Cinsellik ve gebelik – doğru sanılan yanlışlar ve gerçekler. a. iç ve dış genital (cinsel) organ anatomisi

Cinsellik ve gebelik – doğru sanılan yanlışlar ve gerçekler. a. iç ve dış genital (cinsel) organ anatomisi

Amaç – Genç kız ve erkeklerin cinsellik ve gebelik konularında okul ve aile ortamlarında yeterli eğitimi alamamaları, doğru ve güvenilir internet bilgilendirme kaynaklarına ulaşamamaları, ömürleri boyunca devam edebilecek psiko-seksüel sorunlar geliştirmelerine, hem fizik hem de ruhsal sağlıklarını tehlikeye atabilecek yanlış kararlar almalarına yol açmaktadır. Sosyal medyada çok sayıda kopyalanmasını ve beğeni almasını, bilginin gerçekliği için bir kanıt zanneden ve böylece sürekli yanlış bilgiye maruz kalan gençler, zamanla bunları doğru olarak anımsamakta ve doğru zannedilen yanlış bilgiler bir süre sonra gerçek doğrunun algılanmasını engellemektedir.

Doğru bilgilenme ve algılama için önce üreme organlarının anatomik yapılarının bilinmesi gerekir. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için gerekli giriş bilgileri, A. KADIN İÇ VE DIŞ GENİTAL (CİNSEL) ORGAN ANATOMİSİ başlığı altında burada anlatılmıştır. Bunu takiben  “B. ADET DÖNGÜSÜ, YUMURTLAMA VE GEBE KALMA” ve son olarak da “C- CİNSELLİK” konuları tartışılıp konunun bütünlüğü tamamlanacaktır.

Kadın cinsel organlarının işlevleri, çok özetle üreme ve seksüel haz amaçlıdır. Geniş anlamda ise amaç, üreme hormonlarını salgılamak, oosit (yumurta yani eşey hücrelerini) olgunlaşma ve döllenmesini gerçekleştirmek, oluşan gebelik ürününün gelişmesi, taşınması ve doğumu için uygun ortamı oluşturmak, aynı zamanda kişiyi zevk ve haz duygularıyla tatmin etmek amaçlı cinsel yakınlaşmayı ve birleşmeyi sağlamaktır.    

