Kaygı: Belirsizlik, karamsarlık, kötü beklenti, kötü şeyler olacak hissiyle duyulan üzüntü, tasa ve endişe duygularının bileşeni olarak ortaya çıkan sıkıntılı duygu durumudur. Bireyin yaşamsal olarak varlığını sürdürebilmesi için gerekli bir duygudur. Kaygı duymayan bir birey hiçbir girişimde bulunamaz.

Birey herhangi bir uyaranla karşılaştığında yaşadığı fiziksel, zihinsel ve davranışsal değişimlerin yarattığı duygu durumudur. Kaygının düzeyine göre, öğrenme ve başarı üzerinde olumlu ya da olumsuz etkisi vardır. Çok yüksek ve çok düşük kaygı düzeylerinin dikkat, başarı ve öğrenmeyi olumsuz etkileme, optimal düzeydeki kaygının ise dikkat, başarı ve öğrenmeyi olumla etkileme özelliği vardır.
Sınav Kaygısı: Bireyin sınavla ilişkili gerçekçi ya da gerçek dışı oluşturduğu olumsuz beklentilerinin yarattığı endişe, tasa ve gerginlik hali olarak adlandırılabilir. Normal bireylerin hedeflerini gerçekleştirmek, aile ve kendi beklentilerini karşılamak, gelecekle ilgili ideallerine ulaşabilmek gibi durumlar karşısında bu şekilde ortaya çıkan kaygı durumunun varlığı kaçınılmazdır.
Kaygının gerekliliği: Kaygı bireyin yaşamını sürdürebilmesi, varoluşunu sürdürmesi, yaşamdan doyum alabilmesi, toplum içinde kabul görme ve kendini gerçekleştirebilmesi için çok öenmli bir rolü vardır. Kaygı ortalama bir düzeyde olduğunda bireyde, motivasyon, atılganlık, istek duyma, karar alma, alınan kararlar doğrultusunda motive olma, enerji üretme ve bu enerjiyi kullanarak performansını yükseltme açısından pozitif etkiler yaratır. Hiç kaygı duymayan birey, yaşam enerjisinde düşüklük, olumsuz duygulanım, uyku hali, reddedici tutumlar, dikkat ve motivasyon eksikliği yaşar.
Kaygı düzeyi yükselen bireyde, kalp atışlarında hızlanma, terleme ya da üşüme, ellerin terlemesi, yoğun nefes alma, yorgunluk, solunumda güçlük, titreme, mide veya baş ağrısı, bai dönmesi, mide bulantısı gibi fizyolojik belirtiler görülür.

Kişide düşünce düzeyinde şu değişimler oluşur: Sınav durumları hakkında olumsuz düşünceler, hayaller, atıflar, imgeler, yorumlar, inançlar vardır.
Kişide davranış düzeyinde ise kaygı yaratan durumdan kaçma yada savaşma tepkisi görülür.Kaçma davranışı rahatlamayı sağlar, rahatlama kaçma davranışını pekiştirir ve sınav korkusu oluşur.
Sınav kaygısı endişe ve yoğun duygulanım olarak iki boyutta ele alınabilir.
Endişe, performansa yönelik zihinsel bir süreçtir. Sınav sonucuna ilişkin olumsuz düşünce, inanç ve beklentilerden oluşur.
Yoğun duygulanım, kaygının yarattığı fizyolojik uyarım sonucu bedenden gelen ve bedenin olağan işleyişi dengesi dışına çıktığı mesajını veren sinyallerdir.
Sınav kaygısı sınavın ilk yirmi dakikası içinde yoğun yaşanıyor, sınavın sonuna doğru belirtiler azalıyor. Kaygı yaşayan çocukların başarıları % 40 – 60 civarında kalıyor.
Araştırmalar, öğretmenlerin sınav kaygılı çocukların zeka durumlarından şüphe ettiklerini gösteriyor.
Kaygı olumsuz bir duygudur. Duyguları kontrol etmek zordur. Duyguları ancak anlayabiliriz. Olaylar nötrüdürler ve duyguları belirleyemezler. Ancak, olaya ilişkin kişilerin yaptığı düşünceler, atıflar duyguları yaratır. Kaygı ile başa çıkabilmek için kişinin kendi zihinsel süreçleri üzerinde düşünüp, yaralayıcı olanlar üzerinde kontrol yapması sağlanabilir.

Kaygı düzeyi normal olan kişiler sınav durumlarını, başarılarının test edileceği bir fırsat olarak değerlendirirken, kaygısı normalin üzerinde olan kişiler bu durumları bir tehdit olarak algılarlar. Sınavla ilgili durumlarda kendileriyle olumsuz bir diyalog içine girerler. Gerçek dışı ve karamsar bir düşünce tarzını seçerler.Sınav öncesi ve sonrası fizyolojik durum dereceleri aynı olduğu halde, normal düzeyde kaygı yaşayan kişiler, bu uyarımı sınavda daha fazla çaba göstermeye yönelik bir ipucu olarak algılarken, kaygısı yüksek olanlar yaşadıkları endişe yüzünden, bunu olumsuz bir durum olarak görmektedirler.

Sınav Kaygısının Nedenleri Nelerdir?
· Anne baba tutumlarının etkisi ve çevresel faktörler
· Yüksek beklenti düzeyi
· Mükemmeliyetçi tutumlar
· Düzensiz yaşam ve çalışma alışkanlıkları
· Değerlendirilme anksiyetesi vb.

