Stres herhangi bir uyaranla fiziksel ve ruhsal dengemizin bozulmasına vücudumuzun verdiği normal bir yanıttır. Modern yaşam koşulları ( yüksek beklentiler, az zamanda çok iş yapma, istekleri, aşırı çalışma, ekonomik zorluklar, kendimize ayırdığımız vaktin azalması) nedeniyle stresten uzak kalmak neredeyse imkansız. Yine de stres her zaman kötü değildir. Küçük stresler aslında motivasyonumuzu arttırır, bizi enerjik kılar ve gereklidir. Örneğin; sınava hazırlanmak, zor dönemde karar verirken dikkatimizi toparlamak, toplumun önünde konuşmak. Ancak stres kronik hale gelirse ya da sürekli tekrarlarsa sağlığımız için zararlı hale gelir.

Strese vücudumuz nasıl yanıt verir?

Gerçek ya da zihinsel bir tehlike hissettiğimizde, vücudumuz “savaş ya da kaç” diye bilinen otomatik tepkiyi başlatır. Vücudumuzda adrenalin ve kortizol hormonunun( stres hormonu) seviyeleri artar, sempatik sinir sistemi harekete geçer. Bu tepki bizi tehlikeye karşı korumaya yöneliktir. Kalbimiz ve solunum hızlanır, dikkatimiz artar, kaslarımız gerilir. Enerjik ve alert hale geliriz.

Aşırı stres altında olduğumuzda yaşadığımız belirtileri 4 grupta toplayabiliriz.

-Düşüncelerle ilgili belirtiler; dikkat ve konsantrasyon güçlüğü, hatırlama zorlukları, sadece negatif düşünme, karar verme güçlüğü, kendini kritik etme.

-Duygularla ilgili belirtiler; sinirlilik,gerginlik,alınganlık,ajitasyon,yalnızlık, mutsuzluk,korku,endişe.

-Davranışlarla ilgili belirtiler; ağlama, sinirli gülmeler, artmış ya da azalmış iştah, uyku bozuklukları, diğerlerinden izolasyon , ani çıkışlar, diş gıcırdatma veya çene sıkma alkol, sigara ve diğer maddelere yönelim

-Fiziksel belirtiler; kaslarda gerginlik, baş ağrısı, bitkinlik, ellerde terleme ya da soğuma, sırt boyun ağrıları, çarpıntı, göğüs ağrısı, mide spazmı, kabızlık, ishal, sık enfeksiyonlar.

Strese dayanıklılığımızı yaş, çevresel faktörler, stresin dozu ve süresi yanında kişisel özelliklerimiz de etkiler. Her kişinin sınırı ve baş etme kapasitesi farklıdır. Bazı kişiler küçük hayal kırıklıkları, engellenmelerle mahvolurken, bazıları maruz kaldıkları strese rağmen zorlanmadan yaşama devam edebilirler. Hatta bazı kişiler için stres düzeyi yüksek hayat yaşam biçimidir. Stres kaynağı dış çevreyle ilgili (büyük yaşam değişiklikleri, iş sorunları, ilişki zorlukları, maddi sorunlar, aşırı çalışmak, çocuk ve aile sorunları gibi) ya da iç dünyamızla ilgili (belirsizliklere katlanmada yetersizlik, kötümserlik, gerçekdışı beklentiler, mükemmeliyetçilik, güven kaybı gibi) olabilir.

Stresle başa çıkmak yolları gelecek haftanın konusu, hepinize az stresli bir hafta diliyorum.


İstanbul Psikiyatri uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!