmesi.
  • Yan etkisi en az, hastanın fiziksel ve ekonomik durumuna en uygun ilaçların seçilmesi.

Astım tedavisinde kişiye özel cihaz ve ilaç seçimi hayati önem taşır. Tecrübeli bir hekim kontrolünde uygulanan doğru strateji, yaşlılarımızın sağlığını korumanın anahtarıdır.

Sağlıklı günler dileğiyle...
Prof. Dr. Cengiz KIRMAZ

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Cengiz Kırmaz

Prof. Dr. Cengiz Kırmaz

1969 İzmir doğumludur. İlköğrenimi ve lise öğrenimini İzmir’de tamamladı. 1992 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. 1992-1996 yılları arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı’nda iç hastalıkları uzmanlık eğitimini tamamladı. 1996-1999 yılları arasında aynı üniversitenin İç Hastalıkları Anabilim Dalı, İmmünoloji ve Alerji Bilim Dalı’ nda İmmünoloji ve Alerji uzmanlığı eğitimini tamamlayıp, bu bilim dalında 2002 yılına kadar uzman olarak çalıştı. 2002 yılında Celal Bayar Üniversitesi İmmünoloji Bilim Dalı’ nı kurmak üzere bu üniversiteye geçti. 2006 yılında Doçent, 2011 yılında profesör ünvanı aldı ve halen Celal Bayar Üniversitesi İmmünoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi olarak çalışmakta, öğrenci derslerine girmekte, tıbbi araştırmalar yapmaktadır.

Şu

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.