Kadında dış genital organlar; büyük ve küçük dudaklar (labia majora ve minora), klitoris, idrar çıkış yolu (üretra), himen (kızlık zarı) ve vajina (hazne) dır (Şekil 1). Büyük dudaklar, en dışta görünen ve diğer bütün dış genital organları arkasında saklayan, yağ ve ter bezleri içeren deri ile kaplı, sağlı sollu bir çift etli yapılardır. Çevre dokularla cilt devamlılığı gösterir ve genital kıllarla kaplıdır. Küçük dudaklar, büyük dudaklar sağa ve sola parmakla açılınca hemen altlarında görünen, cilt yerine daha ince bir örtü olan, yağ ve kıl içermeyen mukoza ile kaplı, kan damarlarından ve sinir uçlarından zengin, cinsel uyarılmayla sertleşen ve rengi pembeden kırmızıya dönen (erektil), ödemli, küçük bir çift yapıdır. Kan damarlarından çok zengin oldukları için düşme, tecavüz gibi travmalarda mukoza altında çok büyük kan toplanmaları (hematom) ortaya çıkar. Sağ ve sol küçük dudakların yukarıda birleştikleri noktada, küçük oval bir yapı olan klitoris (halk deyimiyle bızır) bulunur. Çok yoğun sinir ucu içermesiyle sadece cinsel haz verme işlevi olan en duyarlı yapıdır. Erkekteki penise benzer şekilde, gövdesi ve başı (glans) olan ama çok daha küçük bir yapıdır. Küçük dudaklar gibi zengin kan damar ağları ve sinir uçları içermesi nedeniyle cinsel uyarı ve orgazmda (birikerek artan cinsel istek ve haz duyusunun boşalması) küçük dudaklarla birlikte büyür, sertleşir ve erektil bir hal alır. Klitorisin boyu ve çapı bireysel farklılık gösterirse de kabaca 0,5-1 cm. uzunluktadır. Bazı kadınlarda dışa daha yakın ve belirgin, diğer bazılarında ise daha içerde gizlenmiş ve az belirgindir. G noktası (Grafenberg noktası), varlığı, çoklu ve yoğun orgazm odağı olduğu spekülasyon konusu olan, vajina ön orta duvarında, üretranın gerisinde olduğu iddia edilen ama yeri tam ve kesin olarak gösterilememiş duyarlı bir alandır. Vajina (hazne), aslında bir iç genital organ olarak kabul edilen, dış genital organlarla uterus (rahim) arasındaki bağlantıyı sağlayan ve bağ dokusundan oluşan silindir şeklinde esnek bir yapıdır (Şekil 2). Önde mesane (idrar kesesi) ve arkada rektum (son barsak) ile komşudur. Ağız boşluğu, barsak gibi pek çok vücut kısmına benzer şekilde, mikroorganizmalardan oluşan doğal bir ortama sahiptir. Bir diğer deyişle steril değildir. Bu nedenle de akıntı ayırıcı tanısında vajinal kültür, enfeksiyon kaynağını belirlemede etkisizdir. Vajinanın normal florasındaki yararlı bakteriler, bir yandan gerçek vajinal enfeksiyonları önlerken diğer yandan hijyen yani temizlik kurallarına uyulmaması ve genital bölgenin ıslak bırakılmasına izin verilmesi halinde rahatsız edici, kokulu, kaşıntılı akıntı şikayetlerine yol açarlar. Cinsel uyarılma sırasında ve doğum yapmakla bağlantılı şekilde değişmekle birlikte ortalama boyu 8-12 cm, çapı 2-4 cm. arasındadır. Vajinanın diğer ismi doğum kanalıdır ve doğum sırasında çapı bebeğin doğumuna izin verecek kadar genişler. Elastisitesi doğumun izleri silindikten sonra (doğumdan 6 hafta sonrası) normal çapına dönmesini sağlar. Yeterli süre cinsel uyarılmayla, vajinayı kaplayan mukozada salgı bezi olmamakla birlikte damarlardan sızan sıvı, vajina girimindeki çevre doku ve rahim ağzındaki (serviks) bezlerden yapılan salgılar ile birlikte vajinayı ıslak ve kaygan hale getirir, bu da cinsel ilişkide penisin vajina içinde rahat hareket etmesini sağlar. Vajina, cinsel ilişki sırasında penisin tümüyle girdiği ve boşalmasıyla erkek sperm hücrelerinin rahim içine, adet kanamasının ise aksi yönde rahimden vücut dışına taşındığı, ayrıca doğumda bebeğin buradan geçerek dünyaya gelmesine aracı olan bir boşluktur. Labia minora, klitoris ve vajinanın üçte bir dış kısmı yani vajinal girim, cinsel uyarılmaya duyarlıdır. Kadında orgazmın yoğunlukla klitoral olduğu kabul edilirken vajinal orgazm kavramının varlığı, tartışmaya açıktır.

İdrarın dışarı atılması dışında işlevi olmayan üretra, hemen klitorisin altında, vajina girişinin hemen üstündedir. Himen, halk arasındaki deyimiyle kızlık zarı, aslında ismi gibi ince bir zar yapısında değil, vücudun her hangi başka bir yerini örten bir deri parçasından başka bir şey değildir (Şekil 2). Dışarıdan 1,5-2 cm içeride bulunan bu deriden perde, vajina girişini örter. Adet kanının dışarıya atılması için farklı şekillerde açıklığa sahiptir. Cinsel ilişkide penisin vajinaya girmesiyle her hangi bir deri parçası gibi yırtılır ve bu esnada kanama ve acıya yol açar. Tutucu toplumlarda kızlık zarının sağlam yani açılmamış olması, önceden cinsel ilişkiye girilmediğinin yani bekaretin bir simgesi olarak algılanır. İlerideki bölümlerde ayrıntılarına girileceği gibi, Türkiye’de gençlerin bekaretin korunması adına deneyim edindikleri oral ve anal cinsel ilişki aktiviteleri, aslında bekaret kavramının sosyolojik olarak iki bacak arasında değil, beyinde olduğunu düşündürmesi gereken sosyolojik bir olaydır. Doğuştan kapalı olan himen durumunda (imperfore himen), dışarı atılamayan adet kanı kızlık zarının arkasında birikerek vajinayı doldurup genişletir ve tipik şekilde, ayda bir adet ağrısına karşın adet görememe şikayetiyle ergen kız çocuğunun sağlık kurumuna acil şartlarda getirilmesine sebep olur. Basit bir cerrahi girişimle, kapalı olan himen açılır ve sorun basit şekilde çözümlenir. Bunun dışında, bazı kız çocuklarında himen, penisin girmesine izin verecek kadar yuvarlak açıklığı olan elastik yapıdadır (anüler himen), dolayısıyla ilk cinsel ilişkide açılmaz, böylece kanamaya ve acıya yol açmaz. Bu kadınlarda himen ancak vajinal doğum sırasında bebeğin çıkışı ile yırtılır.