Doktorsitesi.com

AFT OLUSUMU NEDENLERI VE TEDAVILERI

Dt. Reyhan Akman
Dt. Reyhan Akman
8 Haziran 2020229 görüntülenme
Randevu Al
AFT OLUSUMU NEDENLERI VE TEDAVILERI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Aft Nedir? Ağız Yaralarının Özellikleri ve Görülme Sıklığı

Aft, ağız içerisinde genellikle yanak ve dudak mukozasında, dil üzerinde, yumuşak damakta, farenkste ve diş eti üzerinde ortaya çıkan, oldukça ağrılı ve ülserleşmiş yaralardır. Görünüm olarak solgun sarı bir merkeze sahip olan bu yaralar, çevresindeki kırmızı bir hale ile ayırt edilirler.

Toplumun yaklaşık %20'si hayatının bir döneminde az veya çok oranda aft sorunu ile karşılaşmaktadır. Aynı anda ağzın birkaç farklı bölgesinde birden görülebilen bu yaraların, kadınlarda görülme sıklığı erkeklere oranla daha fazladır.

Aft Oluşumunu Tetikleyen Temel Faktörler

Aftın kesin oluşum nedeni tam olarak belirlenememiş olsa da, oluşumunu hızlandıran ve mevcut durumu kötüleştiren belirli risk faktörleri tespit edilmiştir. Bu faktörler aşağıda detaylandırılmıştır:

1. Psikolojik Faktörler ve Stres

Stres, aft oluşumundaki en önemli etkenlerin başında gelir. Özellikle kadınlarda adet öncesi dönemde yaşanan hormonal değişimler ve stres, aft oluşumunu tetikleyebilmektedir.

2. Beslenme Alışkanlıkları ve Tahriş Edici Gıdalar

Ağız mukozasını tahriş edebilecek nitelikteki yiyecekler süreci hızlandırır. Tuzlu ve baharatlı gıdalar, cips, sirke ve turşu gibi asidik içerikler bu grupta yer almaktadır.

3. Fiziksel Travmalar

Yanak, dil veya dudak ısırma gibi kötü alışkanlıklar, sert diş fırçalamak ve ağız yapısına iyi adapte olmamış protezler, mukoza üzerinde travma yaratarak aft oluşumuna zemin hazırlar.

4. Diş Macunu İçeriği

Bazı diş macunlarının temizleme performansını artırmak amacıyla kullanılan köpük yapıcı maddeler, mukoza hücrelerinin yıkımını artırarak ağız içinde tahrişe yol açabilmektedir.

5. Sistemik Hastalıklar ve Diğer Nedenler

Özellikle Behçet hastalığı gibi sistemik rahatsızlıklarda, ağız içinde tekrarlayan aftlar tipik bir belirti olarak karşımıza çıkar. Ayrıca aşağıdaki tabloda belirtilen eksiklikler ve alışkanlıklar da süreci etkilemektedir:

Faktör GrubuEtkileyen Nedenler
Vitamin ve Mineral EksikliğiB12 vitamini ve demir eksikliği
Tütün KullanımıSigara içmek ve tütün çiğnemek
Sistemik DurumlarBehçet hastalığı ve bağışıklık sistemi hassasiyetleri

Aft Nasıl Geçer? İyileşme Sürecini Rahatlatma Yöntemleri

Aftlar, herhangi bir tıbbi müdahale yapılmasa dahi genellikle 7 ile 10 gün içerisinde kendiliğinden iyileşme eğilimindedir. Ancak bu süreci daha konforlu hale getirmek ve iyileşmeyi desteklemek için şu yöntemler uygulanabilir:

  • Beslenme Düzeni: İyileşme sürecinde sıcak, asidik ve tahriş edici gıdaların tüketiminden kaçınılmalıdır.
  • Bölgesel Temizlik: Oksijenli su ile ıslatılmış bir pamuk yardımıyla aft bölgesi nazikçe temizlenebilir.
  • Karbonat Uygulaması: Su ile karbonat karıştırılarak hazırlanan ince tabaka, doğrudan aftın üzerine sürülebilir.
  • Tuzlu Su Gargarası: Yarım bardak suya yarım kaşık tuz eklenerek hazırlanan karışımla günde 3 kez gargara yapılmalıdır.
  • Ağrı Kontrolü: Yemeklerden önce anestezik kremler kullanılarak bölgenin duyarlılığı azaltılabilir ve yemek yeme konforu artırılabilir.
  • Antiseptik Çözümler: Enfeksiyon riskine karşı antiseptik ağız gargaraları tercih edilebilir.

Sağlıklı günler dileriz.

Etiketler

agiz ici yaralari ve aftlaraft tedavileri

Yazar Hakkında

Dt. Reyhan Akman

Dt. Reyhan Akman

Dt. Reyhan Akman,1974 Batman'da doğdum. 5 yaşından sonra Adana' ya yerleştim. ilk-orta-lise eğitimimi Adana'da yaptım. Ege Üniversitesi Diş Fakültesinden 1998 yılında mezun oldum. Mezun olduktan sonra Adana'da muayenehane açarak mesleğime adım attım. 20 yıl muayenehane ortamında çalıştıktan sonra tecrübelerimi aktarmak için 2018 yılında Akman Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniğini hayata geçirdim. şuan sabit 2 Hekim ile Polikliniğimizde çalışmalarımıza devam etmekteyiz. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.