Doktorsitesi.com

AİLELERİN ATEŞ HAKKINDA DOĞRU BİLDİĞİ YANLIŞLAR!!!!!

Uzm. Dr. Füsun Çelikkol
Uzm. Dr. Füsun Çelikkol
7 Mayıs 2019195 görüntülenme
Randevu Al
AİLELERİN ATEŞ HAKKINDA DOĞRU BİLDİĞİ YANLIŞLAR!!!!!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Ateş Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Ebeveynler için çocuklarının ateşinin yükselmesi genellikle büyük bir endişe kaynağıdır. Ancak çocuklarda ateş, her zaman korkulması gereken bir durum değil, aksine vücudun savunma mekanizmasının çalıştığının bir göstergesidir. Bu rehberde, ateş yönetimi konusunda sık yapılan hataları ve bilimsel gerçekleri inceleyerek doğru müdahale yöntemlerini ele alacağız.

Ateş Ölçümü ve Doğru Bilinen Yanlışlar

Yanlış: Çocuğumun bedeni sıcak, mutlaka ateşi olmalı.

Gerçek: Çocukların teni; aktif oyun, ağlama, uykudan yeni kalkma veya sıcak hava gibi nedenlerle ısınabilir. Bu durumlarda ten sıcaklığı 10-20 dakika içinde normale döner. Ancak bu dış etkenler yokken teni sıcak olan ve hasta görünen çocukların %80'i ateşlidir. Kesin sonuç için elle kontrol yerine mutlaka termometre kullanılmalıdır.

Termometre Tiplerine Göre Ateş Sınırları

Ölçüm yapılan bölgeye göre ateş kabul edilen değerler farklılık gösterir:

Ölçüm YöntemiAteş Kabul Edilen Derece
Rektal, Kulak veya Alın38.0° C ve üstü
Ağızdan Ölçüm37.8° C ve üstü
Kol Altı Ölçümü37.2° C ve üstü

Ateşin Vücut İçin Önemi ve Beyin Hasarı Riski

Yanlış: Her ateş çocuk için kötüdür ve 40° C üzerindeki ateş beyin hasarına neden olur.

Gerçek: Ateş, vücudun enfeksiyonla savaşmak için kullandığı doğal bir savunma mekanizmasıdır. 37.8° – 40° C arasındaki ateş, bağışıklık sisteminin aktif olduğunu gösterir ve genellikle çocuk için faydalıdır. Enfeksiyon kaynaklı ateşler beyin hasarına yol açmaz; beyin hasarı riski ancak vücut ısısının 42° C üzerine çıkmasıyla (örneğin sıcakta kapalı araçta kalma gibi ekstrem durumlarda) oluşur.

Ateş Düşürücü İlaç Kullanımı ve Müdahale Yöntemleri

Yanlış: Her türlü ateşte hemen ilaç verilmeli ve ateş anında normale dönmelidir.

Gerçek: Ateş, çocukta belirgin bir rahatsızlık yaratmadığı sürece (genellikle 39° - 39.5° C altı) ilaçla tedavi edilmek zorunda değildir. İlaçlar ateşi bir saatte ortalama 1° veya 1.5° C düşürür. En hızlı ateş düşürme yöntemi ılık kompres veya ılık duş uygulamasıdır.

Ateşli Havale Hakkında Bilinmesi Gerekenler

6 ay ile 6 yaş arasındaki her 4 çocuktan 1'inde ateşli havale görülebilir. Havale anında şu adımlar izlenmelidir:

  • Sakin kalınmalı ve çocuk yumuşak bir zemine yatırılmalıdır.
  • Kafası yan çevrilerek hava yolu açık tutulmalıdır.
  • Asla soğuk suya sokulmamalı, soğan koklatılmamalı veya baş aşağı sarkıtılmamalıdır.
  • En kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Ateş Yönetiminde Yapılan 3 Kritik Hata

  1. Gereksiz İlaç Kullanımı: Havale korkusuyla sık aralıklarla ilaç vermek zararlıdır. Çocuklarda Aspirin kullanımı Reye Sendromu riskine, Metamizol kullanımı ise bağışıklık sisteminin baskılanmasına yol açabilir.
  2. Soğuk Su veya Buz Uygulaması: Ateşi düşürmek için buzlu su kullanmak hipotermi riskine ve ateşin daha sonra daha şiddetli yükselmesine (rebaund etkisi) neden olur.
  3. Hemen Antibiyotiğe Başlamak: Çocuklardaki ateşin en yaygın sebebi virüslerdir ve antibiyotikler virüslere etki etmez. Doktor onayı olmadan antibiyotik kullanılmamalıdır.

Hangi Durumlarda Acil Müdahale Gerekir?

Aşağıdaki belirtiler gözlemlendiğinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır:

  • 0-3 ay arası bebeklerde görülen her türlü ateş (özellikle ilk 28 gün),
  • Ateşin 40° C'nin üzerinde olması,
  • Çocuğun enerjisiz, bitkin ve düşkün görünmesi,
  • Ateşe eşlik eden vücut döküntüleri,
  • Yoğun sıvı kaybı ve şok tablosu,
  • Kronik akciğer, kalp veya diyabet gibi metabolik hastalıkların varlığı,
  • Daha önce geçirilmiş ateşli veya ateşsiz nöbet öyküsü.

Etiketler

Ateşçocuk ateşlenmesibebek ateşlenmesibebek ateşibebekler ve ateşlenme

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Füsun Çelikkol

Uzm. Dr. Füsun Çelikkol

Uzm.Dr. Füsun Çelikkol 1971 yılında Antalya'da doğmuştur. Lisans öncesi eğitimlerinin ardından, 1986-1994 yılları arasında  Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinde başaldığı eğitimini başarıyla tamamlayarak tıp doktoru ünvanını almıştır. İhtisasını ise 1994-1999 yılları arasında  Dokuz  Eylül Üniversitesi'nde tamamlayarak  Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.