VAJİNİSMUS NEDİR?

Kısaca vajinal kasların kişinin iradesinden bağımsız olarak cinsel birleşme esnasında istemsiz bir şekilde kasılarak cinsel birleşmeyi imkansız kılan çoğu zaman psişik kökenli yaşanan cinsel bir problemdir. Bu durumu göz kaslarımızın reflekslerine benzetebiliriz nasıl ki dışarıdan gelen her hangi bir tehlike karşısında göz kaslarımız irademizden bağımsız olarak korunma refleksiyle göz kapaklarımızı aniden kapatır ve dışarıdan gelen yabancı bir etkenin göz ile temasını engeller genelde vajinismusda da bu tarz bir dinamik söz konusudur. Vajinal kaslar ile kişinin bedenide senkronize olur ve penis girişini bir tehlike korku yada acı duyulacak bir nesne olarak algılar ve ilişkiyi reddeder. Ülkemizde kadınlarda görülen yaygın cinsel işlev bozukluklardan biridir. Cinsel terapiye yanıt oldukça iyidir.

VAJİNİSMUSUN BELİRTİLERİ

Belirtiler çoğunlukla ilk deneyim ile kendini göstermekte, ilişki öncesinde, ilişki esnasında ve daha sonrasında olmak üzere bu belirtileri birkaç başlıkla yazacak olursak.

İlişki öncesinde duyulan yoğun heyecan belirtileri endişe, korku, kaygı, tedirginlik vb duygular.

İlişki esnasında yaşanan aşırı heyecan, titreme, kasılma gibi fiziksel ve duygusal bir takım tepkiler. Bütün bedeni eşe karşı kapatma ve eşi itme davranışı (çiftler tarafından kilitlenme diye adlandırılır)

İlişki sonrasında ise cinsel istek ve duygusal tatminde görülen azalma, Suçluluk, kişinin kendisine beslemeye başladığı nefret duygusu, hayal kırıklığı…

VAJİNİSMUSUN SINIFLANDIRILMASI

-DSM-IV’ te ( Amerikan Psikiyatri kurumunun kabul ettiği psikolojik hastalıklar ile alakalı tanı ölçütleri kitabı ) vajinismus bir cinsel işlev bozukluğu olarak sınıflandırılmıştır ve cinsel ağrı bozukluklarının alt kategorisine dahil edilmiştir.

-Ana tanı kriteri; “vajinanın dış üçte birindeki kaslarda, tekrarlayan yada sürekli, istem dışı ve cinsel ilişkiye engel olan spazmın” olmasıdır.

-Vajinal kas spazmı, kolaylıkla gözlemlenebilir ve bazı vakalarda ağrıya sebep olacak kadar şiddetli yada uzun süreli olarak tanımlanır.

-Vajinismus her ne kadar bir cinsel ağrı bozukluğu olarak kabul ediliyor olsa da, tanısı için ağrının gerçekleşmesi gerekli değildir.

ICD-10’da ( Dünya genelinde uzmanlar tarından kullanılan hastalıkların uluslar arası bir kodlama sistemidir) vajinismus, ya dişi genital organları ve menstrual döngü (halk arasında ‘adet kanaması ‘veya ‘regl’olarak bilinen aylık döngü) ile ilintili bir ağrılı bozukluk yada organik bir bozukluk veya herhangi bir hastalığın sebep olmadığı cinsel işlev bozukluğu olarak tanımlanmıştır.

-Uluslararası Ağrı – Ağrı Sınıflandırma Çalışmaları Birliği; vajinismusu boyutsal ağrı bozuklukları kategorisine dahil etmektedir.

Ülkemiz dışındaki cinsel terapi litaratürünü incelediğimizde vajinismus şu şekilde tanımlanmaktadır; vajinanın girişindeki kasların istem dışı kasılarak cinsel birleşmenin ağrılı ve acılı yada birleşmenin imkânsız olarak algılanmasına vajinismus denildiği görülür.

