Doğuştan olan (konjenital) Skolyoz: Doğuştan (Konjenital) skolyoz un genelde kalıtsal olduğu düşünülmez. Fakat, kalıtsal olabilecek başka durumlarla konjenital skolyoz kalıtsal hastalığa eşlik edebilir. Bu nedenle, sadece konjenital skolyoz bulgusuna rastlanan ve başka bir genetik bozukluğu (Klippel-Feil sendromu,VACTERL, Goldenhar, vs.) olmayan bir çocuğun, anne ve babasının benzer konjenital skolyoz olan başka bir çocuklarının olma ihtimalinde artış söz konusu değildir. Bu durum genellikle anne karnındaki geçirilen enfeksiyonlar, şeker hastalığı, bazı vitamin eksiklikleri gibi etmenler nedeniyle omurgadaki bir kusura-deformiteye veya birbirine kaynamış kaburgalara bağlıdır. Konjenital skolyoz ilk yıllarda hızlı bir ilerleme gösterir. Bu sebeple erken dönemlerde ortaya çıkan konjenital skolyoz tedavisi süreci küçük yaşlarda cerrahi müdahaleyi gerektirebilir. Bu hastaların mutlaka bir beyin ve sinir cerrahisi uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Bazen konjenital anormalliklerin sebep olduğu eğriliklerin altında ve/veya üstünde vücut dengeyi sağlamak için ikinci bir omurga eğrilikği oluşturur. Bu eğrilik belli bir zaman sonra artış gösterebilir ve hatta bazen konjenital eğrilikten daha ciddi boyutlara ulaşabilir. Korse bu hastalarda ikincil eğrilik kontrolü veya ilerlemesinin geciktirilmesi için kullanılabilir. Ancak çok küçük çocuklarda (0-5 yaş) korse uygulamak zor olduğu için genel anestezi altında yapılan düzeltme gövde alçıları tercih edilebilmektedir. Küçük yaş skolyozunda korse tedavisi 60 dereceye kadar çıkabilmektedir. Burada amaç, omurga eğriliğinin ilerlemesini yavaşlatmaktır. Skolyoz un bu aşamasında, belirli zaman aralıklarıyla muayeneler ve röntgenlerle "kontrollü gözlem" ismi verilen bir döneme girilir ve deformitenin nasıl davrandığı izlenir. Altmış derece üzerindeki eğrilikler var ise skolyoz ameliyatı yöntemi tercih edilmektedir. Bu eğrilik büyüme sona erdikten sonra da artmaya devam eder. Bu sebeple ilerideki komplikasyonları önlemek, ve kozmetik sonuçlar açısından cerrahi uygulanmaktadır. Konjenital skolyoz hastasına erken cerrahi gerekliliğinde cerrahi her yaşta yapılabilir ancak genellikle hasta 1 yaşına gelinceye kadar cerrahi ertelenebilir.

Küçük yaşlarda skolyoz ameliyatı ile yapılan füzyon işlemi omurganın büyümesini durdurmaya yöneliktir. Bu cerrahi müdahale çocuklarda 5 yaşın altında yapılırsa omurilik kanalının dar kalmasına, 8 yaşın altında yapılırsa akciğer gelişiminin bozulmasına, 10 yaşın altında yapılırsa göğüs kafesinin gelişimin bozulmasına neden olabilir. Göğüs kafesi yeterince büyüyemez ise akciğer-solunum ile ilgili sorunlar ortaya çıkabilir. Son olarak, özellikle 10 yaş altında uygulanacak füzyon işlemi gövdenin kısa kalmasına neden olabilir. Erken cerrahi müdahale çoğu zaman büyümenin devamına izin verecek yöntemlerin uygulanmasıdır.

Söz konusu bu yöntemlere gelince, bazı durumlarda sadece anormal omurun çıkartılması (hemivertebrektomi) ile eğrilik ortadan kaldırılabilir. Ameliyat sonrası 3 ila 6 ay arası gövde alçısı uygulanır. Çok küçük çocuklarda eğrilik uygun ise füzyon yapmadan eğriliğin üst ve altına konan vidalarla birleştirilen manyetik çubuklar aracılığı ile alçı kullanılmaksızın düzeltme sağlanabilir. Daha sonra 6 ayda bir poliklinik şartlarında yapılan periyodik uzatmalarla eğriliğin kontrolü erişkin yaşa kadar sağlanmaya çalışılır ve erişkin yaşta füzyon işlemi uygulanır. Skolyoza eşlik eden kaburga anomalileri ve yetersiz göğüs gelişimi gözlenen çocuklarda göğüs kafesine yerleştirilen çubuklarla (VEPTR) hem göğüs kafesi anormalliği düzeltilebilir hem de füzyon yapmadan eğriliğin kontrolü sağlanabilir. Bu hastalarda da 6 ayda bir periyodik uzatmalar yapılması gerekebilir.

