“ İş hayatına öyle bir dalmışız ki doktor hanım, paraydı, alacaktı, verecekti derken çocuklarımın nasıl büyüdüğünü fark edemedim. Çocuğumun okumayı söktüğü ana şahit olamadım, lisede basketbol maçına izin alıp gidemedim, ateşli hastayken annesi var nasılsa yanında diyerek gece boyunca bekleyemedim. Şimdi düşünüyorum da buna değer miydi?”

“ Hep bir evim olsun istiyordum, sadece kiradan kurtulup rahat edelim, ev sahibi çıkaracak mı diye korkmayalım istedim. Önce 2 odalı bir ev aldık, başta taksitlerini ödemek o kadar zor geldi ki, bir daha borca girmeyiz artık dedim. Sonra bir yazlık aldık, sonra ikincisini de satıp site içinde bir daire aldık, hem de 4 odalı...Bu arada baktım da tam 4 kez arabanın modelini değiştirmişiz, 5 kez de telefonun...

Sonuçta 18 yıllık evliyiz, çocuklarımız büyüdü, birlikte ne şehir dışı tatile gidebildik, ne bir otelde kalabildik, ne de güzel bir restorana gidebildik. Hanım ne zaman alışveriş yapacak olsa hep erteledi, çocukları spora , sanata yönlendiremedik, varsa yoksa kurs, dershane.... Biz işten eve, evden işe, onlarsa okuldan eve, evden okula. Biz hayatı yaşamamışız doktor hanım. “

Bu ve benzeri cümleleri gerek danışanlarımdan gerekse gittiğim eğitimlerden o kadar çok duyuyorum ki.. Sürekli bir mutsuzluk, serzeniş ve hayatı kaçırmanın yarattığı pişmanlık hali var. Sadece tüketerek mutlu olmaya çalışıyor insanlar. Kendi ellerinde var olanları değil de başkasının sahip olduklarını kıstas alıyorlar. İyi de bir başkasının hayatına yetişmek o kadar kolay mı? Bir başkasının hayatını yaşamak size ve aile kültürünüze uyar mı?

Yaşamınızın Dengelerini Koruyun!

Hayatta mutlu olabilmenin tek yolu, sahip olduklarınızın değerini bilmekte, şimdiye odaklanabilmek ve elinizden gelenin en iyisini yapmak için sorumluluğu üzerinize almakta…

Bu nedenle eğer yaşamı bir puzzla benzetecek olursak , 4 önemli köşesini iyi kurgulayabilmek gerekiyor, BEN, AİLE, İŞ ve SOSYAL HAYAT …

Hayatı dengeli yapılandırabilmeniz için işte önerilerim:

Kendinizi yaşamda bir huzur ve sevgi kaynağı olarak görün ve tanıyın.

Ailenizle akşamları mutlaka beraber yemek yiyin ve günün en mutlu ve en zorlandığınız anlarını paylaşın, anlatın ve birlikte çözüm üretebilmek için birbirinize destek olun.

Zamanı iyi yönetin; haftanın bir günü kendinize özel zaman ayırın, arkadaşlarınızla zaman geçirin veya hobinizle ilgilenin.

Çocuksuz da eşinizle birlikte dışarı çıkın, birlikte bir spor yapın, yemeğe çıkın veya sinemaya tiyatroya gidin.

Ailece birlikte ürettiğiniz ya da projelendirdiğiniz aileye veya topluma katkısı olan bir işi yürütün. Bir sosyal sorumluluk projesi olabilir, evde bitki yetiştirmek olabilir,

Başkalarını suçlamaktan vazgeçin ve kendi sorumluluğunuzu kucaklayın.

Sürekli öğrenmek için içsel bir kültür yaratın

İşe giderken baba, anne, ya da eş kimliğinizle değil mesleki kimliğinizle gidin,

İşten çıkınca da eve mesleğinizi ve sorunlarını değil, sadece kendinizi götürün.

Anın tadını çıkarın, her ne yapıyorsanız hakkını verin

Hayatı asla ertelemeyin


Adana Genel Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!