GÖRÜLME SIKLIĞI

Yurt dışında yapılan klinik çalışma ve vaka raporlamaların bu durumun görülme sıklığının %12 ile % 17 arasında değişiklikler gösterdiği görülmüştür. Ülkelerde görülme sıklığı kültürel alt kodlar ve bireylerin psikososyal yaşantılarıyla alakalıdır.

Ülkemizde ise görülme sıklığı oldukça yüksektir. Cinsel terapi hizmeti veren özel ve resmi kurumlara başvuran kadınların %60 ının vajinismus şikayeti ile başvurduğu görülmektedir. Yapılan istatiksel çalışmalar, kullanılan tanımlamalara, yaş faktörüne, raporlama çeşitlerine göre değişkenlik gösterebilmektedir. Bu duruma tedavi arayışına girmeyen kadınlarıda dahil edebiliriz.vajinismusun bir diger özelliği ise bir kaçınma ve erteleme problemi olmasıdır. Genel itibari ile tedaviden kaçınılmaktadır. Neden olarak ise cinsellik kavramının ve cinsel sorunların konuşulması ayıp, günah, yasak, utanç verici olarak algılanması ile alakalıdır.

VAJİNİSMUSUN TİPLEMELERİ

Vajinismusun Primer,sekonder ve atipik olmak üzere iki tiplemesi vardır.

Kısaca vajinismusu çoğu zaman psişik kökenli cinsel birleşme esnasında kişinin iradesinde bağımsız vajinal kasların kasılarak birleşmenin imkansız olması durumu diye tanımladık.İstem dışı yaşanılan bu durum ilk seferde hafif ve orta düzeyde yaşanır ve ilişkiye izin vermeyecek şekilde ağrılı ve acılıdır.Bu durum Primer Vajinismus diye adlandırılır.Bu durumda kişi hayatında hiçbir şekilde cinsel deneyim yaşamamıştır. En büyük neden psikolojik kökenli kaygı ve korkulardır.

Daha öncesinde hiç vajinismus belirtileri yaşamamış daha sonra bir takım travmatik yaşantılar neticesine (doğum,düşük,kürtaj,travmatik jinekolojik muayne vb) bağlı geliştirilen ve nadir görülen duruma ise Sekonder Vajinismus denilmektedir.

Atipik vajinismus ise nedeni tam olarak bilinmeyen psişik ve organik nedenlerin hiçbirini barındırmayan vajinismus tiplemesidir. Vaka öyküsüne bakıldığında aile ve kültürel dinamiklerde herhangi bir tuhaflık yoktur. Bireyin eğitim düzeyim son derece yüksektir. Kişinin samimi söylemlerine dayanarak alınan öyküsünde vajinismus karşımıza bilinmeyen bir nedenden ötürü çıkmaktadır.

VAJİNİSMUSUN NEDENLERİ

Herkesin bir öyküsü vardır sözünden yola çıkarak düşündüğümüzde vaka örneklemeleri bize şunu gösterir ki her vajinismus vakası kendine özgü bir takım nedenlere sahipdir. Cinsel terapi uzmanlarına ve Cinsel terapi kiliniklerine yapılan başvurularda alınan öyküler sık görülen nedenleri derlememize yardımcı olmuştur. Alınan vaka öykülerinde ve örneklemelerinde aşağıda sıraladığımız yaygın nedenler görülmektedir.

En büyük neden cinsel bilgi ve cinsel eğitim eksikliği ve bunun getirisi olarak yanlış öğrenme ve bilişsel çarpıtmalar.

Psişik yani psikolojik kökenli kaygılar

Kültürel alt kodların beslemiş olduğu kızlık zarı algısı. Kızlık zarının korunması gereken çok değerli bir şey olduğu ve bunun neticesi olarak zarın aşırı önemsenip kutsallaştırılması. Bu problemin ortaya çıkmasında etkin olan nedenlerden biridir.

