Doktorsitesi.com

Aft ( Ağızda Yara )

Dt. Aslı Tuncer
Dt. Aslı Tuncer
8 Mart 20115767 görüntülenme
Randevu Al
Aft ( Ağızda Yara )
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Aft (Aftöz Ülser) Nedir?

Aft (aftöz ülser), ağız içerisinde en sık rastlanan tekrarlayıcı yaralardan biridir. Genellikle dilde, yumuşak damakta, dudak ve yanakların iç kısımlarında görülen bu yapılar; küçük, yüzeysel ülserler olarak tanımlanır. Oldukça ağrılı bir seyir izleyen aftlar, genellikle 5 ile 10 gün arasında kendiliğinden iyileşme sürecine girer.

Aft Neden Olur?

Aft oluşumunu tetikleyen birçok farklı faktör bulunmaktadır. Bu yaraların meydana gelmesinde rol oynayan temel etkenler şunlardır:

  • Stres: Yoğun duygusal gerilimler ağız içi dengesini bozabilir.
  • Travma: Isırma, sert fırçalama veya protez vurmaları gibi fiziksel etkiler.
  • Lokal Tahriş Ediciler: Domates ve turunçgiller gibi asitli yiyeceklerin tüketimi.

Aft Bulaşıcı mıdır?

Toplumda merak edilen konulardan biri de bu yaraların yayılımıdır. Aftlar bulaşıcı değildir. Bu yaraların bölgesel olarak yayılması veya bir başka kişiye temas yoluyla geçmesi söz konusu değildir.

Aft Tedavisi ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Aft tedavisi, temel olarak rahatsızlık verici durumların ortadan kaldırılması ve bölgenin enfeksiyondan korunması prensibine dayanır. Tedavi sürecinde aşağıdaki yöntemler ve ilaçlar tercih edilmektedir:

Tedavi YöntemiUygulama Şekli
KortikosteroidlerKenacort-A Orabase gibi haricen kullanılan kremler
SolüsyonlarPyralvex gibi bölgesel uygulanan ilaçlar
Ağrı KontrolüAşırı ağrı durumunda bölgeye kısa süreli (7-10 dk) aspirin koymak

Önemli Uyarı: Ağrıyı dindirmek amacıyla aft üzerine konulan aspirin emilmemeli veya yutulmamalıdır. Sık sık tekrarlayan veya uzun süre iyileşmeyen aft durumlarında mutlaka bir hekime görünmeniz gerekmektedir.

Etiketler

Ağızda yaraAftAftöz ülserTekrarlayan aftKenacort

Yazar Hakkında

Dt. Aslı Tuncer

Dt. Aslı Tuncer

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.