Yağlı karaciğer ya da karaciğer yağlanması gelişmiş toplumlarda sıklıkla görülen, obezite ve insülin direncinin bir sonucu olarak ortaya çıkan bir durumdur. Karaciğer yağlanması olan kişilerde kalp ve damar hastalıkları, şeker kastalığı, kolsterol yüksekliği, ölüm ve karaciğer ile ilgili hastalıkların (karaciğer iltihabı, siroz ve karaciğer kanseri) riski artmaktadır. Karaciğer yağlanmasının ilerlemesinde çevresel ve genetik faktörlerin yanı sıra, kişinin yaşam alışkanlıkları (diyet ve egzersiz) önemli rol oynar. Bu nedenle de bu tip hastalara ilk öneri sağlıklı bir beslenme düzenine geçmesi ve düzenli egzersiz yapmasıdır. Ancak hastaların çok azı yaşam tarzını değiştirdiğinden hekimler sıklıkla çeşitli ilaçlar önermek zorunda kalıyorlar. Fakat bu günün şartlarında karaciğer yağlanmasında ve yağlanmanın hasara ilerlemesinin önlenmesinde yüksek etkinliği olan bir ilaç henüz yoktur. Karaciğerdeki yağlanma süreci, takiben iltihaba ve sonrasında da hasar ve hasarın onarımı (en ileri haline siroz) sürecine gider. Bu olaylar dizisinde en kritik noktalardan biri artmış oksidatif stres ve buna karşı çalışan anti-oksidan sistemin yetersizliğidir.

Yağlı karaciğer nasıl tedavi edilir?

Öncelikli olarak sağlıklı bir kiloya inmek gerekir. Bunun için de sağlıklı beslenmek ve mümkün olduğunca günlük yaşama egzersizi dahil etmek gerekir. Yağlı karaciğerin ilerlemesinde oksidatif stres önemli bir rol oynadığından, oksidatif strese iyi geldiği bilinen doğal çözümler de günümüzde tedavi ve yaklaşımda güncel bir yer tutmaktadır. Bu doğal çözümler içerisinde, bazı hayvan ve insan deneylerinde olumlu etkileri gösterilmiş olan bitkisel kimyasallardan polifenoller bulunmaktadır. Polifenoller sağlık açısından bitkilerde bulunan vitaminler kadar hayati bir öneme sahip olmasa da, meyve ve sebzelerden yarar elde etmemizi sağlayan maddeler arasında yer alır. Bitkisel polifenoller açısından en zengin bitkileri sıralayacak olursak kırmızı soğan, elma, berry meyveler, turunçgiller, kiraz, vişne, erik, üzüm gibi kırmızı-mor-mavi meyveler, yeşil çay, siyah çay (karaciğer yağlanması üzerine siyah çay daha etkili), kahve, kekik, karnabahar, brokoli ve soya sayılabilir. Resveratrol karaciğer yağlanması üzerinde etkisi en çok çalışılan, insanlarda da denenmiş olan polifenolleren birisidir. Silmarin de yine insanlarda karaciğer yağlanmasında en sık denenmiş anti-oksidanlardandır ve sınırlı bir çalışma da olsa, karaciğer yağlanması üzerine olumlu sonuçlar elde edilmiştir. Ancak bu antioksidanlar bilimsel açıdan henüz ilaç olarak kullanılabilir boyutta değildir. Bitkisel kimyasallar antioksidan etkileri nedeniyle potansiyel olarak karaciğer yağlanmasında ve yağlanmaya bağlı hasar gelişmesinde yararlı olduğu için, günlük yaşamda bu sebze ve meyvelere daha çok yer verebiliriz. Karaciğer yağlanması takiben gelişebilecek karaciğer ve eşlik eden risk faktörlerinin de ortaya konması açısından (obezite, insülin direnci, gizli şeker, şeker hastalığı, metabolik sendrom, kolesterol yüksekliği ve siroz) önemli bir durumdur ve mutlaka uzman bir hekim ile hastanın risklerinin araştırılması ve tedavisinin düzenlenmesi gerekir.


Adana Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!