Adını son yıllarda sinema oyuncuları ve sanatçıların yaşantıları sebebiyle sıkça duyduğumuz fakat uzun yıllardır insanların hayatında olan bir soruna değineceğiz. “TÜKENMİŞLİK SENDROMU”

Tükenmişlik sendromu nedir?

Tükenmişlik sendromu yaşamakta olan kişilerin umutsuzluk, çaresizlik ve boşluk gibi duyguları depresyondaki duygular ile benzerlik göstermektedir. Belirtilerinin çeşitliliği ve gizli sürece sahip olması tanınmasını oldukça zorlaştırmakta ve depresyon ve anksiyete ile karışmasına sebep olmaktadır. Çoğu zaman depresyon ile tükenmişlik sendromu birlikte gelişebilmektedir. Tükenmişlik sendromu yaşayan insan çevresine karşı ilgisizleşir, başarısızlık duygusunda artış olur ve içine çekilme başlar. Bu sendromu yaşayan kişilerde aile ilişkilerinde bozulma, iş memnuniyetinde azalma, kendine olan saygıda düşme, üretkenliğinde düşme, saldırganlıkta artma, depresyon ve fiziksel belirtiler ortaya çıkabilir. Tatminsizlik ve heyecanın kaybedilmesi de sürecin özelliklerindendir.

Tükenmişlik sendromunun belirtileri nelerdir?

Duygusal belirtileri;

Huzursuzluk, keyifsizlik

Umutsuzluk

Özsaygının azalması

Özgüvenin azalması

Çökkünlük hali

Sinirlilik

Değersizlik hissi

Çevreye yabancılaşma

Fiziksel belirtileri;

Kalp çarpıntısı

Kabız olma sıklığında artış

Uyanmada zorluk

Uykuya dalmakta yaşanan zorluk

Enerji düşüklüğü

Yorgun hissetme

Sindirim sistemi problemleri

Zihinsel belirtiler;

Dikkat eksikliği

Unutkanlıkta artış

Kararsızlık

Odaklanma problemleri

Dalgınlık

Önceden ketif alınan aktivitelerden çabuk sıkılma

Plansızlık

Kalıplaşmış düşünce tarzı

Davranışsal belirtiler;

Sigara ve alkol kullanımında artış

Düzensiz beslenme

Aşırı hareketlilik/Az hareketlilik

Kaza yapma riskinde artış

Kişiler arası ilişkilerde mesafeli duruşlar

Olumsuz ve kırıcı sözler kullanma

İş hatalarında artış

Saldırgan davranışlar

Tükenmişlik sendromu nasıl oluşur?

Tükenmişlik sendromunun oluşmasında oldukça etkili 3 durum dikkati çeker:

Rol Çatışması: Birbiriyle çakışan sorumluluklar sahibi olan kişi, önceliğe göre sorumluluklarını sıralamak yerine, her şeyi aynı düzeyde iyi yapmaya çalışabilir. Bu durumda yorgun düşer ve sonucunda tükenmişlik sendromu olabilir.

Rol Belirsizliği: Çalışan kişi kendisinden iyi bir kariyer oluşturmasının beklendiğini bilir; fakat kendisine model alacağı biri olmadığından bunu nasıl başaracağından emin olamaz. Dolayısıyla faydalı olacak hiçbir şeyi başaramadığı kanısına kapılabilir.

Aşırı Yüklenme: Hiç kimseye hayır diyemeyerek altından kalkabileceğinden çok daha fazla sorumluluk yüklenen kişi sonuç olarak tükenme noktasına dayanabilir.

Tükenmişlik sendromu kimlerde görülür?

Ev hanımlarında da görülebilen tükenmişlik sendromu, kişinin özel hayatı ile iş hayatını birbirinden ayıramadığı durumlarda sık sık karşılaşılabilmektedir. Çalışan kişi, kendini işinde başarısız, işine yetersiz, ya da mutsuz görüyorsa, tükenmişlik sendromu belirtileri ortaya çıkmaya başlıyor denilebilir. Tüm bu problemlerin temelinde, bireyin günlük gereksinimlerini yeteri kadar karşılayamaması yer alıyor. Tükenmişlik sendromu, kişilik özelliklerinden ayrı değerlendirilemez. Sorumluluk almayı seven, hayır demeyi bilmeyen, mükemmeliyetçi, idealist, hassas, fedakar olan kişilerde tükenmişlik sendromu görülme riski daha fazladır.

Tükenmişlik sendromunun önlenmesi için bir takım öneriler;

İş ve boş zaman arasında net ayrım yapılması,

“hayır” diyebilme yeteneği,

Bireyin ilerideki çalışmasını planlayabilmesi,

Bireyin fiziksel kondüsyonuna dikkat etmesi,

Birinin kendi sınırlarını itiraf etmesi,

Evde ilişkilerin iyi olması,

İşin işte kalması açık bir çalışma iklimi,

Sürekli mesleki gelişim,

Destekleyici bir işveren,

İşle ilgili görevlerin net bir şekilde açıklanması,

Kendi yaptığı işi anlamlı olarak görmek tükenmişliği önleyebilir.

Tükenmişlik sendromu nasıl tedavi edilir?

Bu sorunu yaşayan kişiler kendilerini bazen yardım almak istemeyecek kadar çaresiz ve güçsüz hissedebilirler. Böyle durumlarda, kişinin yakınlarına da önemli sorumluluklar düşer. Yakınların bu süreçteki desteği önemlidir. Tükenmişlik durumu yaşayan birine çok yüklenilmesi sadece yaşadığı bunaltıyı arttırır. Kapsayıcı ve hoşgörülü bir desteğe ihtiyaç vardır. Bu süreçte profesyonel yardım alınması çok önemlidir. Profesyonel yardımdan kasıt psikolojik danışma veya psikoterapi sürecidir. Psikoterapi sürecinde öncelikle iş yaşamından kaynaklanan sorunlar ve bireyin kendisinden kaynaklanan sorunlar ayrıştırılır ve bu konularda kişinin çözümler üretmesine rehberlik edilir. Bu yardım alınırken de bu konuda uzman psikolog veya psikolojik danışmanlar seçilmeli ve zaman kaybetmeden sürece başlanmalıdır.


İstanbul Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!