Her birimiz az ya da çok strese maruz kalarak hayatımızı devam ettirmeye çalışıyoruz. Fakat bazılarımız daha çok stresli bazılarımız ise daha az stres hissediyor. Buradaki hissetme kavramı çok önemli çünkü hepimiz bazen aynı olaylara maruz kalıp farklı stres düzeyleriyle yaşamımıza devam ediyoruz. Stres yaşamın olmazsa olmazı, bilindiği gibi de son yılların konusu da değil aslında. Stres hep vardı fakat yaşam hızlandı. Şimdi kendimizi test edelim. Hangi yaşam tarzını seçmişiz:

Yoğun stresli yaşam tarzı benimseyenler:

Kişi, kronik ve şiddeti azaltılamayan bir stres hisseder ve yaşar.

Bir ya da çok sayıda stresli durumun içinde hapsolmuş gibidir.

Kişilerarası ilişkilerine de bu yoğun stresi yansıtmaktadır.

Tatsız, sıkıcı, ödüllendirici olmayan işler görmeye daha meyillidir.

Sürekli zamanla yarışır gibidir. Hep yetiştirmesi gereken bir şeyler vardır.

Daha gerçekleşmemiş olaylar için endişe duymaktadır.

Sağlığına dikkat etmez, kötü alışkanlıkları olabilir.

Monoton bir yaşam tarzı benimsemiştir.

Günlük planlarına boş zaman etkinlikleri eklenmemiştir.

Yaşam ciddi ve zordur, mizah duygusu azdır.

Sosyal rolleri kısıtlayıcı ve cezalandırıcı olarak kabul etmiştir.

Pasif bir kabulleniş hakimdir.

Düşük stresli yaşam tarzı benimseyenler:

Kişi stresi kendini geliştirmek, sınamak için kullanacağı bir fırsat olarak değerlendirir.

Ara sıra işlerden uzaklaşacak etkinliklere kaçış yollarını günlük hayatına eklemiştir.

İsteklerini ve gereksinimlerini karşısındakine açıkça belirtir. Saygıya dayalı düşük stresli ilişkiler kurar. Kendini geliştiren ortamlara yönelir.

Gerçekleştirdiği işler başarı yolunda gerçek ödüller sunan, kendini geliştirici, doyurucu ve harcadığı zamana değen işlerdir.

İş yükü kendi sınırlarını zorlamaz. İş yüküne nefes alma dönemleri eklenmiştir.

Başına gelen olumsuz olayları, harcadığı zamana değen işler ve olumlu olaylarla dengeler.

Sağlığıyla olumlu yönde ilgilenir. Alkol sigara kullanımı hiç yoktur ya da sosyal içicilik şeklindedir.

Değişik etkinliklerle hayatında denge kurar. Spor aktiviteleri içindedir, hobiler edinmiştir.

İddiasız basit etkinliklerden zevk alır.

Yaşamın tümünden zevk alarak mizah yeteneğini de kullanmaktaki becerilerini arttırmıştır.

Kalıplaşmış rollerden sıyrılarak doğal gereksinimlerine uygun ilişkiler de geliştirebilir.

Baskı hissettiği durumlarda atılgan davranır.

Her bireyin strese verdiği tepki bir diğerinden farklı olabilir. Araştırmalar A tipi kişiliklerin yukarı örneklenen yüksek stresli yaşam tarzını daha çok benimseyen bireyler olduğu görüşündedir. A tipi kişilik, rekabetçi,aceleci, tezcanlı, olumsuz çıkarımlarda bulunmaya meyilli, B tipi kişilik ise düşük stresli yaşam tarzını benimseyen, sakin, programlı, ölçülü ve dengeli bireylerdir.

Stres tepkisinin fonksiyonel değeri tartışılamaz. Herhangi bir durum karşısında kişiyi eyleme geçiren bir faktör olmakla birlikte bizim için hayati önem taşıyan savaş ya da kaç tepkisinin oluşturulmasını sağlar. Burada kişinin belirlemesi gereken savaşmayı da kaçmayı da dengeli şekilde sağlamaktır. Ancak o zaman kişi dengede olur. Peki bunu ayırd etmek için ne yapmalıyız? Kendi “olumlu stres düzeyi”mizi bulmalıyız. Olumlu stres düzeyi kişilerin kendilerini enerji dolu hissettikleri, kararlarını hızla ve kolayca verebildikleri, baskılar altında sakin kalarak kendileri için en doğru kararları alabildikleri düzeydir. Hiç harekete geçmemek ya da sürekli telaşlı bir şekilde hareket etmek stres düzeyinin olumsuz olduğunu gösterir. Örneğin gerginlikler, iştah değişimleri, istek kaybı, sinirlilik, işe geç kalma ya da hiç gitmeme strese verilen olumsuz tepkilerdir.

Zamanı iyi kullanma, spor yapma, nefes egzersizlerinden faydalanma, hayatımızda farklı seçeneklerinde olduğunu bilmek gibi yeni fikirler ve düşünceler üretme becerilerimizi arttırmak stres karşısındaki tepkilerimizin olumlu yönde gelişmesine yardımcı olabilir.


Bursa Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!