Cinsiyet farklılıkları ve cinsiyet ayrımcılığı psikolojinin çeşitli alanlarında, bir çok deney ve çalışma ile belgelere dökülmüş bir gerçektir. Aynı zamanda, her zaman “tercih edilen erkektir” fenomeni ile tekrar ve tekrar topluma enjekte edilmeye çalışılan bu gerçek, kariyer eşitsizlikleri başlığı altında iş alanlarına da yansımaktadır. Günümüzde; akademik dünyanın ve bilimsel otoritelerin de erkek egemen olduğu açıkça görülmektedir.

Yapılan birçok araştırma ve çalışmaya göre cinsiyet ayrımcılığının ana kaynağı insanların önyargılarıdır. Araştırmaların sonuçlarında şu açıkça görülüyorki; erkeklere ırksal ve seksüel olarak daha az önyargıyla bakılıyor. Yapılan çalışmalara göre; cinsiyet ayrımcılığının en yaygın olduğu alanlardan birininde medikal sektör yani tıp dünyası olduğu görülüyor.

Tüm bunlar akıllarda bir soru canlandırıyor; “İnsanların kadın ve erkek hekimlere bakış açısı aynı mı?”. Birçok araştırma çoğu alanda olduğu gibi, tıp alanında da erkek ve kadın ayrımcılığının olduğunu kanıtlıyor. Nonnemaker'ın 2000 yılında yaptığı çalışmaya göre; akademik tıp alanında kadınların terfi etmesi, erkeklere oranla daha uzun sürüyor; bunun nedeni olarak “önyargı” gösteriliyor, buna rağmen her yıl önyargı oranının azaldığını, yani kadın doktorların terfi oranlarının arttığı görülebilir. Risberg ve arkadaşları tarafından 2009'da yapılan bir çalışma gösteriyorki; tıbbın birçok alanında kaydedilmiş önemli sayıda bulgulara göre kadın ve erkek doktorların tedavi alanındaki başarılarının hiçbir kaynağa dayanmaksızın farklı olduğu düşünülüyor ve bu düşünceye göre hastalar tarafından genellikle erkek doktorlar tercih ediliyor. Sonuç olarak; bu çalışmaya göre; cinsiyet ayrımcılığı sadece tıbbi iş alanında görülmüyor, bu ayrımcılık aynı zamanda hastalar tarafından da yapılıyor. Bu bulgu akıllara başka bir soruyu daha getiriyor; “Hastalar potansiyel olarak en çok ayrımcılığı tıbbın hangi alanında çalışan doktorlara karşı yapıyor?”. Nonnemaker'ın 2000 yılında yaptığı çalışmaya göre, bahsedilen kesim cerrahlardır, yani kadın cerrahlara karşı potansiyel olarak cinsiyet ayrımcılığı yapılmaktadır.

Türkiye'nin geneline bakıldığında, bu durumun çokta farklı olmadığı açıkça görülebilmektedir, erkek doktorların itibari kadın doktorlara göre daha yüksektir, aynı zamanda erkek doktorlar daha çok tercih edilmektelerdir. Buna rağmen Topkara ve arkadaşları tarafından 2010 yılında yapılan ve bu alanda yapılan araştırmalara oranla daha güncel olan “Cinsiyetin Önyargı Üzerindeki Etkisi” isimli deneysel çalışma gösteriyorki; üniversite öğrenimi gören yetişkin bireyler erkek ve kadın cerrahlar arasında ayrımcılık yapmıyor.

“Cinsiyetin Önyargı Üzerindeki Etkisi” isimli çalışma İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğrenim gören 19-29 yaş arası katılımcılar ile yapılmıştır. Deney, katılımcılara rasgele seçim yöntemi ile 5'erli gruplar halinde uygulanmıştır. Çalışmaya katılan deneklere, okumaları için, deneyi hazırlayanlar tarafından oluşturulan; biri erkek, diğeri kadın olan iki cerrahın eğitim, kariyer ve hayat boyu kazanmış olduğu başarı ile ilgili bilgiler içeren senaryolar verilmiştir, denekler bunun bir senaryo olduğunun farkında değillerdir. Erkek deneklerin yarısına kadın cerrah senaryosu, yarısına ise erkek cerrah senaryosu verilmiştir, aynı prosedür kadın deneklere de uygulanmıştır, denekler senaryoyu 4 farklı durumda almışlardır. Denekler senaryoyu okuduktan sonra, ölçüm için bir değerlendirme testi dağıtılmıştır. Değerlendirme testi, 10 puanlı Likert Ölçeği ile hazırlanmıştı ve deneklerin senaryodaki cerrah ile ilgili düşüncelerini ölçen sorular içeriyordu.

Çalışma; cerrahlara karşı yapılan cinsiyet ayrımcılığını ölçme amaçlı yapıldı, çalışmadan beklenilen sonuç kadın cerrahlara olan güvenin erkek cerrahlara olan güvenden daha az olduğu bulgusunu yani cinsiyet ayrımcılığı fenomeninin bir kanıtını elde etmekti. Diğer çalışmalar ile kıyaslanarak, “Cinsiyetin Önyargı Üzerindeki Etkisi” isimli çalışmanın sonucu gösterdi ki; eğitim oranı yükseldikçe, önyargı oranı azalıyor, Türk üniversite öğrencileri, ne kadın cerrahlara ne de erkek cerrahlara karşı önyargılı değiller.

Kaynaklar:

Topkara, G. & Akgün, P. & Mamati, G. et al. (2010) “Effects of Genders on Prejudice” p.1-11

Nonnemaker, L. (2000, Feb 10). Women physicians in academic medicine: new sights from cohort studies. The New England Journal Of Medicine ; Vol. 342 (6), pp. 399-405.

Risberg, G., Hamberg, K. (2004), “Male and female physicians show different patterns of gender bias: A paper-case study of management of irritable bowel syndrome.” Scand J Public Health 2004; 32: 144–152


İstanbul Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!