STRES NEDİR?
Stres; organizmayı ruhsal ve bedensel olarak zorlayan, kısıtlayan, engelleyen olaylar karşısında ortaya çıkar.Stres belirtileri fiziksel, duygusal, zihinsel, sosyal ve iş alanında yaşanan stresler olarak beşe ayrılır.

Fiziksel stres belirtileri arasında hipertansiyon, taşikardi, baş ağrısı, astım, grip, soğuk algınlığı, kasların gerilmesi, kilo kaybı, cilt bozuklukları saçta değişimler ve eklem ağrıları yer almaktadır.
Duygusal stres belirtileri arasında endişe, korku, depresyon, çabuk ağlama, gerginlik, öz güvenin azalması, aşırı hassasiyet, öfke patlamaları, saldırganlık ve düşmanlık, tükenmişlik, yorgunluk, umutsuzluk, konsantrasyon bozukluğu, uyku bozukluğu, iştahsızlık veya aşırı yeme yer almaktadır.

Zihinsel stres belirtileri arasında karar vermede güçlük, unutkanlık, zihin karışıklığı, hafızada zayıflık, aşırı derecede hayal kurma, mizah anlayışı kaybı, düşük verimlilik, hatalarda artış yer almaktadır.
Sosyal stres belirtileri arasında insanlara karşı güvensizlik, başkalarını suçlama, sabırsızlık, çabuk sinirlenme, alınganlık, kendini değersiz hissetme, çok sık öfkelenme, çay-sigara, -kahve-alkol kullanımının artması, ölüm ve intihar düşüncesi yer almaktadır.
İş yerinde stres belirtileri, kurumdan şikayet etme, panik, iş yerindeki sorunlara aşırı duygusal tepki gösterme, kendine güvensizlik, işini kaybetme, iş verenleri memnun edememe korkusu, dayanışma eksikliği, iş kazalarının artması, iş devamsızlığının artması, iş performansının düşüklüğü hatalara karşı vurdum duymaz davranma gibi belirtilerin sık görülmeye başlaması stres varlığını göstermektedir .
Stresle baş etmek için kimi zaman farkında olmadığımız pek çok işlevsel ya da işlevsel olmayan başa etme yöntemi kullanırız.Bunların başında alkol ve madde kulanımı, yoğun sigara tüketimi, aşırı yemek yeme gibi işlevsel olmayan pek çok baş etme yöntemi vardır.Bunlar stresimizi azaltmaz aksine stresimizin artmasına neden olur.Stres; organizmayı ruhsal ve bedensel olarak zorlayan, kısıtlayan, engelleyen olaylar karşısında ortaya çıkar.Stres belirtileri fiziksel, duygusal, zihinsel, sosyal ve iş alanında yaşanan stresler olarak beşe ayrılır.

Fiziksel stres belirtileri arasında hipertansiyon, taşikardi, baş ağrısı, astım, grip, soğuk algınlığı, kasların gerilmesi, kilo kaybı, cilt bozuklukları saçta değişimler ve eklem ağrıları yer almaktadır.
Duygusal stres belirtileri arasında endişe, korku, depresyon, çabuk ağlama, gerginlik, öz güvenin azalması, aşırı hassasiyet, öfke patlamaları, saldırganlık ve düşmanlık, tükenmişlik, yorgunluk, umutsuzluk, konsantrasyon bozukluğu, uyku bozukluğu, iştahsızlık veya aşırı yeme yer almaktadır.

Aşırı Genellemelerden Kaçınma: Tek bir olaydan hareketle, bütüne yönelik olumsuz düşünceler geliştirilmemelidir. Sınavım kötü geçti, ben bu sene sınıfı geçemeyeceğim gibi…Oysa bu sınavım kötü geçti ama diğer sınavlara daha iyi hazırlanabilirim tarzı düşünce daha yapıcıdır.

4. Kişiler Arası İlişkileri Geliştirme: Stresli durumlar insanlarla ilişkilerden kaynaklanabiliyor olsa da, bu kişilerle tartışabilmek, çözüm için bir anahtar olabilir. Tartışmalar sırasında “sen” dilini kullanmadan “ben”li cümlelerle sorumluluğu üzerine almak iletişimi ve ilişkiyi güçlendirebilir. ”Sen beni anlamak istemiyorsun” yerine “kendimi yeterince anlatamadığımı düşünüyorum” daha yapıcı olacaktır.

5. Sosyal Etkinlikleri Geliştirme: Rutinler dışında farklı bir etkinliği denemek, yeni bir şeyler öğrenmeye çalışmak, zihni dinlendirmeye yardımcı olabilir. Farklı bir öğün, farklı bir saç kesimi, eski bir arkadaşı aramak, konsere, sinemaya, tiyatroya gitmek, dergi ya da roman okumak gibi etkinlikler rutinlerin oluşturduğu stresten uzaklaşmak için yararlı olabilir.

6. Fiziksel Aktivite:Doğru egzersiz birçok amaca birden hizmet edebilir. Bireyin becerilerini, kas gücünü artırabilir, kilo vermeye ve almamaya yardımcı olabilir, kalbin beden dokularına kolaylıkla oksijen almasını kolaylaştırarak bedenin genel fizyolojik koşullarını iyileştirebilir.Egzersiz, bedenin stresle oluşan hormonlardan arınmasına yardımcı olur dolayısıyla stres karşısında ani tepki vermeyi engelleyebilir.

7. Dengeli Beslenme: Çay, kahve, çikolata, kakao, kolalı içecekler strese yol açan besinlerdendir. Bu besinler, stres tepkisini başlatan kimyasal maddeler içerirler. Uyanıklık ve hareketliliği artırırlar. Dolayısıyla bu besinlerin yerine ıhlamur, ada çayı gibi bitki çayları, meyve tüketilebilir.Beslenme alışkanlıklarını düzenleyerek, enerji düzeyi, strese karşı gösterilen tepkiler ve genel sağlık üzerinde bireyin kontrolü artırılabilir.

8. Gevşeme Egzersizleri: Gevşeme egzersizlerini öğreten CD ya da kasetler edinerek ya da bir uzmandan yardım alarak öğrenilebilir. Bireyin kaslarında oluşabilecek gerginliği, gerginlik oluşmadan fark edip kendi kendine gevşetebilmesidir. Gevşeme egzersizini uygulayan birey, gergin ortamlar öncesi uygulamayı yaparak ya da gün içerisinde gevşeme molaları vererek bedeni üzerinde kontrolü sağlayabilir.

9. Zihinde Canlandırma: Bireyin kendisini rahatlatan bir durumu ya da ortamı hayal etmesi stresin yarattığı olumsuz duygu ve düşüncelerden uzaklaşmasına, stresle başa çıkmada alternatif yollar bulmasına yardımcı olabilir .


İstanbul Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!