Kadın doğum ve çocuk uzmanlarının amacı işbirliği içinde çalışarak bebek bekleyen ebeveynlere sağlıklı bebekler vermektir. Bu amaçla, aylarca izlemi yapılıp son noktaya gelinen gebeliğin sonlandırılıp, bebeğin dünyaya geldiği doğum odasında, bebeğin sağlığını en iyi şekilde etkileyecek uygulamalara yer vermek gerekir.

Tüm dünyada sezeryan ile doğum oranları artmaktadır. Bazı durumlardra sezeryan ile doğum anne, fetus veya her ikisi için hayat kurtarıcı olabilir. Ancak anne ve bebeğin mortalite ve morbiditesinde azalma olmaksızın sezeryan oranlarının gün geçtikçe artması, bu girişimin endikasyon dışı kullanıldığını göstermektedir.

Elektif sezeryan ile doğumun bebek üzerindeki etkileri

Sezeryan ve vajinal doğumun kısa ve uzun dönemde anne ve bebek sağlığı üzerinde bazı komplikasyonları ve faydaları vardır. Gerek sezeryan, gerek spontan vajinal yoldan olsun, her doğumun çeşitli riskleri vardır. Çoğu hekim sezeryanı doğum travmalarını engellemek için tercih eder. Oysa vajinal doğumların % 0.2-2’sinde omuz distozisi görülürken, sezeryanların %1-2’sinde bebeğin vücudunda kesiler görülür. Kırıklar hem sezeryan, hem de normal doğumlarda %1-2 oranında bildirilmiştir. Brakial pleksus zedelenmesi görülme oranı sezeryanda ‰ 2,1, vajinal doğumlarda ‰ 2-5’tir (1-2).
Doğum sırasında bebeğin yaşadığı stres doğum kanalından geçiş sırasındaki hipoksik yolculuk için yakıttır ve akciğerlerdeki sıvının emilimini uyararak doğum sonrası ilk nefesin alınmasını sağlar. Stresin yaşanmadığı sezeryan ile doğan bebeklerin doğum sonrası adaptasyon sorunu yaşama olasılığı yüksektir. Solunum sıkıntısı, yoğun bakıma yatış, hematolojik problemler, gastrointestinal sorunlar ve alerji bu bebeklerde daha fazla görülür. Sezeryan ile doğan bebeklerde solunum sıkıntısı riskinin 2,3 kat arttığı gösterilmiştir. Sezeryan doğumları eylem başladıktan önce ve sonra olarak ikiye ayrıldığında, eylem başladıktan sonra uygulanan sezeryanların solunum sıkıntısını 1,9 kat, eylem başlamadan uygulananların 2,6 kat artırdığı bildirilmiştir. 39-406/7 gebelik haftalarında elektif sezeryan ile doğan yenidoğanlarda bile vajinal yolla doğan yenidoğanlara göre daha fazla geçici takipne (%6 vs %1,7,) ve yoğun bakım ünitesine yatış (%14,5 vs %4,1) tespit edilmiştir.

Sezeryanla doğan bebeklerde astım %20, tip 1 diyabet %23, oranında artmıştır. Allerjik rinit ve atopi riskinin arttığı bildirilmiştir.
Sezeryanın vajinal doğuma tercih edilmesinin en önemli sebeplerinden olan asfiksi doğumun en çok korkulan ve adli davalara konu olan komplikasyonudur. Zamanında doğan bebeklerde ensefalopatinin ( beyin hasarı) intrapartum risk faktörlerini araştıran bir vaka kontrol çalışmasında ensefalopati riskinin spontan vajinal doğumla karşılaştırıldığında, müdahaleli vajinal doğumda 2,34, acil sezeryan ile doğumda 2,17 kat arttığı, elektif sezeryan ile doğumda ise riskin azaldığı (OR: 0,17) bildirilmiştir. Ancak ensefalopatili vakaların %70’inde doğumda sorun olmadığı, sebeplerin heterojenliği ve antepartum dönem ile muhtemel ilişkileri gözönüne alındığında asfiksi riskini azaltmak için elektif sezeryan ile doğum önerilemez. Ayrıca artan sezeryan oranlarına rağmen serebral palsi oranlarında azalma görülmemesi de bu görüşü desteklemektedir.

Elektif sezeryan ne zaman yapılmalı?

Gebelik haftasına göre bebeklerin yoğun bakım ünitesine yatışı ve mekanik ventilator ihtiyacı değerlendirildiğinde, ortaya “U” şeklinde bir eğri çıkar. 39 haftanın altında ve 40 haftanın üzerinde risk artar (15). En güvenli aralık 390/7 – 406/7 hafta arasıdır. Bu durum yeni tanım ihtiyacını doğurmuştur. Yeni tanıma göre 370/7 – 386/7 hafta arası erken term ve 390/7 – 416/7 arası term doğum olarak kabul edilmiştir.
Erken term (370/7 – 386/7) doğan bebeklerde solunum sorunları term (390/7 – 416/7) bebeklere göre 2 kat daha fazla görülür. Solunum ve solunum dışı morbidite 39 hafta ile karşılaştırıldığında 37. haftada 2,1, 38. haftada 1,5 kat artmıştır. Bu bağlamda birkaç günün bile önemi vardır.


İstanbul Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!