Vajinismusta nedenler ve tedavi yaklaşımı
Vajinismusta nedenler ve tedavi yaklaşımı

Vajinismus vajina çevresini saran kasların istemsiz kasılması nedeni ile kadının cinsel ilişkiye gerememesidir . Vajinismusta evlilik Çinsel ilişki ile tamamlanamadığından cinsel terapiyi(tedaviyi) zorunlu kılan bir durumdur. Çocuk sahibi olmayı çok istedikleri için bu sorunu yaşayan kadınların sterilite kliniklerine başvurma olasılığı son derece yüksektir.

Eğer kadın daha önce hiç cinsel ilişkiye girmemişse bu duruma birincil vajinismus denir. Kadın o zamana kadar normal aktif cinsel ilişki yaşadığı halde sonradan gelişmiş ise buna da ikincil vajinismus denir. Klinikte daha çok birincil tipi görünür ve genellikle psikolojik nedenlerle ilişkilidir. İkincil tipi ise vajen enfeksiyonları, cerrahi girişimler vb. gibi tıbbi nedenlere ve yaşanan olumsuz deneyimler ve travmalar gibi durumsal nedenlere bağlıdır.

Vajinismus vajinanın dış üçte bir bölümündeki kas yapısının cinsel birleşmeyi engelleyecek şekilde tekrarlı ve devamlı istem dışı kasılmasıdır. Vajinadaki istem dışı kasılmalar bu kadınlar için büyük ve kötü bir sürprizdir. Bu kaslar kişinin bilinçli kontrolünden bağımsız olarak kasılmaktadır. Vajinismus yaşayan kadınlar aslında cinsel olarak tepkisel ve cinsel birleşme konusunda isteklidir. Onlar için böyle bir birleşme yaşamıyor olmak üzüntü verici bir durumdur. (Keçe ,2007)

Vajinismusta cinsel ilişki denendiğinde kadın ağrı beklentisinden korkar. Bu korku koşullanmış bir davranış olarak seyreder. Koşullanmış olan bu korku yanıtı vajen kaslarının istemsiz olarak kasılmasına neden olur. Böylece çift bir kısır döngünün içine girer. Sıklıkla baskılayıcı cinsel yetiştirme sonuncu ortaya çıkar. Bu kadınlar genellikle fiziksel muayeneye de (jinekolojik muayene) izin vermezler. Yani korku parmaklara da yaygınlaştırılmıştır.

Bu sorunu yaşayan çiftler çok çocuk istemekle beraber bu kadınların genellikle doğum korkuları vardır. Vajinanın çok küçük olduğunu ve doğumun çok ağrılı olacağını düşünürler. Vajinismus sorunu olan kadınlar genellikle cinsellikle ilgilidir. Okşanmaktan ve klitoris uyarısından hoşlanırlar ve orgazm olabilirler. Ancak cinsel birleşme olasılığı ortaya çıkınca hemen korkarlar, çoğu bir panik havasına girer ve cinsel isteklerini yitirirler. Hatta eşi üzerinden iterek kendinden uzaklaştırmaya çalışırlar, bacaklarını kapatırlar, el ve ayaklarında soğuma olur.

Bu problemi yaşayan kadınların bir kısmı daha önce jinekolojik muayeneye gitmekle birlikte muayene olamamıştır. Bu çiftler koitus dışında her türlü cinsel yakınlaşmayı yaşadıklarından çok düşük bir olasılıkta olsa gebe kalmaları olanak dahilindedir. Ancak gebe kalmak hatta doğum yapmak vajinismus sorununu çözmez. Çünkü bu kadınlar sezeryanla doğum yaparlar ve bu sorun katmerleşerek devam eder. Diğer taraftan bu çiftler artık çocuk sahibi olduklarından çevreden olan ne zaman çocuğunuz olacak baskısından da kurtulduklarından vajinismus tedavisi için baş vurma olasılıkları çok zayıftır. Artık bir çocuk sahibi olmuşlardır. Klinikte vajinismus çiftlerinin hatırı sayılır bir kısmı çocuk istedikleri için tedavi arayışı içinde olduklarını ifade etmektedirler.

Çift sorunla karşılaşınca bu durumun zamanla geçeceğini düşünür ve ağırdan alır. Ancak her denemede aynı durumla karşılaşınca kafaları daha da karışır. Bu şekilde zaman hızla ilerlerken çiftin sıkıntısı da buna paralel olarak artar. Bu çiftler ortalama olarak evlendikten üç yıl sonra tedavi arayışına girer. Süre ilerledikçe sorun daha da derinleşmekte diğer taraftan çifttin evlilik ilişkisin de olumsuz yönde etkilemektedir.

