Doktorsitesi.com

AĞRIM NEDEN GEÇMİYOR?

Uzm. Dr. Mehmet Mustafa Açıl
Uzm. Dr. Mehmet Mustafa Açıl
25 Haziran 2016304 görüntülenme
Randevu Al
AĞRIM NEDEN GEÇMİYOR?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ağrım Neden Geçmiyor? Tedavi Sürecini Etkileyen Faktörler

Polikliniğime başvuran hastaların en sık dile getirdiği şikayetlerin başında, "Doktor Bey, ağrım neden geçmiyor?" sorusu gelmektedir. Bu soruyla karşılaştığımda, hastanın muhtemelen uzun süredir farklı hekimlere başvurduğunu ancak bir çözüm bulamadığını anlıyorum. Bu durumdaki hastaların yeni tedavi yöntemlerine şüpheyle yaklaşması son derece doğal bir süreçtir.

Ağrının kronikleşmesi ve tedavinin başarısız olması temelde iki ana faktöre dayanmaktadır. Bu faktörleri hasta kaynaklı sebepler ve hekim kaynaklı sebepler olarak iki başlık altında incelemek mümkündür.

1. Hasta Kaynaklı Faktörler ve Tedavi Uyumu

Hasta kaynaklı faktörlerin başında, uygulanan tedavilere uyum problemleri ve hekim önerilerinin tam olarak yerine getirilmemesi gelmektedir. İlaçların kanda etkin bir konsantrasyonda kalabilmesi için düzenli kullanım şarttır. Unutulan dozlar veya aksatılan günler, ilaç tedavisinin başarısını doğrudan sekteye uğratmaktadır.

İlaç dışı önerilere uyum sağlamak, iyileşme sürecinde en az ilaçlar kadar kritiktir. Özellikle bel ve boyun ağrısı yaşayan hastalar için önerilen şu maddeler hayati önem taşır:

  • Kilo kontrolü (zayıflama),
  • Bel ve karın kaslarını güçlendirici egzersizler,
  • Ağır kaldırmaktan kaçınmak,
  • Mesleki zorlanmaları minimize etmek.

Bu önerilere uyum sağlanmadığında, ağrıyı tetikleyen nedenler ortadan kalkmadığı için şikayetler kronikleşmekte ve tedavi süreci her geçen gün daha zor bir hal almaktadır.

2. Hekim Kaynaklı Faktörler ve Doğru Teşhisin Önemi

Hekim kaynaklı faktörler arasında en kritik pay, doğru teşhis aşamasındaki eksikliklere aittir. Polikliniklerde yazılan reçeteler genellikle konulan tanıya uygun olsa da, asıl sorun tanının kapsamındadır. Kas ve iskelet sistemi hastalıklarında ayrıntılı bir inceleme yapılmadan doğru sonuca ulaşmak oldukça güçtür.

Günümüzde bel ve boyun ağrısı ile başvuran hastaların büyük bir kısmına standart tanılar konulmaktadır. Ancak ağrının kaynağı her zaman bu kadar basit olmayabilir. Aşağıdaki tabloda, sık konulan tanılar ile gözden kaçabilen olası nedenler karşılaştırılmıştır:

Sık Konulan Standart TanılarGözden Kaçabilen Olası Nedenler
Bel FıtığıSakroiliak eklem problemleri
KireçlenmeFaset eklem sendromları
Boyun Düzleşmesiİnflamatuar (iltihaplı) hastalıklar
Menisküs HasarıYansıyan iç organ ağrıları
Bel KaymasıKas ve yumuşak doku problemleri

MR (Görüntüleme) Tetkiklerinin Yanıltıcı Etkisi

Modern tıbbın en önemli buluşlarından biri olan MR (Manyetik Rezonans), günümüzde bazen amacının dışında kullanılabilmektedir. Birçok hasta, fizik muayene yapılmadan doğrudan MR sonuçlarına göre değerlendirilmektedir. Oysa MR, hastanın yaşına ve mesleğine bağlı olarak ağrıyla ilgisi olmayan yapısal değişiklikleri de göstererek hekimi yanlış yönlendirebilir.

Fizik muayene yapılmadan sadece MR üzerinden yorum yapmak; hem hasta, hem devlet, hem de hekim için yanıltıcı olabilir. Unutulmamalıdır ki MR, sadece gerekli hallerde tanıyı doğrulamak veya diğer olasılıkları dışlamak (ekarte etmek) için kullanılan yardımcı bir araçtır.

Sonuç: Doğru Tanı, Doğru Tedavi

MR ve diğer ileri görüntüleme yöntemleri, ancak hekimin klinik şüphesi doğrultusunda kullanıldığında değerlidir. Günümüzde MR tetkiklerinin yaygınlaşması, sanılanın aksine hasta öyküsünün (anamnez) ve fizik muayenenin değerini daha da artırmıştır.

Ağrısız bir yaşam için en temel kural şudur: Doğru tanı, doğru tedaviyi getirir. Hastayı dinlemek ve etkin bir muayene süreci yürütmek, iyileşmenin en önemli anahtarıdır.

Etiketler

Ağrı çekmekMr incelemesiMr çekildiMr görüntülemeDirençli ağrıAğrım nasıl geçerAğrılarım neden geçmiyor

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Mehmet Mustafa Açıl

Uzm. Dr. Mehmet Mustafa Açıl

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.