Sindirim sistemi hastalıklarında beslenme
Sindirim sistemi hastalıklarında beslenme

SİNDİRİM SİSTEMİ

Sindirim sistemi; alınan besinlerin sindirim kanalı boyunca ilerlemesini, sindirim salgıları ile büyük moleküllerin daha küçük yapı taşlarına parçalanmasını, bu yapı taşlarının, su ve elektrolitlerin emilerek kan dolaşımına geçişini sağlar.

AĞIZ HASTALIKLARI VE BESLENME TEDAVİSİ

DİŞ ÇÜRÜĞÜ:

Basit karbonhidrat tüketimi

Şeker ve şekerli besin tüketimi

Ara öğünlerde karbonhidratlı besin tüketimi azaltılmalıdır.

DİŞ ETİ SORUNLARI:

Rafine besinler ve şeker tüketimi azaltılmalı.

Sulu besinler tercih edilmeli.

TÜKÜRÜK BEZİNDE İLTİHAP, TÜKÜRÜK BEZİNDE TAŞ, AĞIZDA YARA VEYA GEÇİRİMİŞ AMELİYAT

Az posalı ve sıvı besinler

ÖZEFAGUS HASTALIKLARI VE BESLENME TEDAVİSİ

AKALAZYA:

Özefagusun alt bölüm düz kasları arasındaki sinir ağının çalışmasında ortaya çıkan bir bozulmadır. Özefagusun alt sfinkterindeki gevşeme bozukluğu sonucu oluşur. Hastaların %5’inde Özefagus kanseri gelişebilir.

Akalazya’da görülebilecek genel sağlık sorunları şu şekilde özetlenebilir;

Daha çok sıvı ve gazlı içeçekleri yutma güçlüğü

Yutma Güçlüğü (Odinofaji)

Yenilen yemeğin istemsiz ağza geri gelmesi (Regürjitasyon)

Dilatasyon (Özafagial)

Ağrı (sırta, boyuna ve kollara yayılan)

Malnütrisyon (Uzun dönemde)

Akalazya’da Beslenme Tedavisi

Besinler hastadaki şikayetlerin düzeyine göre dikkatle seçilmelidir.

Posası az, yumuşak besinler verilir.

Öğün sayısı 6-8’e çıkarılır.

Besinler iyi çiğnenmelidir.

Her lokma sonrası bir miktar su alınmalıdır.

Hastaya sıkıntı (gazlı içecekler) veren besinler diyetten çıkarılır.

Kızartma, koyu çay, kahve, alkol, mideyi rahatsız eden baharat türleri, sirke ve hardaldan kaçınılmalıdır.

Çok sıcak ve çok soğuk yiyecek ve içecekler tüketilmemelidir.

Hastalar yeterli beslenemedikleri için bazı hastalarda beslenme yetersizliği görülebilir. O zaman enteral solüsyonlarla destek beslenme uygulanır.

REFLÜ ÖZEFAJİT (PEPTİK ÖZEFAJİTİS):

Reflü, mide içeriğinin yemek borusu içine kaçması sonucunda özefagus mukozasının tahriş olması ve mukozada önce ödem, daha sonra da ülser ve darlık oluşmasıdır.

Özellikle özefagusun alt bölümünde oluşur.

Reflü özefajit her 10 kişiden 4’ünde görülür.

Normalde birçok kimsede yemek sonrası 10-15 kez reflü görülebilir. Ancak bu bazı durumlarda hastalığa neden olur.

En tipik belirtisi yemekten 30-60 dakika sonra oluşan ve uzanıp yatmakla başlayan veya artan yanmadır.

REFLÜ ÖZAFAJİTİN NEDENLERİ:

Yemek borusunun alt ucundaki kapak fonksiyonlarının bozuk olması

Mide fıtığının olması

Mideden yemek borusuna doğru olan kaçağı engelleyecek mekanizmanın bozulması

Artmış mide asit salınımı,

Mide boşalmasında gecikme

Midenin aşırı dolgun ve gergin olması

Kullanılan bazı ilaçlar

Reflü Özefajitis’te Beslenme Tedavisi ve Genel Öneriler

Şişmanlık özafajitle beraber gelişir. Bu yüzden enerji kısıtlanarak ideal kiloya inmesi sağlanır.

Günde en az 3 öğün düzenli yemek yenmelidir.

Yatmadan önce yemek yeme alışkanlığından vazgeçilmelidir.

Koyu çay, kahve, karbonatlı içecekler, domates, asitli meyve suları, acı baharatlar diyetten çıkarılmalıdır.