Vajinismusun en temel belirtisi cinsel ilişkiye girme anında kişinin panik atak gibi bir durum yaşamasıdır. O an geldiğinde kişi endişe korku kaygı gibi duygular yaşar. Kadının bilinci açık olmakla birlikte genellikle kontrolünü kaybeder. Bütün vücudu en çokta vajina aksları kasılır. Eşini üzerinden itme davranışları görülür. Her denemede bu tablo yaşandığından çifti çaresiz duruma düşürür.

Erkek eş ne yapacağını bilemez . Çoğunlukla karmaşık duygular içindedir. Bu duygular, eş tarafından reddedildiğini düşünme, suçluluk, çaresizlik, başarısızlık, ne yapacağını bilememe, kızgınlık, umutsuzluk, istediği halde empati kuramama, öfke, sorgulama ve uzaklaşma gibi ilişki dinamiklerini olumsuz etkileyen duygulardır.

Aynı şekilde kadın eşte ise , utanç duyma, suçluluk, kendinde bir eksiklik olduğu düşüncesi, kendinden hoşnutsuzluk, mutsuzluk, hayal kırıklığı, eşi kaybetme korkusu, herkesin kolayca yapabildiği bir şeyi yapamadığı ve dolayısı ile başarısızlık vb gibi duygularla boğuşmak durumunda kalır.
Bütün bunlar yetmiyormuş gibi diğer taraftan aile büyüklerinin ve akrabaların ne zaman çocuğunuz olacak sorusuna nasıl cevap verecekleri endişesini yaşarlar. Bu endişe aile ilişkisinde sır saklama zorunluluğunun yükünü de çiftin omuzlarına yükler.

VAJİNİSMUS NEDENLERİ

1-YANLIŞ EKSİK ABARTILI BİLGİLER

Ülkemizde cinsel eğitim verilmediğinden genç kızların doğruyu ve yanlışı bilme şansları çoğunlukla yoktur. Yakın çevre ve arkadaşlardan alınan ve çoğu kez de yanlış, yetersiz ve abartılı olan bilgilerle cinsel yaşamlarına başlarlar. Kuşaktan kuşağa ve kulaktan kulağa aktarılan bu yanlış, yetersiz ve abartılı bilgiler nedeni ile ilk cinsel ilişkiyi korkutucu çok acı ve ağrı veren şakır şakır kanama yapan ve vajinanın parçalanacağına ilişkin yanlış bilgilerle yaşamak zorunda kalırlar. Kısacası insanların kafasındaki yanlış ve abartılı bilgiler vajinismusa sebep olabilen önemli faktörlerdir.

Ayrıca kız çocuklarının baskılayıcı cinsel yetiştirilme tarzı bu konuda en çok üzerinde durulması gereken konudur. Bizim kültürümüzde cinsellik sadece erkekler içindir. Kız çocukları cinsellik konusunda soru sormamalıdır. Merak etmemelidir. Kızlar eteğini ve bacağını açmamalıdır. Kızlar için cinsellik kötüdür, ayıptır, günahtır ve bu nedenle de zaten yasaktır. Ayrıca erkekler kötüdür, kızları kullanır bırakır, kirletir; bu nedenle erkeklere güvenilmemeli ve onlara yanaşılmamalıdır. Bu ve benzeri olumsuz söylemle yetiştirilen kız çocuklarının vajinismus geliştirme riskleri çok ama çok yüksektir. Yani büyüdükleri ve evlendikleri zamanda eteklerini ve bacaklarını açmazlar. Eşlerini de kendilerine yanaştırmazlar.

İster kadın olsun iste erkek olsun her insanın içinde doğuştan ve doğal olarak cinsel dürtüleri vardır. Her insanın doğal olarak cinselliğini yaşama hakkı vardır.insan doğasına aykırı hareket etmeyi doğanın affetmemesi yine doğanın kendi doğal kanunudur. Cinsellik kendiliğinden insanın içinde var olan bir güç olmakla birlikte insanın öğrenilerek geliştirilebilen bir parçasıdır

2- TIBBİ NEDENLER

İlaç kullanımı
Madde kullanımı
Doğum travmaları
Kistler
Vajinal enfeksiyonlar
Sorunlu cerrahi girişimler
Üreme sistemi enfeksiyonları
Ağrı eşiğinin düşük olması

Vajinismus tedavisinde bu faktörler dışlanmalıdır. Eğer dışlanamıyorsa danışanın uygun tıbbi tedaviyi alması sağlanmalıdır. Değerlendirme seanslarında ve öykü alama aşamasında bu faktörlerden birinin varlığı kolaylıkla tesbit edilebilir.

