Tip 2 diyabet hastalığı ne yazık ki tüm dünyada hızla artış göstermeye devam etmektedir. İster tip 2 diyabet hastası olun ister risk grubunda olun; bu hastalığın klinik durumu düzeltilebilir yada hastalığın gelişimine engel olunabilir.

Tip 2 diyabet hastalığı hücresel düzeyde insülinin kullanılamadığı bir hastalıktır; kısaca insüline karşı bir direnç oluşmuştur diyebiliriz. İnsüline karşı bir direnç oluştuğu için bu hastalık yüksek kan şekeri ile karakterizedir. Yüksek kan şekerini dengelemek için vücut sürekli daha fazla insülin üretmeye çalışır fakat insüline karşı direnç oluştuğu için kan şekeri yüksek olmaya devam eder. Buradaki sorunlardan en büyüğü yüksek insülin seviyesinin vücut için toksik olmasıdır.

Yüksek İnsülin Seviyesi Nelere Yol Açar?
-Ateroskleroz için risk oluşturur
-Su ve tuz retansiyonuna yol açarak yüksek tansiyona sebep olur
-Kanda kötü kolesterol seviyelerinin artışına yol açar
-Çeşitli kanser hücrelerinin büyümesine sebep olur
-Yüksek insülin seviyesi kadınlarda fazla miktarda testosteron hormonu salgılanmasına yol açtığı için polikistik over sendromuna yatkınlık oluşturur
-Yüksek insülin seviyesi tip 2 diyabet riskini arttırır

Tip 2 diyabete çözüm ararken insülin direncine karşı çözüm bulunmalıdır. İnsülin salgılanmasında artışa yol açan besinlerden uzak durulmalıdır.

Hangi Besinler İnsülin Salgısını Arttırır?
Bütün karbonhidratlar insülin seviyesini arttırır. Tip 2 diyabete bu yüzden ‘karbonhidrat intoleransı’ da denilmektedir. Bu yüzden protein ve yağdan oluşan bir beslenme programı insülin düzeyinin düşmesini sağlar. Yağ derken vücuda faydalı olan yağları kastediyorum; işlenmiş ürünlerdeki yağları değil. Sağlıklı yağlara örnek vermek gerekirse; zeytinyağı, hindistancevizi yağı, balık yağı…

Tip 2 Diyabet Hastalarına Öneriler:

- Pasta, hamur işi, pirinç, beyaz ekmek gibi rafine karbonhidratlar hayatınızdan ne kadar uzak olursa o kadar iyi.
- Çiğ badem, kabak çekirdeği, fındık, ceviz gibi kuruyemişler beslenme programınızdan eksik olmasın. Bu besinlerden kalorisi yüzünden korkutmaya çalışıyorlar; korkmayın. Tam buğday ekmeğinden, kepek ekmeğinden, çavdar ekmeğinden, bulgurdan kısaca glutenden korkun.
-Kalori sayarak hayat geçmez; yediğiniz besinin kalitesine bakın. Doğal, işlenmemiş, vücudunuza zarar vermeyen gerçek besinler tercih edin.
-Şekerin her türlüsünden uzak durun. Buna sadece çaya katılan şeker değil; bal, pekmez, reçel, kuru meyveler de dahil.
-Meyve suyu ve şekerli içecekler asla tüketmeyin.
-Sağlıklı yağlardan korkmayın! International journal of obesity and related metabolic disorders’da yer alan bir araştırmaya göre beslenme programı sağlıklı yağlardan oluşan grup kompleks karbonhidrat tüketen gruba göre daha fazla kilo kaybetmiştir.
-Sağlıklı bir hayatın sağlıklı bağırsaklardan geçtiğini unutmayın. Bağırsak floranızı güçlendiren, probiyotiklerden zengin besinler tüketmeye özen gösterin. Ev yapımı yoğurdun, kefirin, turşunun gücüne inanın.

Diyetisyen Tuğba Cici


İstanbul Beslenme ve Diyetetik (Diyetisyen) uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!