Abartılmış ilk gece hikayeleri: Genel olarak akran gruplarının yada abla,hala,teyze gibi otoritelerin kendi aralarında yapmış oldukları cinsel yaşantılara konuşmalara kişinin direkt yada dolaylı şekilde muhatap olması şeklinde olur.İlk geceye dahil bu konuşmaların içeriği genellikle kulaktan dolma ve yanlış abartılmış bilgilerdir.(çok acırmış, sabaha kadar kanama durmamış, zor yetiştirmişler,hastaneye kilitlenmiş vaziyette götürmüşler vb şeklinde) bilinç ve bilinç dışının en direkt olarak bilgiye maruz kalması ve koşulsuz kabullenmesi sonucunca geliştirilen bir takım psikoanatomik tepkiler.

Baskıcı ve otoriter bir aile yapısı.

Ödipal çatışma yada ödipal kompleks

Takıntılı (obsesif) borderline kişilik yapılanmaları.

Eşler arasında yaşanılan uyg

Hamile kalma korkusu

Cinsellik kavramının konuşulmadığı ötelendiği,ayıp ve yasaklandığı ortamlarda yetişme.

Pasif,bağımlı,aşırı tolere edici ve anlaşışlı bir eş tiplemesi

Cinselliğin kötü ve pis olduğu öğretilen bir ortamda yetişmek

Çocukluk döneminde kişiyi yanlış bilişsel yapılandırılmaya ve öğrenmeye maruz kılan en direkt telkinler ( Doğru otur ,bacaklarını kapat,eteğini ört vb )

Travmatik cinsel yaşantılar ( taciz,tecavüz,cinsel şiddet,ensest vb)

Cinsel mitler ( cinsellik hakkında bilinen tecrübeye dayanmayan kulaktan dolma yanlış bilgiler )

Aşırı katı dini ve ahlak kuralların yaygın olduğu toplumsal yaşantı.

İlk geceye dair geliştirilmiş korkular

Bazı enfeksiyonik durum ve anormalliklerde vajinismusa yol açmaktadır.

Ağrılı ve acılı deneyimlenen jinekolojik muayne

Yukarıda sıralanan nedenlere baktığımızda vajinismusa neden olan faktörlerin psiko,sosyokültürel nedenlere alakalı olduğunu görmekteyiz. Bunun nedeni cinsellik kavramının öteden beri toplumumuzda ötelenmesi,yadsınmış, tabu haline getirilmiş olmasında kaynaklanmaktadır. Ülkemizde cinsellik kavramının yeterli, sağlıklı aynı zamanda bilgilendirici bir cinsel eğitimin verilmemesi var olan cinsel eğitimin ise liselerde biyoloji kitaplarında yazan birkaç yüzeysel bilgiden ibaret olması cinsel problemlerin gün geçtikce daha da arttığını yapılan vaka çalışmaları bizlere göstermektedir.

VAJİNİSMUS VE İLK DENEYİM

Vajinismuslu kadınlar öncesinde herhangi bir cinsel birleşme yaşamadığı için genel itibarıyla bu sorunla yüzleşme ,düğün sonrası yaşanan:halk dilinde gerdek gecesi yada ilk gece diye bilinen zaman diliminde yaşanır.. İlk gecede yaşanılan başarısız deneyimin bir takım faktörlerden kaynaklandığı düşünülür (düğün stresi,yorgunluk,deneyimsizlik,heyecan vb) ve sorun daha sonrasında kendiliğinden çözüleceği düşünülerek ertelenir. Fakat bu durum süreklilik kazanmaya ve olduğu yerde saymaya başlayınca, kadın partnerde kendisinde bir eksiklik olduğu düşüncesi hasıl olmaya başlar. üzüntü, sıkıntı, gerginlik, suçluluk, değersizlik, her şeyin daha da kötüye gideceği düşüncesi ortaya çıkmaya başlar. Erkek Partnerde ise durum farklı değildir. Eşinin kendini istemediği, sevilmediği, reddedildiği düşüncesi yaygın olarak görülmektedir. Buna bağlı olarak da erkek öfke ve kırılganlık duyguları gider gelir.


Giresun Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!