Eski zamanlarda insanoğlu stresli olduğu durumlardan fiziksel olarak kaçabiliyor iken, şimdi ki toplumda yoğun çalışma ortamlarının getirdiği stresten koşarak uzaklaşamıyoruz. Bunun sonucunda kişi iş ortamında yaşadığı stres ile başa çıkma yolları üretmek durumunda kalıyor. Bu yolları ararken ya da uygulamaya çalışırken ise kendisini beklentiler karşısında ya da kendi koyduğu hedeflerin altında yorgun ve tükenmiş hissedebiliyor ve ortaya bu donemde çok duyduğumuz ‘tükenmişlik sendromu’ ortaya çikiyor. Bu sendromu yasayan kişilerde is hayatında asiri yorgunluk, huzursuzluk, motivasyon kaybı, gelecekle ilgili umutsuzluk, abartılı tepkiler ve öfke, dikkat eksikliği, karar vermekte güçlük, uyku ve iştah düzensizliği, mide-barsak şikâyetleri, kronik bas ağrıları, çaresizlik hissi ve tahammülsüzlük gibi belirtiler görüluyor. Bu durum yalnızca duygusal çökkünlük değil ayni zamanda fiziksel bir enerji kaybına da neden olabiliyor. Is ortamından uzaklaştıklarında bu etkiler azalmış olsa bile gün içinde yasadıklarını ailelerine ve sosyal yaşamlarına da taşıyabilirler.

Özellikle çalışan insanların %80 inde olmak üzere her yas grubunda ortaya çıkabiliyor. Bu rahatsızlığa her meslek grubunda karşılaşabiliriz. Tükenmişlik sendromu ve depresyon arasında bir çok benzer özellikler olduğu için bu iki rahatsızlığı karıştırabiliyoruz. Fakat depresyonda kişi olumsuz duygu ve düşünceleri yalnızca kendine karsı beslerken, tükenmişlik sendromunda ise bu olumsuz düşünceler yalnızca is ile ilgili oluyor. Kişi, is ortamından uzaklaştığında rahatsız edici durumdan kurtulabiliyor. Kısacası, depresyon gibi hayatimizin her alanına yayılmayan, ruhsal bozukluklar arasında yer almayan, tedavi edilebilen bir durumdur.

Tükenmişlik sendromu ciddi ve yaşamsal kararlar almak durumda kalan yöneticiler, sağlık sektöründe çalışanlar ve takım liderlerinde daha sik rastlanabilir. Baskı altında çalışmak, zaman kısıtlaması olan islerde yer almak, sürekli dikkat gerektiren islerle uğraşmak, küçük detayların önemli olduğu isler yapmak kişide tükenmişlik sendromuna yatkinlik oluşturulabiliyor.

Bazi kişilik ozellikleri tükenmişlik sendromuna zemin hazırlayabiliyor. Ornegin, asiri mükemmeliyetçilik, hayır diyememek ve asri gelişmiş sorumluluk hissiyatı gibi. Bu ozellikleri daha belirgin olan bireyler kendilerini yetersiz bulabilir, beklentilerini olması gerektiğinden daha yüksek tutabilir veya kendilerini acımasızca suçlayabilirler. Bu nedenle kendilerini daha çaresiz, çökkün ve coşkusuz hissedebilirler.

Okullarda yapilanbir arastirmaya gore ogretmenler egitim sektorunde diger calisanlara oranla 3 kat daha cok islerini birakma istegiyle calisiyor ya da tamamen islerini birakiyorlar (Shinn, 1982; katzell, Korman, Levine, 1971) . Binlerce ogretmen tukenmislik sendromu sebebiyle erken emekli olmak icin cabaliyor ya da ozel sektorlere yoneliyorlar. Tukenmislik sendromu ogretmenlik gibi bir cok yardim iceren islerde yaygin olarak gozleniyor.: doktorlar, hemsireler, danismanlar, polisler gibi… Bu islerde gorev alanlarda kronik stres, topluma ve sisteme hizmet etmenin getirdigi duygusal yuk tukenmislige yol acabiliyor.