Alt özafajiyal kapak basıncını arttırmak için; proteinden zengin besinler ve yağlı besinler arttırılır.

Yemek hacmini azaltmak için yemeklerde sıvı alımı azaltılıp, sıvı alımı öğün aralarına kaydırılır.

Kızartmalar, kavurmalar, çok sıcak veya çok soğuk besinler yenilmemelidir.

Karın içi basıncı arttıran, sıkı kemer, korse gibi uygulamalardan kaçınılmalıdır.

Yemekten sonra yatmaktan kaçınılması gerekir.

Yatılan yatağın başının 15-25 cm yükseltilmesi, gece uykudayken, yemek borusuna kaçmış olan mide içeriğinin yer çekimi etkisiyle geriye dönmesini kolaylaştırır.

Alt özefagus basıncını azalttığı için alkol kullanılmamalıdır.

Tok karnına egzersiz yapılmamalıdır.

HİETAL HERNİA(FITIK):

Midenin özefagusun hiatus kısmından göğüs boşluğuna geçmesidir.

Fıtık, midenin dolgunluğuna, vücudun pozisyonuna göre aşağı ve yukarı kayabilir.

Öksürme, kusma veya abdominal basınç artışı yapan nedenler fıtığa neden olabilir.

Hamilelik, şişmanlık da fıtık oluşumunu kolaylaştırabilir.

Mide içeriği özefagusa geçtiği için özefajitis görülebilir.

Hiatus Hernia’da Beslenme Tedavisi

Öğün sayısı arttırılmalı

Azar azar, sık sık yemek yenilmeli

Yemekten sonra yatılmamalı

Uyurken yüksekte yatılmalı

Asitli yiyeceklerden kaçınılmalı

Aşırı sıcak besinler tüketilmemeli

Bazı hastalarda zayıflama, şikayetleri azaltabilir.

Karın üzerinde baskı yapan çamaşır ve kemer kullanılmamalı

MİDE HASTALIKLARI VE BESLENME TEDAVİSİ:

Dispepsi-Hazımsızlık

Gastirit

Ülser

Dumping sendromu

DİSPEPSİ-HAZIMSIZLIK:

Yemeklerden sonra midede dolgunluk, basınç hissidir. Bulantı, ağrı, karın bölgesinde hassasiyet, gerginlik ve şişkinlik görülebilir.

Dispepsinin, hızlı yeme, yetersiz çiğneme, hava yutma ve duygusal strese bağlı olarak da oluştuğu bilinmektedir.

Dispepsi’de Beslenme Tedavisi

Besinler iyi pişirilmeli, baharatlı olmamalıdır

Yemekler yavaş yavaş yenilmelidir.

Yemekler iyi çiğnenmelidir.

Yemek yerken fazla konuşulmamalıdır.

Su, yemek aralarında içilmelidir.

GASTRİT:

Mide mukozasının akut ya da kronik yüzeysel erozyonlardır. Akut gastrit genellikle mide de en sık görülen, her yaş grubunda rastlanan bir hastalıktır. Akut gastritte eğer uygun tedavi yöntemi uygulanırsa hızla iyileşme sağlanır.

Genel Olarak Gastrit’te Beslenme Tedavisi

Yemekler az az, sık sık ve düzenli yenilemeli

Koyu çay, alkol, kahve, kızartmalar, baharat, ketçap, hardal tüketimi kısıtlanmalı

Sigara, alkol tüketimi yasaklanmalı

Yemekler yavaş yavaş yenmeli

Hazımsızlık yapan besinler yenilmemeli

İlk günlerde midenin dinlenmesi için damar yolu ile beslenme uygulanabilir. Daha sonra sulu besinler veya enteral solüsyonlar verilir, yavaş yavaş normal besinlere geçilir.

C vitamini alımını desteklemek için her gün taze sebze ve meyve tüketilmelidir.

ÜLSER:

Sindirim sisteminin gastrik sekresyonunun erişebildiği bölümde oluşan akut veya kronik ülserasyondur. Peptik ülser özefagus alt ucunda, midede ve duedenumda görülebilir. Akut ülserin bulguları nispeten şiddetli olup ani başlar ve kısa sürer. Kronik ülserin ise bulguları yavaş yavaş başlar ve kronik bir seyir gösterir.

ÜLSERİN KLİNİK BULGULARI:

Karın ağrısı

Özellikle yemek sonrası kusma

Ağızdan ve dışkıdan kan gelmesi

Bulantı

Besinin ağıza geri gelmesi

Yanma

Geğirme

Karında dolgunluk

İştah bozuklukları

Ülser’de Beslenme Tedavisi:

Yemek saatleri belirli ve düzenli olmalıdır.

