Depresyon davulla zurnayla gelmeyebilir
Depresyon davulla zurnayla gelmeyebilir

Depresyona ait moralsizlik, isteksizlik, hayattan zevk alamama, içe kapanma, ağlamalar, sinirlilik şikayetleri, çoğunlukla kolaylıkla farkedilebilebilir ve varlığında 'acaba depresyona mı giriyorum?' düşüncesiyle bir psikiyatriste başvurmanızı sağlayabilir. Fakat depresif hastalıklar her zaman böyle davul zurna çalarak kendi belli ede ede başlamayabilir. Şöyle ki depresyon aslında sadece belirli bir organa ait bir hastalık olmaktan çok vücutta birçok farklı organa ait birbirinden ayrı mekanizmalarda bozulmalarla seyreden bir sendromdur ki sendrom tabiri multiorganel ve multsemptomatik durumları açıklamak için üretilen bir terimdir.

Örneğin depresyonla birlikte vücudumuzda stres hormonu olarak bilinen kortizol salgılanmasında bozukluklar ve uyku-uyanıklık dizgesinde ve bununla bağlantılı özellikle yenilenme ve yeniden üretme gibi beden olaylarda önemli rol oynayan melatonin adı verilen hormon düzeylerinde bozukluklar gelişebilir. Depresyonda gün boyu salgılanan kortizol miktarının artması veya karanlıkta salgılanan melatonin düzeylerinde azalma olması birçok vücut fonksiyonunu olumsuz etkileyebilir. Bunlardan en önemlisi uyku-uyanıklık döngüsüdür. Depresyonu olan hastalarda uyku-uyanıklık döngüsünde bir kayma ya da gecikme yaşanabilir. Kişi gece uykuya dalmakta zorluklar yaşamaya başlar veya sabahları çok zor uyanır, uyanıklığa geçiş güçleşir.

Farkedilir düzeyde bir moralsizliğimiz, isteksizliğimiz, tahammülsüzlüğümüz olmayabilir fakat sinsice başlayan uyku bozuklukları yani uykuya dalmada güçlükler ya da uyanmakta zorlanmalar bir depresif hastalığın ilk belirtileri olabilir. Bu sebeple her zaman aynı saatte yatağa gidip aynı saatte uyanmanıza rağmen yukarıda saydığımız uykuya geçiş veya uykudan çıkış sorunları yaşamaya başladıysanız depresif bozukluklar yönünden değerlendirilmek üzere psikiyatri hekiminize danışmanızı öneririm.


Karabük Depresyon uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!