Akut kolesistit Nedir?
- Akut kolesistit, genellikle safra kesesi taşları nedeniyle gelişen ve tedavi edilmediğinde perforasyon veya amfizamatöz kolesistit gibi hayati risklere yol açabilen iltihabi bir hastalıktır.
- Tanı sürecinde sağ üst kadran ağrısı ve Murphy işareti gibi klinik belirtilerle birlikte, en yüksek duyarlılığa sahip olan ultrasonografi ve MRI gibi görüntüleme yöntemleri kullanılır.
- Tedavide öncelikle sıvı replasmanı ve antibiyotik desteği sağlanırken, semptomatik vakalarda kesin çözüm olarak laparoskopik kolesistektomi cerrahisi tercih edilir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Akut Kolesistit Nedir?
Akut kolesistit, safra kesesinin inflamatuar (iltihabi) bir hastalığıdır ve vakaların büyük çoğunluğu safra kesesi taşları nedeniyle gelişir. Safra kesesindeki bu iltihaplanma süreci, bakteri invazyonu ile birleştiğinde; asendan kolanjit, ampiyem veya amfizamatöz kolesistit gibi hayati risk taşıyan tablolara yol açabilir.
Akut Akalkülöz Kolesistit ve Risk Faktörleri
Safra kesesinde taş bulunmadan gelişen iltihaplanmaya akut akalkülöz kolesistit denir. Bu durum genellikle kritik hastalarda görülür. Başlıca risk faktörleri şunlardır:
- İleri yaş ve diyabet
- Travma, yanık veya majör cerrahi operasyonlar
- Uzun süreli total parenteral beslenme (TPN)
- İmmün süpresyon (bağışıklık sisteminin baskılanması)
- Yakın zamanda doğum yapmış olmak
Safra Kesesi Hastalıklarında Klinik Tablolar
Safra kesesi rahatsızlıkları, iltihabın türüne ve süresine göre farklı isimler alır:
- Safra Kesesi Perforasyonu: Akut kolesistit vakalarının %10'unda görülür. Karın boşluğuna safra sızması sonucu peritonite veya safra kesesi ileusuna neden olabilir.
- Kronik Kolesistit: Safra taşlarının neden olduğu tekrarlayan tıkanıklıklar sonucu oluşur. Kese duvarında fibrotik kalınlaşma meydana gelir.
- Hidrops Kese: Bakteriyel enfeksiyon olmaksızın, safra kesesinin aşırı gerilmesi (distansiyonu) durumudur.
- Porselen Kese: Kronik enfeksiyon sonrası kese duvarında gelişen geniş kalsifikasyonlardır.
- Amfizamatöz Kolesistit: Gaz üreten mikroorganizmaların neden olduğu, gangren ve perforasyon riski yüksek (%15 mortalite) ciddi bir enfeksiyondur.
Safra Kesesi Çamuru (Mikrolitiyazis)
Safra kesesi çamuru, kolesterol kristalleri ve kalsiyum tuzlarından oluşur. Temel mekanizma kese hareketliliğinin (motilite) bozulmasıdır. Asemptomatik vakalarda tedavi gerekmezken, semptom gelişen hastalarda kolesistektomi (safra kesesinin alınması) düşünülür.
Safranın Bileşimi ve Taş Oluşum Mekanizması
| Bileşen | Oran |
|---|---|
| Su | %80 |
| Safra Asidi | %10 |
| Lesitin ve Fosfolipidler | %4-5 |
| Kolesterol | %1 |
| Diğer (Bilirubin, Elektrolit) | %4 |
Safra kesesinin ana görevi safrayı konsantre etmektir. Uzun süren açlık, hamilelik, obezite ve hızlı kilo kaybı gibi durumlar safra kesesi kontraksiyonunu bozarak taş oluşum riskini artırır. Enfeksiyonlarda en sık saptanan ajanlar E.coli (%36) ve Klebsiella (%15) gibi Gram (-) bakterilerdir.
Belirtiler ve Klinik Görünüm
Akut kolesistitin en tipik belirtisi sağ üst kadran ağrısıdır. Bu ağrı epigastriuma, sağ omuza, sırta ve skapulaya yayılabilir.
- Biliyer Kolik: Taşın kanalı tıkamasıyla oluşur, genellikle 1-5 saat sürer. Eğer ağrı 5 saati aşıyorsa, akut kolesistit veya pankreatit şüphesi artar.
- Eşlik Eden Semptomlar: Bulantı, kusma, ateş ve terleme sık görülür.
- Murphy İşareti: Muayene sırasında safra kesesi üzerine bastırıldığında hastanın ağrı nedeniyle nefesini tutmasıdır.
Tanı ve Görüntüleme Yöntemleri
- Laboratuvar: Lökosit sayısının 10.000/mm³ üzerinde olması ve CRP yüksekliği tanıyı destekler.
- Ultrasonografi (USG): İlk tercih edilen yöntemdir (Sensitivite %94). 3 mm'den kalın kese duvarı ve perikolesistik sıvı önemli kriterlerdir.
- Batın Tomografisi (BT): USG'nin belirsiz olduğu durumlarda kullanılır (Sensitivite %95).
- HIDA Scan: Safra kesesi fonksiyonlarını ve biliyer diskineziyi değerlendirmede etkilidir.
- Hepatobiliyer MRI: Akut kolesistitte duvar kalınlığı artışını saptamada %100 sensitivite ile en yüksek başarı oranına sahiptir.
Tedavi Yaklaşımları
Asemptomatik taşlarda genellikle tedavi gerekmez. Ancak semptomatik vakalarda süreç şu şekilde yönetilir:
- Acil Müdahale: Oral alım kesilir, sıvı ve elektrolit replasmanı yapılır. Ağrı kontrolü için parenteral analjezikler kullanılır.
- Antibiyotik Tedavisi: Tanı anında başlanmalıdır. Genellikle 3. kuşak sefalosporin ve metronidazol kombinasyonu tercih edilir.
- Cerrahi Tedavi: Kesin tedavi yöntemi laparoskopik kolesistektomidir. Ortak safra kanalında taş şüphesi varsa ERCP uygulanır.
Önemli Not: Yaşlılarda ve diyabet hastalarında akut kolesistit komplikasyonları yüksek mortalite riski taşıdığından, bu gruplarda tedavi süreci daha agresif yönetilmelidir.


