Anne karnından başlayarak yaşamın sonlanmasına kadar devam eden kaçınılmaz bir süreç olan yaşlılık, zamana bağlı olarak anatomik ve fizyolojik işlev değişiklikleriyle devam eder. Yaşlılıkla birlikte vücutta yıkım hızı artar, tat ve koku duyusu azalır, tükürük salgısı azalır, ağız ve diş sorunları artar, yutma zorlaşır, yaşın artmasıyla birlikte gıdaların sindirim siteminde kalma süresi artar ve uzun süreli tokluk hissi yaşanır. Sindirim siteminde sorunlar meydana gelir. Yaşın artmasıyla meydana gelen fizyolojik bu değişiklikler, psikolojik sorunların artması, ekonomik problemler, alışveriş yapamama, kendi yemeğini hazırlayamama ve ilaç kullanımları yeterli ve dengeli beslenmelerini dolayısıyla sağlıklarını olumsuz olarak etkiler.

Yaşın artmasıyla sık görülen yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, kemik erimesi, diyabet gibi kronik hastalıklar yaşam kalitesini ve süresini olumsuz etkiler.

Çiğneme ve yutma gibi problemleri olan yaşlılar yumuşak yani kolay çiğnenebilir besinler tüketmelidir. Her yaşta olduğu gibi bu yaş grubunda da yeterli ve dengeli beslenme sağlığın korunması ve geliştirilmesi için çok önemlidir. Yeterli ve dengeli beslenme; dört besin grubunda bulunan besinlerin yeterli miktarda tüketilmesiyle sağlanır. Bu besinler; süt grubunda yer alan süt, peynir ve yoğurt; et grubunda yer alan et, tavuk, yumurta ve kuru baklagiller; sebze ve meyve grubu ile tahıl grubuna giren ekmek, bulgur, makarna, pirinç, mısır ve tarhanadır.

Haftada en az 2-3 kez balık tüketilmelidir. Hayvansal kaynaklı yağ tüketimi azaltılmalı, bitkisel kaynaklı sıvı yağlar tercih edilmelidir. Az yağlı veya yağsız süt ve yoğurt tüketimine özen gösterilmelidir. Kan şekerini hemen yükselten şeker, şekerli ve hamurlu besinler yerine muhallebi ve sütlaç gibi sütlü tatlılar tercih edilmelidir. Özel gün ve toplantılarda pasta, tatlı ve şekerleme tüketiminden olabildiğince kaçınılmalıdır.

Her gün imkanlar dahilinde 5-7 porsiyon sebze ve meyve ile haftada 2-3 kez kuru baklagil yemeği tüketilmelidir. Kızartma ve kavurma yöntemleri yerine sağlık açısından daha uygun olan haşlama, ızgara ve fırında pişirme yöntemlerini tercih edilmelidir. Kızartılmış besinlerden uzak durulmalıdır. İçinde et bulunan yemekleri pişirirken ilave yağ konulmamalıdır. Mümkün olduğunca yaşa uygun olarak fiziksel aktivite artırılmalıdır.

* Öğün sayısı artırılmalı, az ve sık yemek yenilmelidir. (3 ana, 3 ara öğün) Mutlaka sabah kahvaltısı yapılmalıdır.

* Yağ, şeker, tuz tüketiminizi azaltın.

* Yağı azaltılmış süt ve süt ürünlerini tercih edin.

* Günde ortalama 8-10 bardak su için.

* Posa içeren sebze, meyve, tahıl ve kuru baklagilleri tüketin.

* Haftada 2 kez balık tüketin.

* Katı yağ tüketiminizi azaltın.

* Salatalarınıza zeytinyağı kullanın.

* Yemek pişirme yöntemleri çok önemlidir. Sindirim sisteminde rahatsızlık yaratmayacak haşlama, ızgara ve fırında pişirme yöntemlerini tercih edin. Yaşlılar için kızartma ve kavurma yöntemleri uygun değildir. Kızartılmış besinler yağ çektikleri için enerji içeriğinin daha yüksek ve yaşlılar açısından sindirimlerinin daha güç olacağı unutulmamalıdır.

* Beyaz ekmek yerine kepekli, esmer ekmeği tercih edin.

* Ağız ve diş sağlığınıza dikkat edin.

* Düzenli olarak egzersiz yapın.

* Uygun vücut ağırlığınızı koruyun.

* Hızlı yemek yemeyin.


Kırşehir Yaşlı Beslenmesi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!