Yazın gelişiyle pencerelerin açılması,havuz ve denize girilmesi,doğanın uyanması ,sıcakta gıdaların daha kolay bozulup, mikroorganizmaların üremesi, güneş ile uygunsuz saatlerde ve sürede temas edilmesi sebebiyle kışın rastlamadığımız ya da daha az rastlanan hastalıklar birden artar. Özellikle güneş çarpması, yanıklar, isilik, cilt rahatsızlıkları, ishaller böcek, sinek sokmaları, göz, kulak ve idrar yolları infeksiyonlarına daha sık rastlarız. Güneş çarpmasında kişinin kaybettiği su yerine konulmazsa ateş, kusma , halsizlik gibi belirtiler görülebilir. Su ve elektrolit kaybının şiddetine göre hipovolemik şoka kadar varan tablolar oluşabilir.

Güneş çarpması sık sık su, ayran veya meyve suyu verilmesi ile önlenebilir. Güneş çarpan kişiye ılık duş yaptırılmalı ağızdan yeterli sıvı alamıyor ya da kusuyorsa en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak damar yoluyla sıvı verilmesi sağlanmalıdır.

Güneşten korunmak için 10.00 ile 17.00 saatleri arasında açık havaya mümkün olduğunca çıkılmaması, bol sıvı tüketilmesi, en az 30 koruma faktörlü koruyucu güneş kremi kullanılması büyük önem taşır.

Dikkat edilecek konu; bu kremlerin güneşe çıkmadan yarım saat önce sürülmesi, her 3 saatte bir de tekrarlanmasıdır. Özellikle yüzü korumak için de kıyıda oynayan çocuklara geniş kenarlı şapka takmak yararlı olur. Çevre ısısı arttıkça, deriden ter salgılanması artar. Aşırı sıcaklarda ter bezleri kanalları tıkanır ve halk arasında isilik denen boyun, omuzlarda daha sık olmak üzere vücudun daha fazla terleyen bölgelerinde küçük kırmızı ve kaşıntılı cilt lezyonları belirir. Tedavisinde her gün ılık suyla 3 -4 kere banyo yapılması önerilir. Yeterince temizlenmeyen havuzlardan mantar, ishal yapan mikropların ve idrar yolunu seven mikropların bulaşmasıda kolaylaşır. Havuzdan çok denizin tercih edilmesi, sıcakta çok beklemiş gıdaların tüketilmemesi,ellerin sıkça yıkanması, uzun süreli idrar tutulmaması olası hastalıkları azaltacaktır.


Bursa Çocuk Doktorları uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!