Topuk ağrısının en önemli nedenlerinden olan topuk zarının hastalığı ( plantar fasit ) ve topuk dikeni sıklıkla birlikte görülürler ve genellikle sadece topuk dikeni olarak ifade edilirler.

Bu rahatsızlıkta, ayak tabanındaki ince kasların ( fasya ) topuk kemiğine yapışma yerinde bir zorlanma, aşırı yük binmesi ya da bazı iltihaplı romatizmal hastalıklara bağlı olarak yangı (enflamasyon ) oluşur. Zamanla bu bölgede anormal bir kemik dokusunun oluşması topuk dikenine neden olur.

Bazı durumlar topuk dikeninin oluşmasına neden olabilir. Bunlar arasında kilo fazlalığı olanlar ve uzun süre ayakta durarak çalışanlar özellikle risk altındadır. Ayak tabanına binen yükün artması bu hastalığın en önemli nedenidir. Yaşla birlikte görülme sıklığı artar. Düz tabanlık, topuk dikeninin oluşumunu kolaylaştıran bir başka rahatsızlıktır.

Bazı durumlar topuk dikeninin oluşmasına neden olabilir. Bunlar arasında kilo fazlalığı olanlar ve uzun süre ayakta durarak çalışanlar özellikle risk altındadır. Ayak tabanına binen yükün artması bu hastalığın en önemli nedenidir. Yaşla birlikte görülme sıklığı artar. Düz tabanlık, topuk dikeninin oluşumunu kolaylaştıran bir başka rahatsızlıktır.

Hastalığın en önemli belirtileri, sabahları kalktığınızda topuk üzerine basmakta zorluk, şiddetli topuk ağrısı ve bu ağrının gün içinde ayakta durmakla ve yürümekle artış göstermesidir. Şikayetler istirahatte azalır, gece ağrısı nadirdir.

Teşhis edilmesi zor değildir. Röntgen filmlerinde topuk kemiğinden yere doğru olan bir çıkıntı gibi görünür. Gülün dikenini andırır. Topuğunu seven dikenine katlanmaz deyip, gelelim tedavisine…

Pek çok alternatif olmakla birlikte, hangi tedavi yöntemi seçilirse seçilsin mutlaka yapılması gereken şeylerin başında topuğa ve ayağın tabanına binen basıncın azaltılması gelir. Aksi takdirde hastalık tekrarlamaya meyillidir. Topuk yastığı, tabanlık kullanımı, kilo vermek ve germe egzersizleri mutlaka tedavinin bir parçası olmalıdır.

Topuk dikeni ve plantar fasiit tedavisinde farklı yöntemler kullanılmaktadır. Fizik Tedavi yöntemlerinden ultrason, mikrodalga ve lazer etkili olabilmektedir. Son yıllarda yaygın olarak kullanılmaya başlanan şok dalga tedavisinin (ESWT) doğru uygulandığında başarı oranı yüksektir.

Topuğa kortizonlu iğne yapmak da iyi bir alternatiftir. Yapılan araştırmalarda şok dalga (ESWT), lazer ve topuğa kortizon enjeksiyonu tedavilerinin üçünün de etkili olduğu, ve aralarında fark olmadığı anlaşılmıştır.


İstanbul Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!