Sınav Kaygısının Fiziksel ve Bilişsel Belirtileri

· Kalp çarpıntısı, nefes darlığı ve yoğun nefes alışverişi
· Terleme ve/veya titreme, mide şikayetleri, karın ağrısı, bağırsak hareketlerinde değişme (ishal-kabızlık) vb. sorunlar
· Organize olamama, konsantrasyon ve dikkat sorunları
· Başağrısı ve baş dönmesi
· Aşırı uyku veya uykusuzluk, yorgunluk belirtileri
· İştah düzeyinde ve yeme alışkanlıklarında değişme

Sınav Kaygısının Duygusal Belirtileri

· Kontrolün kaybedileceği hissi, gerçeklik hissinin kaybolması,
· Endişe, huzursuzluk, güvensizlik, tedirginlik
· Çaresizlik, öfke-Kızgınlık, korku
· Ümitsizlik, hayalkırıklığı, mutsuzluk,

Sınav Kaygısını Azaltma Yöntemleri

Sınav kaygısını optimal seviyede tutabilmenin en önemli belirleyicileri arasında; planlı çalışma, program oluşturma, profesyonel bir ekiple çalışma, hedef belirleme gibi etkenler sayılabilir. Hedefi belli olmayan, plansız bir yaşam tarzı olan ve iyi bir ekiple sınava hazırlanmayan bireyin başarısının düşük olması beklenecektir.
Bir çalışma takvimi oluşturmak, hedef belirlemek, programa riayet etmek, düzenli yaşamak, düzenli uyumak, spor yapmak, çalışmayı durduracak koşulları engellemek, çalışma ortamından uzaklaştıran arkadaşlardan, ortamlardan uzak durmak, cep telefonu, televizyon, bilgisayar gibi engelleyici ortamdan uzaklaşmak yararlı olacaktır. Masada ve rahat bir odada oturarak çalışmak, tüm kitap, defter ve araç gereci bir araya getirerek zaman kaybını ve dikkat dağılmasını ortadan kaldırmak, düzenli çalışan bir grupla ders çalışmak yararlı olacak diğer durumlardandır.
Aşırı yüksek kaygı istenmeyen bir durum olmakla birlikte, aşırı düşük kaygı düzeyi de istenmeyen bir durumdur. Sınav kaygısı, baş edilebilecek bir sorundur. Yüksek kaygı düzeyi, başarıyı azaltan etkenler arasında sayılırken, düşük kaygı düzeyi de motivasyon eksikliği, çalışma isteksizliği vb. faktörler yüzünden başarısızlık etkenlerinden birisidir. İdeal olan kaygı düzeyini yönetmeyi bilmek ve optimal düzeyde tutmaktır.

Sınavdan bir gün önce iyi yemek ye ve iyi uyumak, sınava hazırlanma çalışmalarını son güne bırakmamak, egzersiz, uyku, beslenme düzeni açısından sağlıklı bir yaşam biçimi geliştirmek önemlidir.
Sınav yerini, tarihini ve kurallarını önceden öğrenmek ve okulu ve salonu önceden görmek, aşina olmak ve güvende hissetmek için yararlı olacaktır.
Sınavın iyi geçtiğini hayal etmek, bireyin kendini detaylarıyla olumlu bir sınav ortamında hayal etmek, sınav için ihtiyaç duyulan her şeyi bir gece önceden hazırlamak, sınav öncesi sınava girecek bireylerle sınavla ilgili konularda konuşmamak kaygı düzeyinin kontrol altında tutabilmek açısından önemlidir.

Sınav yerine belirlenen saatten önce gitmek, gevşeme çalışmaları yapmak, sınav kağıtları dağıtıldığında nefes egzersizi, olumlu düşünme imajinasyonları vb. yapmak yararlı olacaktır. Sınav sırasında sadece sınava odaklanmak, başkalarını düşünmemek, gelecek ya da geçmişi bırakıp sınav anına odaklanmak gerekmektedir.

Sınav sırasında hala kaygı duygusu varsa birkaç dakika gevşeme çalışması yapmak, olumsuz düşünceleri uzaklaştırmak, yerine olumlu düzenceler oluşturmak yararlı olacaktır.

Sınav kaygısının kontrol altına alınamadığı durumlarda uzman bir psikologtan danışmanlık almak yararlı olacaktır.

Anne Babalara Öneriler

• Olumsuz eleştirilerden, karşılaştırmalardan ve etiketlemelerden kaçınmak,
• Mükemmelliyetçi, detaycı, sorgulayan, reddedici ve onu küçük düşüren davranışlardan kaçınmak,
• Tutarlı anne baba tutumları geliştirmek,
• Kendi kaygılarını çocuğa yansıtmamak,
• Onunla konuşurken göz teması kurmak ve konuşmasını bitirene kadar onu dinlemek,
• Abartılı karar almaktan kaçınmak, tv izlememe, misafir çağırmamak, işten sürekli izin almak vb.
• Çocuğu tanımak ve kapasitesine göre beklenti içinde olmak,
• Sınavın kişiliğini, ahlakını, değerlerini ölçen bir araç değil, sadece akademik becerilerini test eden bir değerlendirme aracı olduğunu vurgulamak,
• Daha çok olumlu özelliklerine odaklanmak,
• Sınav haricinde de etkinlikler yapmasına izin vermek yararlı olacaktır.


Hatay Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!