Hastalarımızın %90'ında tek bir ameliyat ile sonuç alınmaktadır. Ameliyatın ertesi günü hastalar ayağa kaldırılarak yürütülür. Hastanede kalma süresi yaklaşık 5 gündür. Ameliyat sonrası üçüncü haftadan sonra genellikle günlük aktivitelere dönüş mümkün olur.

Nöro-muskuler Skolyoz: Mesela beyin hasarına bağlı spastik çocuklarda ya da Polio (çocuk felci), veya kas erimesi gibi durumlara bağlı olarak kasların felci sonucunda oluşabilir. Nöromusküler skolyoz durumunda diğer tip skolyozların aksine solunum sıkıntısı ve duyu kusurlarına ve de metabolik hastalıklar, bağ dokusu hastalıklarına daha çok rastlanabilmektedir. Bu hastalarda solunum problemleri, iletişim ve duyu kusurları ile epiletik nöbetler gibi nedenlerden ötürü tedavi sürecinde korse kullanılamayıp cerrahi müdahale için küçük yaşlar tercih edilebilir. Bu hastaların mutlaka bir beyin ve sinir cerrahisi uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir. Nöromusküler skolyozun tedavisi yukarıda anlatılan doğuştan olan (konjenital) skolyozdaki gibidir.

İdiyopatik Skolyoz: En sıklıkla karşılaşılan bu skolyozlar, daha çok 10'lu yaşlarda daha önce düzgün olan bir omurgada, bilinmeyen bir nedenle ortaya çıkmaktadır. Skolyoz ergenlik döneminde büyüme ile ilerleme göstermektedir. Yani, omurga eğriliği daha da artmaktadır. Nedeni hala tam olarak bilinmemektedir (idiyopatik), ancak son zamanlarda yapılan çalışmalarda bazı genetik faktörlerin rol oynadığı ortaya konulmuş. İdiyopatik skolyozda omurlar kendi etraflarında dönerken yana eğilme meydana gelir ve sırtta veya belde asimetrik bir çıkıntı olur. İdiyopatik) skolyoz infantil skolyoz (0-3 yaş) ve juvenil skolyoz(3-10 yaş) tipinde de olabilir. Hasta hala büyürken konulan erken teşhis (Kız çocuklarında adet görmeden önce tespit edilen eğrilikler) çok önemlidir.

Bu çocuklarda korse kullanılmasının amacı eğimin artışının engellenmeye çalışılmasıdır. Egzersiz, dans eğitimi ve atletizmi içeren normal aktivitelere devam edilmesi ve doktor gözetiminde olmak şartıyla bu aktiviteler sırasında korseye ara verilmesi ama korsenin günde en az 20-23 saat kullanılması gerekir. Korse özellikle eğimin 20 derecenin üstünde olduğu ve büyümenin devam ettiği çocuklarda etkilidir. Korse etkisi 40 derece üstü eğriliklerde ve iskelet gelişimi tamamlanmasına uzun yıllar olan çocuklarda azalmaya başlar.

Bu durumda "kısa ve düzgün bir omurgayı, kısa ve eğri bir omurgaya" tercih ederiz ve erken dönemde kaçınılmaz olarak füzyon işlemini uygulamak zorunda kalabiliriz. Çünkü skolyoz cerrahi tedavisi omurganın dondurulması, hareketin ortadan kaldırılması ve büyümesinin durdurulması yani "füzyon" işlemidir. Tedavisi en güç olan ihmal edilmiş 70-80 derece üzerindeki eğriliklerdir. Bu eğriliklerde deforme omurganın çıkartılarak veya çıkartılmadan düzeltilmesi ve omurların titanyum çubuk ve vidalarla tespiti günümüzde kullanılan modern teknikler ve kazanılan tecrübe ile mümkün olabilmektedir. Skolyoz eğriliğini kontrol edebilmek için hem önden, hem arkadan füzyon gerekebilir. Spinal füzyonu sağlayabilmek için ya otogreft (kişinin kendisinin) ya da allogreft (başka birisinin) kemik, kemik benzerleri veya bu kaynaklardan birçoğunun birlikte kullanılması gerekebilir.

Bunun dışında bazı durumlarda çok kısa bir omurga bölgesine füzyon uygulanması ile tamamen düzeltilebilecek skolyozlarda, kısa füzyonu tercih edebiliriz. Bu durumda füzyon ancak kısıtlı bir alana yapılacağı için omurga ve göğüs kafesi büyümesini ciddi etkileyemeyebilir. Ergenlik çağında ise omurilik kanalı, akciğerler ve göğüs kafesi yeterince geliştiği için aynı zamanda boy uzaması da büyük ölçüde tamamlandığı için füzyon işlemi çocuklarda olabilecek potansiyel sorunlara neden olmaz.

Taburcu edilirken bazı hastalarda kısa süreli (3 ay) korse uygulanabilir. Çocuklar yaklaşık 3 hafta içinde okullarına dönebilirler. Üç ay sonrası yürüyüş ve yüzme gibi eksersizlere izin verilir, ancak birinci yıl sonuna kadar kontakt sporlar (karate, futbol, basketbol vs.) yasaklanır. Birinci yıl sonunda tamamen normal yaşantılarına dönmelerine izin verilir.

