Doktorsitesi.com

Aort anevrizması ne demektir?

Op. Dr. Mehmet Beşir Akpınar
Op. Dr. Mehmet Beşir Akpınar
30 Ekim 20161411 görüntülenme
Randevu Al
Aort anevrizması ne demektir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Aort Nedir ve Aort Anevrizması Nasıl Tanımlanır?

Aort, insan vücudundaki en büyük atardamar olarak hayati bir role sahiptir. Kalpten çıkan bu ana damar; göğüs boşluğu boyunca ilerleyerek kollara ve boyun bölgesine dallar verir, ardından bir baston formunda kıvrılarak karın boşluğuna ulaşır. İç organları besleyen dallar ayırdıktan sonra, ters bir "Y" harfi şeklinde kasıklara ve bacaklara doğru uzanır. Kalpten başlayıp kasıklara kadar devam eden bu geniş damar ağının tamamı aort olarak adlandırılır.

Sağlıklı bir yetişkinde aortun ortalama çapı, vücut kitlesine bağlı olarak 2,5 ile 3,5 cm arasındadır. Tıbbi literatürde, aortun normal çapının 1,5 katı veya daha fazla genişlemesi durumu aort anevrizması olarak tanımlanır. Bu bağlamda, aort dokusunun 4,5 cm ve üzerine çıkması anevrizma teşhisi için kritik eşik kabul edilir.

Aort Anevrizması Belirtileri ve Klinik Tablo

Aort anevrizması, genişleme sürecinde çevresindeki dokulara baskı yaparak kendine yer açmaya çalışır. Bu baskı; toplardamarlar, sinirler, nefes borusu, yemek borusu ve akciğerler üzerinde ciddi bir basınç oluşturur. Söz konusu baskı sonucunda hastalarda şu klinik şikayetler gözlemlenebilir:

  • Göğüs ağrısı ve göğüste ağırlık hissi,
  • Kalp ritim bozuklukları ve nefes darlığı,
  • İnatçı öksürük ve yutma güçlüğü,
  • Karın bölgesindeki genişlemelerde (Abdominal Aort) karında nabız atışı hissi,
  • Karın ağrısı, hazımsızlık ve bel ağrısı.

Aort anevrizması tanısı alan hastalar, damar çapı 5,5 cm değerine ulaşana kadar yakından takip edilirler. Risklerin hayati boyuta ulaştığı bu sınır aşıldığında cerrahi müdahale zorunlu hale gelir.

Hastalığın Oluşturduğu Riskler: Diseksiyon ve Rüptür

Aort dokusu, bir balon gibi genişlemeye devam ettikçe yapısal olarak zayıflar. Bu durum, aort diseksiyonu (damar yırtılması) veya aort rüptürü (damar patlaması) olarak bilinen ölümcül komplikasyonlara yol açabilir. Bu tür vakalarda hastaların büyük bir çoğunluğu, maalesef hastaneye ulaştırılamadan yaşamını yitirmektedir.

Özel Durumlarda Müdahale Kriterleri

Bazı genetik ve yapısal durumlarda, aort anevrizmasına müdahale etmek için 5,5 cm sınırı beklenmez. Risk faktörlerine göre müdahale eşikleri aşağıda tablolaştırılmıştır:

Durum / HastalıkMüdahale Eşiği (Damar Çapı)
Marfan Sendromu5 cm ve üzeri
Bikuspid Kalp Kapağı5 cm ve üzeri
Eş Zamanlı Kalp Ameliyatı (Kapak veya Baypas)4,5 cm ve üzeri

Marfan hastalığı olan bireylerde aort dokusu normale göre çok daha hızlı genişler ve yırtılmaya (diseksiyon) daha meyillidir. Benzer şekilde, bikuspid kalp kapağı olan hastalarda da risk yönetimi daha hassas yapılmalıdır.

Aort Anevrizması Tedavi Yöntemleri

Günümüzde aort anevrizmasını tamamen ortadan kaldıracak veya küçültecek bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır. Mevcut ilaç tedavileri, yalnızca kan basıncını (tansiyon) kontrol altında tutarak damar duvarındaki stresi azaltmayı hedefler. Kesin tedavi, anevrizmanın konumuna göre belirlenen cerrahi yöntemlerle gerçekleştirilir.

Endovasküler Tedavi (EVAR ve TEVAR)

Kasıklardan yapılan küçük bir girişimle, göğüs veya karın boşluğu açılmadan uygulanan kapalı yöntemdir. Bu işlemde, genişleyen damar segmenti içeriden bir stent ile devre dışı bırakılarak patlama riski minimize edilir.

Açık Cerrahi Müdahale

Bu yöntemde, genişlemiş ve hastalıklı olan damar dokusu cerrahi operasyonla çıkarılır. Çıkarılan dokunun yerine, vücutla uyumlu yapay damar yerleştirilerek kan akışı stabilize edilir.

Modern tıp teknolojileri ve gelişmiş cerrahi teknikler sayesinde, aort anevrizması günümüzde yüksek başarı oranları ile tedavi edilebilen bir hastalık haline gelmiştir.

Etiketler

Aort çapıAort genişliğiAort ameliyatıAort anevrizması ameliyatı için uygun genişlemeAort anevrizmasının cerrahi tedavisiAort anevrzmasıAort anevrizması tedavisiAort anevrizması nasıldırAort anevrizması nedir

Yazar Hakkında

Op. Dr. Mehmet Beşir Akpınar

Op. Dr. Mehmet Beşir Akpınar

Op. Dr. Mehmet Beşir Akpınar 1973 Mardin doğumludur. İlk ve orta öğrenimini Diyarbakır’da tamamlamış, Antalya Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinden 1997'de mezun olmuştur. Mardin’de 15 ay koruyucu sağlık hizmetlerinde pratisyen hekim olarak çalıştıktan sonra 1999 yılında İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Kliniğinde ihtisasa başlamış ve Kalp Damar Cerrahisi ihtisasını 2005 yılında tamamlamıştır. Daha sonra İzmir Özel Şifa hastanesinde Kalp Cerrahı olarak çalışmaya başlamış, 2013-2016 yıllarında Şifa Üniversitesi’nde Yrd. Doç.Dr. olarak görev yapmıştır. Bir süre Aort cerrahisi eğitim için Amerika Texas Heart İnstitute, Memorial Herman ve Methodist Hastanelerinde Observer olarak bulunduktan sonra İzmir Atakalp Kalp Hastalıkları Hastanesinde Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı olarak çalışmıştır. Daha sonra Irak'ın en prestijli Özel hastanesi olan Al Kafeel Superspeciality Hospital 'da 5 yıl konsultan yetişkin kalp ve aort cerrahı olarak görev yaptı. Bu süre zarfında Irak'ta yapılmayan birçok aort ameliyatını yüksek başarı ile gerçekleştirmiş Bağdat Türkiye büyükelçiliğinden ödül almıştır. 2021 yılında tekrar Yurda dönmüş ve halen çalışmakta olduğu Medicalpark Antalya Hastane Kompleksi'nde Yetişkin Kalp ve Aort cerrahı olarak çalışmaktadır. Uzmanlığını aldığı 2005 yılından beri aralıksız olarak süren meslek hayatında 4000 den fazla kalp, 2000 den fazla periferik damar ameliyatı gerçekleştirmiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.