Topluma hizmet edenlerin yanisira CEOlar buyuk sirketlerde yonetici unvaninda olanlar ve politika ile ugrasanlar da ciddi karar verme sorumlulugu hissiyatinin sonucu olarak tukenmislik sendromuna yakalanabiliyorlar. Bu kisileri ise buyuk bir topluluga danismanlik yapan bir grup olarak gorebiliriz. Bir baska arastirmaya gore tukenmislik sendromu sadece lider ya da yonetici olan kisilerde degil bir de is hayatinda kontrole yeterince sahip olmadigini hisseden hatta ise yeni baslayanlarda da gozlenmekte. Unvani ne olursa olsun bazi isler gun icinde farkli stress seviyelerine sahip insanlarla iletisim halinda olmayu gerektiriyor. Bu gibi iletisimler fazla enerji sarfedilmesine sebep olabiliyor.

Gecmis arastirmalardan yola cikarak tukenmislik sendromunu 3 asamaya ayirmislar(Girdin, Everly & Dusek, 1996). Birinci asama, huzursuluk, kaygi, yuksek tansiyon, gece dis gicirdatmasi, uykusuzluk, unutkanlik, carpinti, kalp ritim bozuklugu, konsantre olamama ve bas agrilari belirtilerinden yalnizca iki tanesini gostermekten olusuyor. Ikinci asama ise; ise gec kalma, isleri erteleme, 3 gunluk haftasonu ihtiyaci, cinsel istekte azalma, kronik sabah yorgunlugu, is geciktirme, asosyallik, kendini suclama, fazla kafein tuketimi, fazla alkol tuketimi, olaylari kisisel algilama ve duygusuzluk gibi belirtilerden iki tanesini gostermekten olusuyor. Ve son asama ise: kronik uzuntu/depresyon, kronik mide-barsak problemleri, kronik ruhsal yorgunluk, kronik fiziksel yorgunluk, kronik bas agrisi, toplumdan uzaklasma istegi, aile ve yakinlardan uzaklasma istegi ve intihara egilim gibi belirtilerin ikisini gostermekten olusuyor. Bu 3 asamali yaklasima gore her asamada farkindalik saglanarak tedavi olunmasi mumkun.

Tükenmişlik sendromuna yol açan bazı faktörleri sıralarsak: profesyonel olmayan bir yetki anlayışı, uzun ve molasız çalışma saatleri, rekabete dayalı ilişkiler, performans ile ilgili geri bildirimin olmaması, güvensiz bir çalışma ortamı, eşitsizlik, karar verme yetkilerinin kullanılamaması, gerçekçi olmayan bir beklentiler diyebiliriz.

Tükenmişlik sendromunu önlemek için kişinin farkında olması gereken birtakım düşünceler vardır. Öncelikle her yere, her şeye yetişememenin normal olduğu, her zaman her şeyin olması gerektiği gibi yolunda gidemeyebileceğini kabullenmek önemlidir. Bunu kabullenmek için öncelikle bu duygusal ve fiziksel çökkünlüğe sebep olan olumsuz düşüncelerin farkına varılması gerekir. Farkındalık sonrasında kişi kendine daha gerçekçi hedefler koyarak bu duruma objektif bir şekilde bakabilir. Bu sendromu tedavi etmenin ya da önlemenin en önemli noktası zaman kavramından geçmektedir. Kişinin kendine zaman ayırmalı, zaman baskısından uzak durmalı, is ve özel hayatını dengelemelidir. Çalışma saatleri çok yoğun olan islerde iletişime, kişiler arası is ve sorumluluk paylaşımına önem gösterilmelidir.

Duygusal ve ruhsal ihtiyaçlarımızı gözardi etmemek, hayat ile savaş halinde olmamak, sosyalleşmek, çevremizden destek almaktan çekinmemek ve en önemlisi hayata başkişimizi biraz olsun mükemmeliyetçilikten çıkarıp gevsek tutabilmek tükenmişlik sendromunun tedavisinde önemli rol oynar.

Bu problemi yasayan kişiler, yasadıkları çaresizlik ve umutsuzluk hissiyatlarından dolayi profesyonel yardiminin bir ise yaramayacağını varsayabilirler. Fakat kişinin ailesi ve yakınlarının desteği yetmediğinde profesyonel yardim tükenmişlik surecinin aşılmasında cok yardımcı olabilmektedir.


İstanbul Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!