Erişkin dejeneratif skolyoz: Genellikle 50 yaş üstünde omurga yapısının eskimesi ve yıpranma ve kemik erimesi (osteoporoz) sonucu omurganın boyun, sırt ve bel bölgelerinin herhangi birisinde oluşan skolyoz türüdür. Bu kişilerde omurganın sağlamlığı ve dengesi bozulup, ön-arka planda omurga ve gövdenin yana doğru yatmasına ve bel bölgesi anatomik açısının azalmasıyla gövdenin öne doğu yatmasına neden olabilir. Erişkin dejeneratif skolyoza ek olarak omurga yapısında ortaya çıkabilecek ek deformite olarak omurga kemiğinin öne kaymasına spondilolistezis, arkaya doğru kaymasına retrolistezis ve yana doğru kaymasına ise lateral listezis denir. Omurga yapısındaki omur kayması ağrıya neden olabileceği gibi, sinir ve/veya omurilik sıkışması bacak ağrısına ve kas güçsüzlüğüne neden olabilir veya faset eklemlerde dejenerasyon nedeniyle de şiddetli ağrı olabilir. Sonuçta yavaş bir ilerleme ile hastanın omurilik ve sinirleri bası altında kaldığından hareket kabiliyetleri etkilenir. Bu hastaların mutlaka bir beyin ve sinir cerrahisi uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Erişkin skolyozu hastalarında egzersiz ile birlikte korse tedavisi de uygulanabilir. Ancak korse tedavisi, bir fizyoterapist eşliğinde fizik-kondisyonu arttıracak egzersizler ve fizik tedaviye yardımcı bir yöntem olarak; kısa vadeli bir süre için düşünülmelidir. Fizik tedavi ve egzersiz ile birlikte ağrıları olan hastalar için ağrı kesiciler de verilebilir. Ayrıca özellikle faset eklemlerdeki ya da sinir basısı sonucu olan tahrişi (inflamasyon) gidermek için non-steroidal anti-inflamatuar ilaçlar da tedaviye eklenebilir. Hastalarda ağrı kaynağı yıpranmış faset eklemler veya sinir basısı sonucu oluşan radiküler ağrı ise bu hastalar için spinal enjeksiyonlar iyi bir alternatif tedavi yöntemi olabilir.

Erişkin skolyoz için eğriliğin derecesi ve yarattığı şekilsel bozukluk sorunlardan çok ağrı, fonksiyon ve denge kaybı daha ön plandadır. Ancak ağrısız olsa da ilerlediği net olarak tespit edilmiş skolyozların daha fazla ilerlemesini durdurmak için ameliyat gerekli olabilir. Tüm cerrahi olmayan yöntemlere rağmen tedaviye yanıt vermeyen ve bu süre içinde (6 hafta-6 ay) ağrıları artan ve yeti kaybı oluşan hastalar için skolyoz ameliyatı önemli bir alternatif yol olabilir.

Hastalarda omurga eğriliği yanı sıra ciddi dar kanal veya sinir basısına bağlı idrar kaçırma, büyük abdest kontrolü kaybı veya kaslarda güç kaybı var ise yine skolyoz ameliyatı ile tedavi yöntemi seçilebilir. Erişkin skolyoz ameliyatı, çocuk ve genç yaştaki skolyoz ameliyatlarına göre daha zorludur. Kişiye yapılan cerrahi müdahale süresi ve skolyoz ameliyatı sayısı da daha çok olabilir. Öte yandan kalp, akciğer, diyabet ve osteoporoz hastalıkları da skolyoz ameliyatı için doktora bildirilmesi gereken önemli bilgiler arasındadır.

Skolyoz ameliyatı için amaçlanan eğriliğin dengeyi sağlayacak kadar düzeltilerek omurların kaynaştırılması (füzyon) ve sinir basılarının ortadan kaldırılmasıdır (dekompresyon). Bunların ne ölçüde ve genişlikte yapılması gerektiğine doktorunuz karar verecektir. Erişkin skolyoz ameliyatı sonrası hasta genellikle bir gece yoğun bakımda kalabilir. Skolyoz ameliyatı sonrası ilk gün hasta yatak kenarında oturtulur ve bacak egzersizleri yaptırılabilir. Aynı gün veya ertesi gün hasta ayağa kaldırılıp, bir iki adım yürütülür. Hastanın iyileştirme ve rehabilitasyon süreci için 1 hafta ila 10 gün arası hastanede tutulur. Taburcu olduktan sonra kendisine bir egzersiz programı verilir. Doktorun düzenli aralıklarla yaptığı kontrollerle tedavinin sonuçları değerlendirilir. Tüm bu süreçte kişinin bir an evvel normal yaşantısına dönmesi amaçlanmaktadır.

Skolyoz söz konusu olduğunda romatizmal hastalıklar, omurga kırıkları, omurga enfeksiyonları gibi diğer bazı hastalıklar da neden olabilir.


Ankara Beyin Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!