Çocuk sahibi olamayan çiftlerin son çare olarak başvurdukları tüp bebek tedavisi çifte özel uygulanması gereken bir tedavidir. Çiftin sorununa özel olarak düzenlenen tedavi daha yüksek yüzdelerde başarıyı beraberinde getirir.

Tedaviye başlamadan ön araştırma şart
Tüp bebek tedavisine başlamadan önce hem kadın hem de erkekte gerekli ön muayene ve araştırmanın yapılması gerekir. Tedavi öncesinde anne adayının tiroit değerlerinin kontrolü, trombofili yönünden değerlendirilmesi, TORCH testi uygulaması gibi sistemik incelemelerden geçmesi gerekir, bu incelemeler olmaksızın yapılan tedavinin başları sağlaması beklenemez. Yapılan ön muayene ve tetkikler gözden kaçan küçük-büyük pek çok sorunun ortadan kaldırılmasını sağlar. Apar topar tüp bebek tedavisine girişmek çoğu kere başarısızlıkla sonlanabilir.

Gebelik planlayan anne adayının öncelikle beden, kalp, böbrek, karaciğer ve diğer üreme organlarının gebeliğe uygunluğu yönünde değerlendirilmesi gerekir.

Sorun odaklı tedavi ile başarı yüksek
Çocuk isteği ile gelen çift ile ilgili yapılan ön araştırma sonrasında ortaya çıkan tablo doğrultusunda tedaviye başlanır. Tüp bebek tedavisi çiftin sorununa özel olarak düzenlenmeli, tıpkı terzi elinden çıkmış, kişiye özel dikilmiş giysiler gibi.


İnfertilite sebebinin teşhisinden, tedavi aşamasına kadar uzanan süreçte; yapılan tahlil, tetkik ve tedaviler, çiftin ihtiyacı doğrultusunda uzman hekimler tarafından yapıldığı takdirde yüz güldürücü sonuçlara ulaşmak mümkündür.

Tüp bebek tedavisini 4 basamakta şöyle özetleyebilriz:

* Tedavinin ilk basamağı yumurtalıkların döllenecek yumurta adaylarını oluşturması için uyarılması aşamasıdır. Bu safhada gebe adayının yumurta gelişimi sağlanır. Amaç normalde aylık 1 ya da 2 adet olan yumurta gelişimini 3 ve üzerine çıkarmaktır.


* 10- 12 gün arasında olgunlaşan yumurtalar yumurta olgunlaşmasını sağlayan bir ilacın uygulanması ile 36. saatte anestezi altında, ağrı duymadan transvajinal ultrasonografi yardımı ile toplanır.

* Döllenme ve embriyo gelişimi IVF laboratuarlarında gerçekleştirilir. Tüp bebekte başarıyı etkileyen en önemli faktörlerden biri laboratuarın organik ve inorganik partiküllerden arındırılmış olmasıdır. Laboratuarda dölleme işlemi IVF (in-vitro fertilization) ve ICSI (intracytoplasmic sperm injection/ mikroinjection) metodları ile yapılmaktadır. Daha yüksek döllenme oranına sahip olması nedeniyle mikroenjeksiyon sıklıkla tercih edilmektedir. (Özellikle erkek infertilitesi vakalarında)


* Döllenme sonrası her gün takip edilen embriyolar yumurta toplanmasını takip eden 3. günde anne rahmine transfer edilirler. Son yıllarda embriyo kültür besi yerlerinin gelişmesine bağlı olarak embriyoları 50-100 hücre seviyesine ulaşana kadar kültüre edebilme şansı olmuştur. Blastokist kültürü denen bu yöntemde, uygun şartlar sağlandığında döllenen hücreler %30-50 oranında blastokist aşamasına ulaşabilmekte ve hekime en iyi kalitedeki embriyoları seçme şansını vermektedir. Bu aşamaya gelen embriyolarla yapılan transferlerde gebelik oranlarından ödün vermeden çoğul gebelik riskinden kaçınılabilmektedir.

Transferi takip eden 13. günde kanda yapılacak gebelik testi ile hastanın gebe kalıp kalmadığı kontrol edilmektedir.


Ankara Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!