HIV İnfeksiyonu Tanısında Serolojik testler

HIV İnfeksiyonuna serolojik yanıt — Serolojik testlerin temeli HIV-1 antijenine karşı IgG varlığını saptamaya dayanmaktadır. HIV-1 antijenleri; p24, nükleokapsid proteini, glikoprotein 120 ve 41 ile zarf proreinlerini içerir.

HIV infeksiyonunu takiben ilk olarak gp41 ve p24 antijenlerine karşı oluşan antikorlar saptanır.

Hastaların çoğunda infeksiyon gelişimini takiben 6-12. haftalarda, hastaların %95’inde 6. ayda IgG tipi antikorlar belirir. IgG antikorları yaşam boyunca persiste eder.

Pozitif sonuçlar doğrulanmalıdır. IgM tipi antikorların ölçümü IgM anti-HIV-1 düzeyleri oldukça düşük olduğu için duyarlı değildir.

TANI TESTLERİ — HIV tanısı şu yöntemlerden biri ile gözterilir: Virusa karşı gelişen antikorlar, viral p24 antijeninin saptanması, viral nükleik asit tespiti (NAT) veya HIV kültürü. Ancak en pratik ve en ucuzu HIV antikorlarının saptanmasıdır.

HIV-1 ANTIKOR TESTLERİ — ELISA yöntemi ile saptanan antikorlar yanlış pozitif sonuçları dışlamak için western blot yöntemi ile doğrulanmalıdır.

Testin performansı — HIV serolojik testleri yüksek oranda güvenilir sonuçlar vermektedir (Tablo…). Sonuçlar pozitif, negatif ya da şüpheli olarak bildirilir. Western blot yapmadan önce pozitif sonuçlar EIA yöntemi ile 2. kez tekrarlanmalıdır. Genel olarak gp120/160’a ilaveten gp41 ve p24 antijenine karşı oluşan antikorları saptayan testler uluslar arası kurumlarca kabul edilmektedir.

Western blot testinin duyarlılığı %99.3, özgüllüğü %99.7 civarındandır.

Yanlış negatif serolojik test sonucu — EIA yönteminin prediktif değeri çalışılan toplumdaki seroprevalans oranına bağlıdır. Yüksek prevalans gözlenen bölgelerde yanlış pozitiflik oranı yaklaşık %0.3 iken, düşük prevalans gösteren bölgelerde oran yaklaşık %0.001 civarındadır.

Yanlış negatifliğin en sık nedeni virus alımı ile akut HIV infeksiyonu esnadında serokonversiyon oluşuman kadar geçen süredir. Üçüncü kuşak test yöntemlerinin gelştirilmesi ile bu süre (pencere fazı) yaklaşık 3 ila 6 haftaya kadar inmiştir. P24 antijeni ölçümü ya da NAT’leri pencere dönemini daha da azaltmıştır. Bazı 4. Kuşak HIV testleri kombine olarak eş zamanlı p24 antijeni ölçümü de yapmaktadır.

Nadiren bazı hastalarda başlangıçta seropozitiflik oluşmuş iken daha sonra seronegatif hale gelirler. Bazı hastalarda da atipik konak yanıtına bağlı olarak sürekli seronegatif kalırlar (persistan seronegativite). Yanlış negatif sonun diğer nedenleri;

Agammaglobulinemi

Rekombinant viruslar

Malignite ya da ilaca bağlı immün yetmezlik

Transfüzyon

HIV-1 subtip O veya HIV-2 ile infeksiyon

Antiretroviral tedaviye erken başlanmasına bağlı olarak serokonversiyonda gecikme olması

Fulminan HIV infeksiyonu

HIV-1’in A’dan I’ya kadar M orarak gruplandırılan (M: majör) oldukça fazla sayıda soy ya da subtipi vardır. HIV testi orijinal olarak ABD ve Avrupa’da en yaygın subtip olan B subtipine karşı geliştirilmiştir. ABD’de B dışı subtip oranı yalnızca yaklaış %2 civarındadır. O grubu ise daha çok Kamerun başta olmak üzere Batı ve Orta Afrika’dan bildirilmiştir.

Amerika Ve Avrupa’da kullanılan HIV antikor testleri tüm M subtiplerini tanımlamasına karşın O suşlarını tanımlayamaz. Sentetik peptid ya da rekombinan antijene dayalı testler subtiplerin en az birini tayin etmede yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle tüm virus parçacıklarına karşı geliştirilen testler daha iyidir. Western blot yöntemi de subtip O bulunan örneklerin en az %10-20’sini saptayamaz. Dördüncü kuşakm testler O grubu saptamada yüksek duyarlık ve özgüllüğe sahiptir.

Yanlış pozitiflik- Yanlış pozitif test sonuçları (EIA ve WB) son derece düşüktür. 135.187 genç erişkinin dahil edildiği bir çalışmada yalnızca bir örnekte negatiflik saptanmıştır. Yanlış pozitifliğin en sık nedeni aşılamadır. 266 sağlıklı gönüllünün katıldığı bir HIV aşılama çalışmasında %68 olguda EIA ile pozitiflik, %0-44 oranda da WB ile pozitiflik saptanmıştır.