Üç ana öğün tüketilmelidir.

Rafine karbonhidratların olumsuz etkileri vardır. Şeker bazı hastalarda midede yanmaya neden olduğundan şeker tüketimi azaltılmalıdır.

Doku onarımı ve yapımı için proteinden zengin besinler tüketilmelidir.

Yağların, özellikle bitkisel sıvı yağların olumlu etkileri vardır.

Diyet, enerji ve besin öğeleri bakımından yeterli ve dengeli olmalıdır.

DUMPİNG SENDROMU:

Mide ameliyatlarından sonra ortaya çıkar. Orta yaş üzerinde ve kadınlarda daha çok görülmektedir.

Dumping Sendromu ve Beslenme Tedavisi

Günde 6-8 öğün yemek yenilmeli

Ana öğünler ara öğünlere paylaştırılmalı

Şeker kullanımı azaltılmalı (erken dumpingde) (geç dumpingde şeker verilince hasta rahatlar)

Yemek sırasında sıvı alınmamalı, yemeklerden 45 dakika önce veya sonra alınmalı

Çok soğuk besinler uyarıcı olduğundan verilmemeli

BAĞIRSAK HASTALIKLARI VE TIBBİ BESLENME TEDAVİSİ:

KONSTİPASYON(KABIZLIK):

Beslenme Tedavisi:

Konstipasyonun beslenme tedavisindeki temel ilke, suda çözünen ve çözünmeyen posa kaynaklarının diyette arttırılmasıdır.

Diyet posasının önerilen düzeyi 14 g/1000 kkal olup; ortalama 25-30 g/gün düzeyindedir.

Diyette tüketilen posa düzeyini artırmak için;

Tam buğday ekmeği, unu ve tam buğday içerikli ürünlerin diyette tüketimini arttırmak

Sebze-meyve, kuru baklagiller ve yağlı tohumların tüketimini arttırmak

Yüksek posalı tahılları tüketmek

Sıvı tüketimini arttırmak (Günde en az 2 litre)

DİYARE(İSHAL)

Diyare, dışkının kıvamında azalma ile birlikte sıklığında ve hacminde artma olarak tanımlanır.

Diyarede su ve elektrolit kaybı oluşur. Süresi uzarsa, hastada dehidratasyon, deri tonusunda azalma, zayıflık, halsizlik ve kansızlık gibi durumlar oluşur.

Bu nedenle ishalin bir an önce tedavi edilmesi gerekir.

Beslenme Tedavisi:

Hastanın su ve elektrolit kaybının karşılanması (Özellikle bebek ve çocuklarda çok önemlidir)

Enerji ve besin gereksiniminin karşılanması

Posalı besinlerin tüketiminin azaltılması

ÜLSERATİF KOLİT:

Ülseratif kolit kolonun ve rektum mukozasının enfeksiyonel bir hastalığıdır.

Genelde genç erişkin ve orta yaş grubunda görülür.

Hastalığın kesin sebebi bilinmemektedir.

Hastalık genelde kronik seyirlidir. Ancak bazen şiddetli akut ataklar yapar.

Rektal kanamalar, devamlı ishaller, şiddetli karın ağrısı, karında şişme, ateş, halsizlik ve huzursuzluk gibi belirtiler gösterebilir.

Beslenme Tedavisi :

Bireyin durumu ve bulguları göz önünde bulundurularak diyet, yüksek enerjili, bol proteinli (enerjinin %15-20’si), az posalı, az yağlı ve vitamin minerallerden zengin olmalıdır.

Az az sık sık beslenme önerilir.

Kişide süt intoleransı gelişmişse süt diyetten çıkarılır, yerine yoğurt tüketimi önerilebilir.

Balık tüketimi ve balık yağı kullanımı önerilebilir.

CROHN HASTALIĞI (REJİYONEL ENTERİT):

Crohn hastalığı, gastrointestinal sistemi ağızdan anüse kadar tutabilen, kronik enfeksiyonel bir hastalıktır.

Hastaların büyük bölümünde, kronik diyare, steatore (yağlı dışkılama), iştahsızlık, ateş, karın ağrısı ve şişkinliği, gaz, anemi, melena (dışkıda kan görülmesi), yorgunluk ve eklemlerde bozukluklar görülebilir.

Besin tüketiminin azalması, gereksinimin artması, emilimin azalması ve gastrointestinal kanaldan protein, sıvı ve elektrolit kaybına bağlı olarak malnütrisyon görülebilir.

