Sağlıklı bir yaşam için gastrointestinal sistemin yapısal ve fonksiyonel olarak normal olması gerekir yani iyi çalışan bir sindirim sistemi sağlık için büyük önem taşımaktadır. Sindirim sisteminin temel görevi besin maddelerinin sindirimini ve absorbsiyonunu (emilimini) sağlayarak dolaşıma vermektir. Sindirim sistemi bu fonksiyonları yerine getiremediği zaman çeşitli sağlık sorunları görülmektedir. Sindirim sisteminin temel fonksiyonlarını sıralayacak olursak;

-besinlerin sindirimi

-sindirilmiş besin maddelerinin, su ve elektrolitlerin

emilimini sağlamak

-bakteri, virüs, parazit, mantar, maya ve toksinler gibi zararlı ajanların bağırsak bariyerini geçmesine engel olmak

-bağırsak lümenindeki atık maddelerin bağırsak hareketleriyle vücuttan uzaklaştırılması

Bağırsaklarımız sindirim ve emilim fonksiyonlarının dışında sağlıklı yaşam için gerekli olan çok sayıda mikroorganizma içermektedir. Sağlıklı bağırsak florasına sahip olmak hastalıklardan korunmak için çok önemli bir faktördür. Bakteriyel floramız oluşmamış olsaydı yaşam mümkün olmazdı. Trilyonlarca bakteriden oluşan bu flora yaşamımızın devamı için gerekli olan immün (savunma) sistemimizin oluşması için gereklidir. Gelişen bu immün sistem floradaki yararlı ve zararlı bakterileri birbirinden ayırt etmeyi öğrendiği gibi, yararlı bakterilere tolerans gösterirken, patojen (hastalık yapan) faktörlere karşı ise tepki verir. Gastrointestinal floradaki mikroorganizmalar bir denge içinde varlıklarını devam ettirirler. Bu denge bozulduğunda sağlığımız da bozulmaktadır. Bağırsak florasındaki bozulmalar karın şişliği, karın ağrısı, ishal, kabızlık, bağırsak gazları, alerjik reaksiyonlar, enfeksiyon, baş ağrısı, halsizlik gibi rahatsızlıklara sebep olur. Hastalığa sebep olan mikroplar-toksinler, bağırsak duvarını tahrip edip geçirgenliği artırır ve bu hastalık yapıcı faktörlerin vücudun çeşitli yerlerinde hastalık oluşturmasına yol açar. Bu hastalık yapıcı faktörler ayrıca beyin faaliyetlerini de etkileyerek uyku bozukluğu, yorgunluk, unutkanlık, kas ve eklem ağrılarına sebep olabilir. Ayrıca besinlerin emilimini azaltarak vücutta malnütrisyona yani beslenme yetersizliğine yol açabilmektedir.

Yetersiz ve dengesiz beslenme, antibiyotiklerin ve ilaçların bilinçsizce kullanılması, probiyotik besinlerin tüketilmemesi, lifli besinlerin tüketilmemesi ve yetersiz su tüketimi sindirim sistemini ve florayı olumsuz etkilemektedir. Antibiyotik kullanımı, stres, dengesiz beslenme, bağırsak ameliyatları bağırsak florasındaki probiyotik bakterilerin azalmasına sebep olmaktadır.

Bağırsakların insanın psikolojik durumunu, ruh halini belirlemede de rol oynadığına dair çok sayıda bilimsel çalışmalar vardır.

Sağlıklı bir hayat sürebilmek için sağlıklı bir bağırsağa, sağlıklı bağırsak için de dengeli bir flora şarttır.

Besin teknolojileri, beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikler, kimyasal maddeler, tarım ve hayvancılıkta kullanılan antibiyotikler besinlere geçtiğinden, sindirim kanalı florasının dengesinin bozulmasına ve sindirim sistemi hastalıklarının artışına yol açmıştır. Bunun için bağırsak dostu bir beslenme programı oldukça önemlidir. Beslenme programı kişiden kişiye göre farklılık göstermektedir çünkü herkesin medikal durumu birbirinden farklıdır. Birine iyi gelen bir besin diğeri için sorun yaratabilir. Bu yüzden kişinin fizyolojik durumuna göre bir beslenme programı yapılmalıdır. Son olarak her zaman söylediğim şeyi tekrar söylemek istiyorum; sağlıklı beslenmek için hasta olmayı beklemeyin. Zaten hastalık da bir günde oluşmuyor, yanlış alışkanlıkların tekrarlanması sonucu meydana geliyor. Bir de hazır konumuz bağırsak iken Hipokrat’ın sözünü hatırlatmak istiyorum: “Bütün hastalıklar bağırsakta başlar”. Herkese sağlıklı bir bağırsak diliyorum…


İstanbul Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!