Yüzde ya da bedende bulunan bazı akneler kaybolduktan sonra geride iz bırakabilirler. Onlar sıkıntıyla geçmiş ergenlik çağının hatırlatıcı işaretleri gibidir. Özellikle bayanlarda ciddi anlamda psikolojik sıkıntı yaratabilir. Çoğu kapatıcılarla (fondotön vb ) gizlenemez.Tersine kapatıcı maddenin çukurların içine girmesi ile daha kötü bir görüntünün oluşmasına neden olur. Özellikle yanak bölgesinde olanlar karşıdan bakan gözü yakalar ve kişinin güzelliğinin geri plana itilmesine neden olur.Sorun akne izi olarak söylense de doğrusu akne skarı kelimesinin kullanılmasıdır. Dokuda yaralanma ve buna bağlı gelişmiş nedbe dokusu mevcuttur. Yaralanmayı sebum adı verilen yağ ortamında bakterilerin oluşturduğu söylenebilir.

Akne izlerine yüz derisinin bozulmuş coğrafyası olarak bakmak gerekir. Tedavisi ise bu bozuk coğrafyanın iyi belirlenmesinden geçer. Kraterler ,tepeler ya da vadiler bozulmuş derinin en önemli özellikleridir.

Akne izi tedavisinde gerçekten çok seçenek vardır. Bunun en önemli nedeni akne izlerinin çok farklı türleri olmasıdır. Akne izlerinin en hafif şekillerinde yüz coğrafyası çok fazla etkilenmez. Bu durumlarda kırmızıdan kahverengiye değişen leke sorunları hatta beyaz akne izleri en belli başlı şikayetlerdir. Renkli lekelerde lazer iyi bir seçenektir.

Bazı akne skarları kabarık nedbe dokusu şeklindedir. Kaşınma ya da hassasiyet gibi yakınmalara neden olabilir. Özellikle vücut aknelerinde omuz ve iman tahtası olarak bilinen göğüs kemiği üzeri gibi bölgelerde ki aknelerin sönmesi sonrası bu tür izler kalabilir. Tedavisi lezyon içine steroid enjeksiyonudur.

Akne izi çukur şeklinde ise tedaviyi bir test belirler. Deriyi germe ile çukurluk kayboluyorsa, dolgu enjeksiyonu, fibroblast enjeksiyonu ya da yağ hücrelerinin mikroenjeksiyonu basit yöntemler olarak etkili olabilir. Çukurluklar geçse de dokunun yüzey kalitesini arttırmak için kimyasal soymalar ya da lazer soyma işlemleri gerekir.

Akne izinin tedavisinde yol gösterici testlerden birisi deri germe testidir. Deriyi germe ile çukurluk oluşmuyorsa, dolgu ile akne izleri yok edilemez. Ancak bu denli derin ve sert çukurlara sahip olan yüzlerde yağ dokusu da etkilenir. Yanaklar çöküktür. Bu nedenle yağ hücresi mikro enjeksiyonu yine de yapılmalıdır. Özellikle kök hücreden zengin yağ hücreleri bozulmuş doku kalitesini düzeltme şansı verir. Çukurlara cross tekniği ile kimyasal soyma, derin ve sabit çukur noktaların punch ile çıkarılması ve bu noktalara deri adası nakli, tepelere daha fazla olmak üzere bütün yüze lazer ya da mekanik soyma yapılabilir.

Soyma işlemi özellikle kalın derili kişilerde oldukca etkili bir yöntemdir. Dikkat edilmesi gereken noktalardan birisi soyulan bölge ile çevre dokular arasında dikkat çekici bir fark oluşturulmamasıdır. Soyma işlemi kimyasal,mekanik ya da lazerle yapılır. İzler derinse soyma işleminin derinliği arttırılır. Deri kıl kökleri etrafındaki epitel hücrelerinde yeniden kendisini onarır. İyileşme süreci işlemin derinliği ile ilgili olup 3-7 gün arasında değişir. Özellikle halk arasında zımparalama olarak geçen mekanik bir yöntem olan dermabrazyon oldukca etkilidir. Lazerle üst sorunlu deriyi buharlaştırarak yapılan işlemlerde modern yöntemler olarak öne çıkar. İyileşme sonrası lekelenme sorunu olabileceği düşünülen koyu tenli kişilerde işlem öncesi ve sonrası cildi hazırlayan ve sorunsuz iyileşmesini sağlayan topikal tedaviler önemlidir. İşlem sonrası oluşan pembe renki cildin güneşten korunması gerekir. Dikkatli koruma cilt normal rengine yaklaşıncaya kadar sürer.
Soyma işlemlerini istemeyen ya da yoğun iş temposu nedeniyle iyileşme dönemine zaman ayıramayacak hastalar için deri altı lazerleri (nonablatif ) sosyal seçenekler sunar. 3 hafta arayla 4 seans şeklinde yapılan bu tür lazer uygulamaları kişinin yaşam stilini engellemezken % 50 dolaylarında düzelme sağlar.

Bazı doku mühendisliği teknikleri bu konularda basit çözümler sunabilir. Çukurun bir iğneyle serbestleştirilip, altına fibrin yapıştırıcı adı verilen fizyolojik yapıştırıcılar ile dokunun kendini iyileştirme potansiyeline yardımcı olunur.

Akne izleriyle ilgili en modern yaklaşımlardan birisi çukurların altına fibroblast enjeksiyonudur. Fibroblastlar kollajen üreten hücrelerdir ve kişinin kendisinden alınıp laboratuvar ortamında çoğaltılır. Akneye bağlı çukurlukların en önemli nedenlerinden birisi kollajen kaybı olduğuna göre bu tür bir tedavi nedene yönelik olmuş olur. Fibroblast enjeksiyonunda dikkat edilmesi gereken iki nokta vardır. Birincisi, fibroblastın GMP onaylı bir laboratuvarda üretilmesi şarttır. Bu uygulamayı isteyen kişiler bunu sorgulamalıdır. İkincisi, işlemi yapan kişinin bu konuda eğitimli olması gereklidir.


İstanbul Plastik Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!