Tüp bebek tedavisinde başarıyı olumsuz etkileyen faktörler nelerdir?
Tüp bebek tedavisinde başarıyı olumsuz etkileyen faktörler nelerdir?

Tüp bebek tedavisinde başarıyı etkileyen çeşitli faktörler, hastaların kontrolü altındadır. Bu faktörlerden uzak durulması, tüp bebek başarısının artmasını sağlayacaktır. Bu faktörlerden en önemlisi sigara kullanımıdır. Sigara kullanımı, hastanın gebelik şansını olumsuz etkileyecektir. Hem baba adayının hem de anne adayının sigara kullanımı terk etmezi gerekmektedir.

Başarıyı olumsuz etkileyen faktörler:

Sigara Kullanımı

Sigara, doğurganlık yetisini oldukça olumsuz etkileyen bir durumdur. Sigara kullanan çiftlerin kısırlık oranının daha yüksek olduğu ortaya konmuştur. Bunun dışında anne adayının menopoz yaşı sigara kullanımı sebebiyle 1-4 yıl arası erkene çekilmektedir.

Tüp bebek tedavisi gibi yardımcı üreme yöntemlerinde anne ve baba adayının sigara kullanımı başarıyı olumsuz etkilemekle kalmaz, tedavide yapılan maddi ve manevi fedakarlıkların boşa gitmesine dahi yol açabilir.

Obezite

Obezite sorunu kadının yumurtlama düzenini olumsuz etkilemektedir. Bu sebeple obezite hastalığı olan kadınlarda; adet düzensizliği, yumurtlama sorunları, testosteron hormonunda artış, düşük riski, tüp bebek tedavisinde başarı oranının azalması gibi durumlara yol açabilir.

Obezite sorunu olan erkek için de durum aynı olmaktadır. Bu gibi hastalarda sperm sayısı %20 daha az olmaktadır. Sperm kalitesi de daha düşük olmaktadır.

Obezite sorununun yardımcı üreme yöntemlerinde olumsuz etkisi bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bu hastalarda yumurtalıkların uyarımı için daha fazla ilaca ihtiyaç duyulmaktadır. Bunun dışında yetersiz folikül gelişimi sebebiyle yaygın olarak siklus iptali söz konusudur. Yumurta gelişimi istenilen düzeyde olmaz. Bu sebeple tedaviden önce anne ve baba adaylarının ideal kiloya ulaşması tedavinin başarısının artmasını sağlayacaktır.

Aşırı Zayıflık

Aşırı zayıflık da, aşırı kilolu olma sorunu gibi gebe kalma şansını olumsuz etkilemektedir. Aşırı zayıf olan kadınlarda da yumurtlama sorunları ile ilgili sorunlar söz konusudur. Aynı şekilde erkekler için de aşırı zayıflık durumlarında sperm kalitesinin düştüğü gözlemlenmiştir.

Hareketsiz Yaşam Tarzı

Yaşam tarzının hareketsiz olması ve sağlık beslenme düzeni olmaması tüp bebek tedavisine olumsuz etki eden faktörlerdir. Bu sebeple hastalar sağlıklı beslenerek ideal kiloya ulaşmalı, spor yaparak vücudunun direncini korumalıdır.

Egzersiz, insülin duyarlılığı arttırır. Bu sayede yumurtalık fonksiyonlarını düzenlenir ve hamilelik şansı artar. Ancak tüp bebek tedavisine başlamadan önce ağır egzersizler yapılmamalıdır. Anne ve baba adayı egzersizleri hafif seviyede tutmalıdır.Özellikle anne adayı için önerilen sporlar arasında; yüzme, pilates, yoga, yürüyüş gelmektedir.

Stres

Stres, yapılan bilimsel araştırmaların ortaya koyduğu bilgilere göre doğurganlık yetisini olumsuz etkilemektedir. Stres, sinir sistemi ve bağışıklık sistemine doğrudan etki etmektedir. Tüp bebek tedavisinde strese girmek oldukça doğal bir durumdur. Ancak bu stresin kontrol altına alınamaması, tedaviye etkileyecek kalibrede olması başarının azalmasına yol açmaktadır. Bu sebeple çiftlerin stresi kontrol edemediği durumlarda profesyonel yardım alması gerekmektedir.

Kafein

Aşırı kafein tüketimi tüp bebek tedavisinin olumsuz etkilenmesine yol açabilir. Kabul edilebilir sınırlarda tüketilen kafeinin ciddi bir sorun oluşturmadığı bilinse de, çiftler kafein oranlarına dikkat etmelidir.

Alkol

Alkol tüketimi de tıpkı sigara kullanımı gibi doğurganlığı olumsuz yönde etkilemektedir. Yumurtalık fonksiyonları alkol sebebiyle bozulabilmektedir. Alkol kullanan anne adaylarının çocuklarında anomali riskinin daha fazla olduğu bilinmektedir. Bunun dışında alkol kullanımının düşük riskini de arttırdığı bilinmektedir.

Dış Etkenler

Maruz kalınan radyasyon ve hormonlu besinler doğurganlık yetisini olumsuz olarak etkilemektedir. Pestisit (tarım zehiri) ve temizlik ve yağ çözücü maddeler, boya ve boya çıkarıcılar, yapıştırıcılar gibi maddelerde bulunan zararlı kaynaklar, sperm kalitesini ve sayısını düşürmektedir.

Kadının Yaşının İleri Olması

Anne adayının çocuk sahibi olma yaşını ertelemesi, çocuk sahibi olma şansını azaltmaktadır.

Yaşın ilerlemesi durumunda, yumurtalık rezervlerinin azalması söz konusudur. Bu sebeple de kısırlık sorunu gündeme gelebilir. Özellikle kadının yaşı 35’i geçtikten sonra doğurganlık yetisi azalmaktadır. Yaşın 40 ve üzeri olması durumunda tüp bebek tedavisinde dahi başarı şansı azalmaktadır.

Cinsel Hastalıklar

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, kadınların tüplerinde yapışıklıklara yol açabilir. Bu sebeple de kısırlık sorunu meydana gelebilir. Bunun dışında enfeksiyon sorunları; vajinal duş ile daha yaygın duruma gelebilir.


İstanbul Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!