SİSTEM / AİLE DİZİMİ NEDİR?

Aile Dizimi; 1980’li yıllarda Bert Hellinger tarafından geliştirilmiştir. Son 15 yıl içinde birçok çalışma alanında danışmanlık ve tedavi yöntemi olarak yayılmış ve gelişmeye devam etmektedir.

Her insan bir aile de doğar. Bu şekilde herkeste doğduğu aileye ait bir bağ oluşur. Bert Hellinger’in “aile vicdanı”olarak adlandırdığı kısım, ailenin kader ortaklığında etkili olan; isteyelim ya da istemeyelim maruz kaldığımız ve bağlı olduğumuz koşulları gözetir. Bu vicdan, hem vermek ile almak arasında hem de kaderde bir denge ve düzen sağlamak için sistemde bağ oluşturur. Bu düzen, ölenler de dahil olmak üzere, bu aile sistemine ait herkesin eşit aidiyet hakkına sahip olmasını gerektirir. Bir üye dışlanmış, hor görülmüş ya da unutulmuş ise, örneğin, ölü doğmuş bir çocuk; bu “kolektif vicdan”genellikle, bir sonra ki kuşaktan olan bir başkasının, bilinçsizce bu dışlanan kişi ile özdeşleştiği görülür. Bu “duygusal dolaşılık”ta kişi, dolaşıklığın neden olduğunu ve buna engel olabileceğini bilmeden bu kişiyle benzeşir ve onun kaderinin yönlerini taklit eder.

Kolektif vicdanın gözettiği ikinci düzen, zamana göre hiyerarşidir. Burada ebeveynin çocuğa göre önceliği, ilk çocuğun ikinciye göre önceliği vardır. Ailelerde ise, yeni kurulmuş veya oluşmuş ailenin öncekilere göre öncelikli olması söz konusudur. Şöyle ki; örneğin evlilik dışı bir ilişkiden oluşan bir çocukla oluşmuş olsa da, çekirdek aile çekirdek aile köken aileye ve ikinci aile birinci aileye göre önceliklidir. Kendi eylemimizle aidiyetimizi tehlikeye soksak da,doğrudan algılamamızı sağlayan bilinçli kişisel vicdanın aksine, bilinçli olmayan kolektif vicdan, tüm ailenin varlığını sürdürmesini ve birlikteliğini sağlar.

Geçmiş kuşaklarda yaşanmış; acılar, kayıplar, dışlanmalar, mutsuzluklar, yoksayılanlar, haksızlıklar, erken ölümler, hastalıklar ve travmalar vb. ailenin kolektif vicdanı ile bugünkü yaşamlarımıza etki edebilmektedir.

Kolektif vicdanımızla kişisel vicdanımız zaman zaman karşı karşıya gelir ve çatışma içine girerler. Örneğin kişisel vicdan ile aileden biri dışlandığı zaman, sonraki kuşaklardan bir kişi kolektif vicdanıyla dışlanan kişiyi sisteme geri getirebilmek için hareketleriyle, yaşantısıyla ve benzer davranışları ile dışlanan kişiyi bilinçdışı taklit eder. Kişi buna sebep olan kolektif vicdanı anlayıp, göstermek istediğini görüp, kabul ettiğinde çözüme gidebilmektedir.

Aile dizimleri görünmeyen, kabul edilmeyen durumların, kişilerin, olayların, yaşantıların görünür hale gelmesiyle ve kabul edilmesiyle kişiyi çözüme götürebilmekte; ayrıca kişi üstlenmiş olduklarını sevgiyle bırakabildiğinde yaşam enerjisi özgürleşmekte, kişi kendi yaşamına yönelebilme gücünü ve cesaretini bulabilmektedir.

Sistem/Aile Dizimi; aileler ve bireylerde bağımlılık, evlilik ve ilişki promlemleri, bedensel ve ruhsal hastalıklar, değersizlik, yetersizlik, sürekli yargılanma ve eleştirilme, yoğun suçluluk ve öfke hissetme, korku ve kaygı yaşama, sürekli mutsuzluk ve enerji düşüklüğü, aşırı yorgunluk hissetme, boşluk ve anlamsızlık hissi, aidiyetsizlik duygusu, iş ilişkileri, parasal sorunlar gibi konuları ve bunların nedenlerini anlamaya yarayan bir ruhsal görüntüleme aracıdır.

Bireysel ve grup çalışması olmak üzere iki şekilde uygulanabilir.


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!