Şüpheli serolojik sonuçlar — Şüpheli test sonucu EIA ile ve WB’ta tek bir bantta (genellikle p24) pozitiflik veren sonuçlardır. Şüpheli pozitif sonuç 5000 kan donöründe 1 olarak bildirilmiştir. Şüpheli pozitfiliğe yol açan durumlar:

Akut HIV infeksiyonu esnasında kısmi serokonversiyon gelişmesi

P24 antikor düzeylerinin azaldığı ileri dönem HIV infeksiyonu

Gebelikte çapraz reaksiyon veren allo-antikorlar

Kan transfüzyonları

Organ nakli

Otoantikorlar (Kolajen doku hastalıkları, otoimmun hastalıklar, malignite)

HIV-2 infeksiyonu

Deneysel HIV-1 aşısı yapılanlar

Grip aşısı yapılanlar

Şüpheli pozitif sonuçların değerlendirilmesinde ilk basamak hastadaki risk faktörlerini belirlemektir. Şüpheli pozitiflik olan düşük riskli hastalar gerçekte HIV-1 ya da 2 ile infekte olmamışlardır. Tekrarlanan testlerde genellikle bir bantta pozitifliğin olduğu gözterilmiştir. Tekrarlayan testlerde pozitiflik devam ederse HIV viral yüküne bakılabilir. Ancak, klinik hastalık şüphesi yoksa serolojik testin 3 ay sonra tekrarlanması daha uygundur. HIV infeksiyonu düşünülen hastalarda ise viral yük bakılması daha doğru bir tercihtir çünkü hasta asemptomatik olabilir. Yine 3 ay sonra serolojik test tekrarlanmalıdır.

HIZLI TESTLER — Tüm dünyada standart hale gelmiştir ve birçok avantajı vardır: Sonuçlar dakikalar içinde alınır ve herkes tarafından kolaylıkla değerlendirilibilir. Standart serolojik testlere oranla daha yüksek tanı keskinliğine sahiptir. Maliyeti düşüktür.

Hızlı HIV testlerinin özellikleri

FDA tarafından onaylanan hızlı test

OraQuick Advance

Uni-Gold Recombigen

Clearview Stat-Pak and Complete

Reveal G-3

Multispot

Numune

Oral sürüntü veya kan (parmaktan)

Tam kan
(parmaktan)

Tam kan
(parmaktan)

Serum
plazma

Serum
plazma

Sonuç süresi(dakika)

20

10

15

3

10

HIV 1 + 2

HIV 1 & 2

HIV-1

HIV-1 & 2

HIV-1

HIV-1 & 2

Sonuçların yorumlanması — Hızlı testlerin duyarlılık ve özgüllüğü %99’un üzerindedir (%99.1 ile 99.9 arasında). Test performansı mükemmel olmasına karşın pozitif ve negatif prediktif değerler çalışılan topluma göre değişklik göstermektedir. Eğer seroprevalans %1 ise pozitif prediktif değer %75-90, seroprevalans %0.1 ise pozitif kestirim değeri %25-50 arasındadır. Pozitif test sonucu western blot ile değerlendirilmelidir. Negatif sonuç, gerçek negatiftir ve doğrulama testine gerek yoktur. Şüpheli pozitiflik durumunda 1-2 ays onra test tekrar edilmelidir. Yanlış pozitif ve negatif sonuçlara yol açan durumlar yukarıda özetlendiği gibidir.

VİRUS SAPTANMASI — HIV antijeni saptanması, virus izolasyonu veya PCR diğer tanı yöntemleridir. BU testlerin hiç biri kestirim değeri açısından rutin serolojik testlerden üstün değildir. Ancak neonatal HIV infeksiyonu, karar verilemeyen serolojik durumlar, pencere dönemi durumlarında ve viral yük takibinde gerekli ve yararlıdır.

Serolojik bir testin doğrulanması için yapılması gereken serolojik testin tekrar edilmesidir. Diğer HIV saptama yöntemleri; PCR ile virus DNA’sının gösterilmesi ve periferal mononükleer hücrelerde virus kültürü yapılmasının duyarlılığı %95-100’dür. P24 antijenini saptama testinin duyarlılığı %8-32 arasında değişmektedir. Ancak bu testlerin hiçbiri serolojik testlerin yerine konulmamalıdır.

HIV-1 tanısında kullanılan testlerin kullanım endikasyonu ve duyarlılıkları

Tanı Yöntemi

CD4 sayısı

Duyarlılık (%)

Rutin seroloji

virus bulaşından sonra >3 ay

>99.3-99.7

Hızılı testler

virus bulaşından sonra >3 ay

>99

p24 antijen

200-500/mm3

10-20

<200/mm3

37-95

Periferik mononükleer hücre kültürü

<500/mm3

95-100

DNA PCR ölçümü

Tüm dönemlerde

>99

Kantitatif HIV RNA

>200/mm3

90

<200/mm3

98-100

Tükürük testi (OraSure Test Sistemi)

>99

İdrar testi (Calypte 1)

>99