Beslenme Tedavisi:

Hastalıkta akut dönemde, sıvı ve elektrolit kaybının karşılanması önemlidir.

Daha sonraki dönemde, bağırsakların dinlendirilmesi ve bireyin yeterli ve dengeli beslenmesinin sağlanması için total parenteral ve/veya enteral destek uygulanır.

Hastada bulgular düzelmeye başladıktan sonra ağızdan beslenmeye geçilir.

Diyet ilkesi olarak yüksek enerjili, bol proteinli , az posalı, az yağlı (MCT: orta zincirli yağ asitlerinden zengin), vitamin-minerallerden (özellikle A, D, E, K vitaminleri; B1 , B2 , B12 , folik asit, selenyum) zengin bir beslenme programı hazırlanır.

Bazı hastalarda, buğday, mısır, pirinç, turunçgiller ve süt ve ürünlerinin semptomları arttırdığı bildirilmektedir. Bu nedenle hastaya denenerek verilmesi gerekmektedir.

Buna ek olarak, acı, baharat, alkol, koyu çay, kahve, çok sıcak ve çok soğuk besinler ile çiğ sebze ve meyvelerin tüketiminden de kaçınılmalıdır.

IRRITABLE BAĞIRSAK (SPASTİK KOLON) SENDROMU(IBS)

IBS, kalın bağırsakta karın ağrısı, gaz, dışkılama alışkanlıklarında değişikliklerin oluştuğu, geçmeyen veya aralıklarla tekrar eden bir durumdur.

Kalın bağırsakta düzensiz, hareketler söz konusudur.

Çok şiddetli kasılmaların yanında bazen de bağırsak hareketlerinde yavaşlama olabilir.

Bütün bu değişiklikler dışkılama düzeninin bozulmasına ve karın ağrısına neden olur.

IBS; bağırsak alışkanlıklarındaki değişiklik, geçmeyen veya tekrarlayan ishal, kabızlık veya her ikisinin birden, birbirinin peşi sıra gelmesi şeklinde de olabilir.

Beslenme Tedavisi:

Enerji ve diğer besin öğeleri hastanın gereksinimine göre verilir.

Bazı bireylerde diyet yağı bağırsak hareketlerinin artmasına neden olabilir. Bu nedenle azaltılması gerekebilir.

Hastada diyare varsa, az posalı, konstipasyon varsa bol posalı, hem diyare hem konstipasyon görülüyorsa, az posalı diyete ek olarak günlük 20 gram kepek ilavesi yapılır.

Az az sık sık beslenme önerilir.

Gaz yapıcı besinler (lahana, turp, kuru baklagiller), gazlı içecekler, alkol, kafein içeren içecekler/besinler, acı baharatlar verilmemelidir.

Çiğ sebze-meyve ve süt bazı hastalarda semptomları artırdığı için kontrollü verilmelidir.

DİVERTİKÜLER KOLON HASTALIĞI:

Kolon duvarından dışarıya doğru cepleşmeleridir.

Yaygın görülmesine divertükilozis denir.

Şişmanlık, az posalı diyet tüketimi, yaşlılık, kolon kaslarındaki dejenerasyon ve bakteriyel enfeksiyonlar divertikül nedeni olabilir.

Beslenme Tedavisi:

Divertikül tedavisinde, karın içi basıncı değiştiren, kusma ağır egzersizlerden kaçınılmalı ve hasta şişmansa ideal vücut ağırlığına ulaşılması sağlanmalıdır.

Diyet posası, hastalığın ilk dönemlerinde azaltılmalı (tolere edilemediği için), sonrasında posa miktarı arttırılmalıdır. Sıvı tüketimi artırılmalıdır.

Kızartma, kavurma türü yiyeceklerden kaçınılmalıdır.

KISA BAĞIRSAK SENDROMU:

Bağırsağa cerrahi girişim bulunulması (ince bağırsak alınması) sonucu gelişen duruma verilen isimdir.

İnce bağırsak, % 70-80 düzeyinde alınabilir.

Beslenme Tedavisi :

Bireye göre enerji, protein, vitamin ve mineral, sıvı gereksinimi ayarlanır.

Az posalı, yumuşak besinler verilir.

Hastaya uzun süre TPN (total parenteral beslenme) uygulanır.

Daha sonraki dönemde enteral ve/veya oral beslenme uygulanır.

Oral beslenme uygulandığında, laktaz enziminin yapımı azaldığı için diyette laktoz miktarı azaltılır.

Yağ emilim bozukluğu sonucu, A,D,E,K vitaminleri ve kalsiyum emilimi azalır.

Sık sık ve azar azar beslenme uygulanır.


Mersin Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!