Tüp bebek yaptırdınız, en heyecanlı aşama olan embriyo transferiniz gerçekleşti ve evin yolunu tutuyorsunuz, kullanacağınız ilaçların listesini ve nasıl kullanacağınızı doktorunuz anlattı, peki günlük yaşantıda nasıl davranacaksınız? Bu yazımızda bilimsel veriler ışığında tüp bebek yaptıran çiftlerin nelere dikkat etmesi gerektiğini sizlerle paylaşacağım.

Ne kadar yatak İstirahati yapmalıyım?

Tüp bebek yaptıran çiftlerde, anne adayı genellikle çevresi tarafından hiç yataktan çıkmaması için uyarılır.

Doktoru böyle bir şey söylemediği halde, annesi-kaynanası-görümcesi vs. bu konuda bir baskı kurar, hatta gebelik oluşmazsa ‘bizi dinlemedin, yatmadın, tutmadı işte’ gibi suçlayıcı söylemlerde bulunabilirler.

Değerli hastalarımız, embriyo transferi sonrası sürekli yatmanın gebelik başarısı için ek bir katkısı yoktur.

Tüp bebek uygulamalarının ilk yıllarında transfer sonrası hastaya 24 saat süreli katı bir yatak istirahati önerilmekteydi. Daha sonra yapılan tıbbi araştırmalarda, transferden sonra sadece 20-60 dakika’lık istirahatin yeterli olduğu saptandı. Sonuç olarak, transfer sonrası günlerce yatak istirahati yapmanız gerekli değildir. Üstelik sıkılmanıza, strresinizin artmasına yol açar ki bu da gebelikte istemediğimiz bir durum. Hasta yakınlarımız da bu konuda anne adaylarına lütfen baskı yapmasın.

Cinsel beraberlikte bulunabilir miyim?

Genel uygulama olarak, tüp bebek sürecinde çiftlere cinsel beraberlik önermiyoruz. Embryo transferi öncesi ve sonrasında cinsel beraberliğin gebelik başarısına etkisi ile ilgili net sonuçlara ulaşmamızı sağlayacak yeterli araştırma bulunmamaktadır.

Sigarayı bırakamıyorum, bir zararı olur mu?

Aktif ya da pasif sigara içicisi kadınlarda çocuk sahibi olma şansı anlamlı oranda azalmaktadır. Sigara içen erkeklerde de sperm sayısı ve hareketi azalır. Ayrıca sigara içen gebelerde düşük riski de artar. Tüm bu bilgiler ışığında, bir prensip olarak tüp bebek tedavisi alan çiftlerin ikisine de sigarayı bırakmasını öneriyoruz.

Tedavi sırasında sigara içmeye devam eden kadınlarda toplanan yumurta sayısı daha az olmaktadır. Ayrıca yumurtaların döllenme başarısı da (fertilizasyon) daha düşüktür.

Kahve içmek istiyorum, bir sakıncası var mı?

Kahve, içindeki kafein nedeniyle günlük 500 mg’dan ( yaklaşık 3 kupa) fazla alındığında gebelik şansını azaltıyor. Öte yandan gebelik öncesi ve gebelik sırasında yüksek miktarda kafein tüketimi düşük yapmaya neden olabilmektedir.

Tüp bebek tedavisi sırasında düzenli olarak kahve tüketen kadınlarda da bebek sahibi olma şansı azalmaktadır. Baba adaylarının kafein kullanımının ise sperm parametreleri, ve tedavi başarısı üzerine olumsuz etkisi yoktur.

Sonuç olarak tüp bebek tedavisine başlayacak anne adayları tedavi sırasında kahve tüketiminden kaçınmalıdır.

Alkol

Düzenli alkol kullanan erkeklerde sperm sayısı ve hareketi azalır. Düzenli alkol kullanan kadınlarda ise adetler düzensizleşir, yumurtlama yeteneği aksar. Ek olarak alkol kullanan gebelerin bebeklerinde zeka geriliği, kalp ve omurilik anormallikleri gelişme riski vardır.

Tüp bebek tedavisi sırasında alkol kullanan kadınlarda toplanan yumurta sayısı daha az olmaktadır. Gebelik elde edildiğinde ise düşük yapma riski alkol kullanan kadınlarda daha fazladır.Bu nedenle tüp bebek tedavi sürecine giren çiftlere kesinlikle alkol almamalarını öneriyoruz.

Banyo yapmamın zararı olur mu?

Tranfer sonrası ya da öncesinde banyo yapmanın gebelik başarısına bir etkisi yoktur. Dilediğiniz sıklıkta banyo yapabilirsiniz.

Psikolojik stres

Stressiz bir hayat yok. Yaşam bizi sürekli strese sokan olaylar barındırır. Ancak kontrol altına alınmamış stres, tüm vücuda zarar verdiği gibi, üreme başarısını da azaltır.

Tüp bebek tedavisine başlayan ve aynı zamanda strese karşı psikolog desteği alan çiftlerde, standart tüp bebek tedavisine gore gebelik şansının daha fazla olduğuna dair bilimsel kanıtlar var. Örneğin, Avustralya’da tüp bebek tedavisi öncesi çiftlerin psikolojik danışmanlık alması zorunludur.

Tüp bebek tedavi sürecinde çiftler, bir bilinmeze yolculuk yaparlar. ‘’Yumurta gelişecek mi?, toplanan yumurtalar döllecek mi?, döllenen yumurta bölünecek mi?, embriyo kalitesi nasıl olacak? Ve nihayetinde gebelik elde edebilecek miyiz?’’ vs. bir çok soru zihninizi meşgul edecek ve bu da stresinizi arttıracaktır.

Ya tutmazsa korkusu, aile çevresinden bilip bilmeden yorum yapan insanların varlığı, tedavi sürecinde yumurta gelişiminin takibi için anne adayının sık sık muayene olması, anestezi altında yumurta toplama işlemi gibi bir çok faktör nedeniyle stress düzeyi yükselir.

Ancak bu strese yenilmemek gerek.

Bunun için de çocuk sahibi olmak için tüp bebek yolculuğuna çıkan tüm çiftlere 3 şey öneriyorum:

1- Lütfen birbirinize destek olun. Tedavide esas yıpranan taraf anne adayıdır. Günlük iğne yaptıracak olan, bu nedenle bir sürü hormonal ilaç etkisi altına giren, sık sık muayene olmak zorunda olan kadındır. Bundan dolayı erkeklerin eşlerine karşı sürekli destekleyici bir tutum göstermesi gerekir.

2- Lütfen kaynana, görümce, anne, baba, enişte gibi diğer aile üyelerini tedavinizin içine çok katmayın. Konuyu bilip bilmeden yapacakları yorumlar, size korumak adına kendilerince sundukları önlemler size anlamsız gelebilir ve sizi daha fazla gerebilir. Tedavinizin başarısı için zaten gerekenleri doktorunuz söylüyordur.

3- Lütfen kafanızdaki soruları bir kağıda yazın ve doktorunuza sorun. Tedavinin her aşamasında size sağlıklı bilgi sunacak ve belirsizlikleri azaltacak bir iletişiminiz olması, stresinizi azaltacaktır.

Sağlıklı günler dilerim.

Doç. Dr. Yavuz ŞİMŞEK


Kırıkkale Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!