PSİKOSOSYAL NEDENLER

Geçmişte cinsel taciz yaşantısı
Gebelik korkusu
Doğum korkusu
Acı ağrı korkusu
Ödipal çatışma
Depresyon
Sosyal fobi
Kişilik bozukluğu
Cinsel güvensizlik
Olumsuz kötü dini şartlanmalar
Bilinç dışına itilmiş ruhsal çatışmalar
Cinsel isteksizlik
Uyarılmada problemi
Kadınlık rolünü kabul etmeme
Baskılı Çinsel eğitim
Simgesel olarak beyinde aşırı büyütülen penis korkusu
Çocukluk ve genç kızlıkta çevreden duyulan abartılı ve olumsuz ilk gece hikayeleri
Cinsel kimlik sorunları
Ağır ruhsal çatışmalar.

ÇİFT İLİŞKİSİNE BAĞLI NEDENLER

Bağlanma korkusu
Terk edilme korkusu
Güven eksikliği
Eşten gelen veya gelme olasılığı olan şiddet
Uygun olmayan bir evlilik ve eş ilişkisine kendini kapatma
İlişkide gücün kaybedileceği korkusu

TEDAVİ

İyi haber, vajinismusun tedavisi yüz güldürücüdür. Değerlendirmede öncelikle nedenler saptanarak ona göre bir tedavi formulasyonu hazırlanmalıdır. Sağaltımda iyi bir öykü almak esastır. Danışanın kendi sözcükler ile kendi problemini anlatması değerlendirmede kıymetli bir başlangıç noktasıdır. Kişinin çocukluk öyküsü, çocuklukta geçirdiği hastalıklar ve fiziksel travmalar mutlaka sorgulanmalıdır.
Vajinusmus sağaltımında çift birlikte tedaviye alınmalı; öncelikle hem kadın hem de erkek rahatlatılmalı, gevşemeleri sağlanmalı, heyecan ve kaygıları üzerinde çalışılarak çifttin rahat ve güven içinde oldukları, teröpatik bir iş birliği ortamı sağlanmalıdır.
Ağır cinsel kimlik sorunları, kişilik bozuklukları ve ağır ruhsal çatışmaların olup olmadığı değerlendirme seanslarında saptanmalıdır. Bu tür durumları varlığında psikodinamik yönelimli tedavi yaklaşımları üzerinden gidilmelidir. Yine ilaç kullanımı madde kullanımı olup olmadığı mutlaka araştırılmalıdır.
Olumsuz dış faktörlerin olduğu ikincil tip vajinusmusta öncelikle bu dış şarların düzeltilmesi yoluna gidilmelidir. Bu yapılmadan danışana önerilerde bulunmak hiçbir fayda vermez. Örneğin eşten gelen bir şiddetin varlığı ya da geleceği beklentisi vb.
Sağaltımda üzerinde önemle durulması gereken bir nokta da çift ilişkisinin mercek altına alınması gerekliliğidir. Çift ilişkisinde sevgi yakınlık var mı? Her bir çift cinsel ilişki için hazır mı? Birbirlerini cinsel yönden çekici buluyorlar mı? Çift birbirin aktive edebiliyor mu? Çift birbirlerini uyarabiliyor mu? Çiftin ilişkisinde mahremiyet ve sevecenlik ne durumda?
Sağaltımda çiftin her bir üyesinin kokularının kaygılarının giderilmesi rahatlamalarının sağlanması ve gevşemelerinin sağlanması ile birlikte güvenli işbirliğine dayanan tedavi ortamının oluşturulması iyi bir başlangıç noktasıdır.
Danışanın cinsel konuları konuşmada çekingen olacağı baştan kabul edilerek sabırlı bir yaklaşım içinde olunmalıdır. Cinsel terapist zaman danışanın dilinden konuşmakla birlikte gerektiğinde de danışanın önünü açıcı, açık ve net bir duruşta durmalıdır. Danışanların kendi sorunlarının kendi cümleleri ile dile getirmelerinin kıymeti kendiliğinden menkuldür.
Cinsel terapide daha çok duygular ve en çokta duyumlar üzerinde odaklanılır. Tedavide bilişsel davranışçı yöntemlerden yararlanılır. Çünkü vajinismus yanlış bilgiler, yanlış öğrenmeler ve koşullamalar sonucu oluşmuştur. Sağaltımda bu yanlışlıkların üzerine gidilerek daha uyumlu olanlarla yer değiştirmeleri sağlanır.

Tecrübeli bir cinsel terapistin rehberliğinde destekleyici bir yaklaşımla olguların büyük bir çoğunluğu kolaylıkla düzelir.


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!