Besin intoleransı ile besin alerjisi, sık sık karıştırılan kavramlardır. Birbirinden farklı olan bu iki rahatsızlık, benzer etkilerle kendilerini gösterseler de mekanizmaları ve gelişim süreleri farklılık göstermektedir. Peki besin intoleransı ve besin alerjisi birbirinden nasıl ayır edilir ?

Besin İntoleransı:

Besin intoleransı, tüketilen besinin miktarına veya içerdiği maddelere bağlı olarak vücuda alındıktan sonra sindirilmesi veya emilim işlemlerinin gerçekleşmesinde yaşanan sıkıntılardan dolayı sindirim sisteminin hasar görmesi sonucu gelişen bir durumdur. Psikolojik, farmakolojik, enzimatik ve tanımlanamayan nedenlere bağlı olarak gelişen besin intoleransı, genellikle vücuda alınan besini sindiriminde rol oynayan enzimin vücutta olmaması/eksik olması sonucu gerçekleşmektedir.

Besin İntoleransının Belirtileri:

Bulantı

Kusma

Midede ağrı

Midede yanma

İshal

Gaz, mide krampları ya da karında şişkinlik

Baş ağrısı

Sinirlilik

Yorgunluk gibi semptomlarla kendini gösterebilir.

Bir besinin tüketiminden 30 dakika-2 saat sonra belirtiler görülmeye başlar.

Genellikle bir besini psikolojik olarak tüketmek istememe, ilaçlarda bulunan bazı maddelere karşı oluşan hassasiyet ve sütün karbonhidratına/şekerine (laktoz) karşı gelişen intoleranslar sıklıkla karşılaşılan durumlardır. Vücutta sütün şekerini (laktozu) sindiren ‘laktaz’ enziminin olmaması, bağırsaklarda hassasiyete yol açmakta ve bağırsak villuslerinin (tüycükleri) aşınmasına neden olmaktadır. Süt tüketiminden kısa bir süre sonra gaz, şişkinlik gibi şikayetler görülmeye başlanır. Ancak yoğurtta ‘laktoz’ ‘laktik asit’ e parçalanmış halde olduğu için bu şikayetler yoğurt, ayran tüketiminden sonra görülmez. Peynirde de laktoz az olduğu için sorun yaratmaz. Eğer sizde süt tüketiminden sonra bu belirtileri görüyorsanız mutlaka Gastroenteroloji doktorunuza başvurunuz.

Besin Alerjileri:

Besin alerjileri, besinlerdeki proteinlere ve besin katkı maddelerine karşı gelişen, İmmunuglobulin E (IgE) ve non-IgE temelli, ömür boyu süren reaksiyonlardır. Zararlı olduğu düşünülen proteini içeren besinin tüketiminden sonra vücut o proteine karşı özel antikorlar geliştirir. Besinin 2. kez tüketilmesinde kanda IgE antikorları ve histamin gibi kimyasal maddeler salınmaya, bağışıklık sistemi yanıtı oluşmaya başlar. Bu yanıtın bir sonucu olarak, alerji belirtileri ortaya çıkar. Bu belirtilerin türü, histaminin vücudun nereden salgılandığına bağlıdır. Kulak, burun ve boğazdan salgılandığında solunum veya yutma güçlüğü oluşabilir. Histamin deriden salgılandığında ise deride döküntüler ve kaşıntı oluşabilir. Sindirim sisteminden histamin salınması sonucunda mide ağrısı, kramplar veya ishal gelişebilir.

Besin Alerjilerinin Belirtileri:

Döküntü veya kurdeşen

Bulantı

İshal

Midede ağrı

Kaşıntı

Nefes darlığı

Göğüs ağrısı

Ani fenalık hissi gibi semptomlar sık görülen semptomlardır.

Alerjik bir besinin tüketiminden 1-2 saat içinde belirtiler başlar ve uzun süre devam eder.

170’ den fazla besin alerjisi olduğu bilinmektedir. % 90 görülen besin alerjileri; süt, yumurta, yer fıstığı, ağaç fındıkları (ceviz, kaju fıstığı), balık (pollock, somon, morino, ton balığı, kırlangıç balığı, yılan balığı), kabuklu deniz hayvanları (karides, ıstakoz, yengeç), soya ve buğday proteinlerine karşı gelişir.

Besin katkı maddelerinin alerjik etkisi genellikle vücutta histamin ve prostoglandin salınımını uyarmasından kaynaklanmaktadır. Bu maddelerden ‘tartrazin’, ‘monosodyum glutamat’ ve ‘sülfit’ler sık reaksiyona neden olan maddelerdir.

Aradaki Fark Nedir?

Besin alerjileri küçük miktarda besinle bile tetiklenebilir ve o besin her alındığında kısa sürede ortaya çıkar ve bazen çok küçük bir miktar, kısa bir sürede ciddi durumlara yol açabilir. Besin alerjisi olan kişilerin, ömür boyu o besinlerden uzak durmaları gereklidir.
Buna karşılık besin intoleransları daha çok dozla ilişkilidir ve besin alındıktan belirsiz bir süre sonra ortaya çıkabilir, bazıları geçici olmakla birlikte (bebeklerde görülen laktoz intoleransı) bazıları ömür boyu sürer. İntoleransa neden olan besinin kısa süre tüketimi kesilirse belirtiler ortadan kalkar. Bağırsaklarda görülen bu gibi hassasiyetler villusların yapısını bozmaktadır. Koldan alınan kan ve bağırsaktan alınan biyopsi ile tanı konur ve doktor-diyetisyen eşliğinde kişiye özel tedavi uygulanır.


İzmir Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!