Yulaf ve aşure
Yulaf ve aşure

Yulaf;

Çinliler yulafın zindelik verici özelliklerini binlerce yıl önce keşfetmiş, Antik Romalılar enerji depolamak için sofralarından yulafı eksik etmemişlerdir. Peki ya bizler beslenmemizde yulafa ne kadar yer ayırıyoruz ?

Yulaf, bileşiminde hem çözünür hem çözünmeyen diyet lifi (posa) içeren, protein, doymamış yağ asitleri, fitokimyasallar, B1, B2, B6, folik asit gibi B grubu vitaminleri, demir, fosfor, potasyum, selenyum gibi minerallerle zengin bir besin maddesidir. İçerdiği beta glukan ile oldukça önem taşımaktadır.

Yulafın faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz:

Hücrelere enerji taşınması, dokulara kan aracılığıyla oksijen transferinde görevlidir.

Zarar gören yaşlı hücrelerin yenilenmesini sağlar.

Kurşun, kadminyum, krom gibi ağır metallerin vücuttan atımında etkilidir.

Beta glukan içeriği ile kolesterol düşürücü etkileri bilimsel çalışmalar tarafından desteklenmektedir.

3 g betaglukan kolesterol üzerine %10’luk düşüş sağlar, LDL kolesterolü azaltır.

Kalp krizi riskini azaltır ve kardiyovasküler hastalıklara karşı koruyucudur.

Bileşimindeki antioksidanlar sayesinde enfeksiyonlara karşı koruyucu, bağışıklık sistemini güçlendirici etkileri bulunur.

Uzun süre tokluk sağlar ve kilo kontrolünde önemlidir.

Tiroid bezinin işlevine yardımcı olur. Östrojen üretimini dengeler.

Tip 2 diyabet hastaları için beta glukan kan şekerinin dengelenmesinde çok etkilidir. Ayrıca yapılan bir çalışmada yulafın insülin duyarlılığını artırdığı, vücut yağlarını azalttığı tespit edilmiştir.

Cildi yumuşatıcı ve rahatlatıcı etkileri de bulunmaktadır.

40 g ( 4 Yemek Kaşığı ) yulaf ezmesini 2 dilim ekmek yerine tüketebilirsiniz. 150 kkal ve 2 g lif içerir.

1 bardak (200 ml ) süt, 4 yemek Kaşığı yulaf ezmesi, 2-3 adet ceviz ve kuru meyve ile sağlıklı ve doyurucu bir kahvaltı alternatifi yapabilirsiniz.

2 yemek Kaşığı yoğurt, 2 Yemek kaşığı yulaf ezmesi ve 1 çay kaşığı tarçın ile ara öğün olarak da tüketebilirsiniz.

Badem, yaban mersini, muz, ceviz, yer fıstığı, kızılcık, hurma gibi birbirinden farklı tatlarla zenginleştirerek yepyeni yulaf ezmesi tarifleri de oluşturabilirsiniz. Ayrıca krep, kek, kurabiyelerinizde de rahatlıkla kullanabilirsiniz. Faydalarını anlatmak bizden, denemek sizden..

Aşure;

Aşure pişirme geleneğinin Hz. Nuh’tan kalan bir sünnet olduğu, büyük tufandan sonra gemi karaya oturduğunda Allah’a şükretmek amacıyla gemide elde kalan tüm malzemelerin karıştırılıp pişirilmesiyle elde edildiği bilinmektedir.

Farklı lezzetlerin bir araya gelerek mükemmel bir tat oluşturduğu aşure, besleyiciliği ile de en az tadı kadar önem taşır. İçerisindeki kuru fasulye, nohut, buğday, pirinç karbonhidrat, protein, çinko, demir. B ve E vitaminleri açısından zengindir. Temel besin ögelerinin yanı sıra bol miktarda posa içerir. Posa içeriği ile kalp hastalıklarına karşı koruyucu, bağırsakları çalıştırıcı özelliği ile kabızlığı önleyici etki gösterir. Fındık, ceviz ve diğer yağlı tohumlar protein, B vitaminleri, n-3,n-6,n-9 diye belirttiğimiz tekli ve çoklu doymamış yağ asitlerini içerir. Özellikle cevizin bileşimindeki n-3 yağ asitlerinin kalp hastalıklarına karşı koruyuculuğu, kolesterol düşürücü etkisi çalışmalar tarafından desteklenmektedir. Hafıza ve beyin gelişimi üzerine de olumlu etkileri bulunmaktadır.

Kuru meyveler de yine posa açısından oldukça zengin kaynaklardır. Ayrıca glisemik indeksi düşük (kan şekerini yavaş yükseltici) özelliktedir. Meyvelerin vitamin içerikleri de çok zengindir. Bağışıklık sistemini güçlendirirler.

Yapmış olduğunuz aşureyi şeker yerine bal veya pekmezle tatlandırırsanız besleyicilik özelliği açısından daha sağlıklı ve kaliteli bir tatlı yapmış olursunuz. Aşurenizi tarçın ile süsleyerek tarçının kan şekerini düzenleyici, metabolizma hızlandırıcı ve yağ yakımını destekleyici özelliğinden de faydalanmış olursunuz. Buğday olarak karabuğday da kullanabilirsiniz. Enerji içerikleri benzer olmasına karşın posa içeriği daha yüksek olduğu için daha tok tutucu bir etki yaratmış olursunuz. Aynı zamanda posa içeriğini artırmış olduğunuz için posanın; kolesterol düşürücü, kan şekerini düzenleyici, kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu ve kabızlığı önleyici etkilerinden de fazlasıyla yararlanmış olursunuz.

1 kase aşure yaklaşık olarak 300-400 kkal’dir. Enerji değerinin yüksek olması sebebiyle bir öğün yerine tüketimi mümkündür. Zaten içerisindeki faydalı besinler sayesinde uzun bir süre tok kalır ve bir sonraki öğünde fazla yemek yemeyi engellemiş olursunuz.

Hadi bakalım Aşure kazanları kaynasın! Kendimizi, ailemizi, yakınlarımızı bu sağlıklı tatlıdan mahrum bırakmayalım..


Sivas Beslenme ve Diyetetik (Diyetisyen) uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!